Başarı Öyküleri

İmkânsız, bizim kafamızda yarattığımız bir duygu; yeter ki yola çıkmaya karar verin, her şey başarılır.” Diyen ve  asla pes etmeyen çift bugünkü konuklarım… Karı koca sırt sırta verdiler, kendi işlerini kurdular ve başardılar…...

12 Haziran 2021, 10:07 Gülseren Şenyüzlü
Başarı Öyküleri

İmkânsız, bizim kafamızda yarattığımız bir duygu; yeter ki yola çıkmaya karar verin, her şey başarılır.” Diyen ve  asla pes etmeyen çift bugünkü konuklarım…

Karı koca sırt sırta verdiler, kendi işlerini kurdular ve başardılar…

Sıra dışı bir başarı yolculuğu onlarınki… Hayallerine koşarken zaman zaman zorluklar yaşadılar; ama asla vazgeçmediler…

Kendilerinden başlayarak çalışanlarına, müşterilerine, hatta tedarikçilerine kadar herkesin kendini değerli ve saygın hissettiği; kurumsal bir ortam yarattılar.

Burada sevgi var, güven var, takım ruhu var, özveri var, yaratıcılık var.

Özlem ve İnan Öz çifti,  kendi işlerini kurup, kendi yollarında yürümeye karar verdiklerinde elde avuçta ne varsa iş için yatırdılar. Maddi olarak zordu o günler diyorlar, birbirlerine gülümseyen gözlerle bakışarak.

Sonra devam ediyor İnan Bey :

“Kendi yolunda yürümenin inceliklerini size anlatmak istiyorum; gençlere yol göstermek istiyorum, cesaret aşılamak istiyorum.

Sizin aracılığınızla, bir tek gencin bile, bizi örnek alması, hayal kurması: “Ben de yapabilirim.” demesi beni çok mutlu eder.”

Önce kadınlar diyorum ve Özlem Hanımdan başlıyorum. Kendinizi tanıtır mısınız?

Ben, Delal Özlem Öz, Eskişehir doğumluyum. Öğretmen bir babanın 3 çocuğundan en küçüğü. Yıllardır ticaretle uğraşan bir iş kadınıyım ve yaptığı işi çok seviyorum.                         

Başarısız olmaktan korktunuz mu?

Başarısız olmaktan hep korktum; fakat korkularımın üzerine gidip bu zorlu mücadelede umudumu hiç kaybetmedim. Başarımın en büyük sırrı sonsuz inancım.

Patron olarak nasıl birisiniz?

Hiçbir zaman kendimi bir patron olarak görmedim ve çalışanlarımıza her zaman çalışma arkadaşlarım olarak hitap ettim.

Aslında bir ekibi yönetmek hiç kolay değil; fakat empati ve sağduyulu olunduğu

sürece başarı kendiliğinden geliyor.

İnan Beyle evlendiğinizde kaç yaşındaydınız; ona âşık mıydınız?

Evlendiğimizde 21 yaşındaydım ve ona sırılsıklam âşıktım. (İnan Bey, biraz şımaracak ama, olsunnn… diyor gülümseyerek ve ekliyor hala ona ilk günkü gibi aşığım…)

Her zaman pozitif misiniz ve sevgi dolu?

Teşekkür ederim güzel görüşünüz için..

Hayatı seviyorum. Belki de burcumun özelliği; hep pozitif baktım hayata

 İnan Beyle kavga eder misiniz iş konusunda?

Zaman zaman, iş konusunda ses yükselmeleri elbet yaşanıyor; doğru yolu bulmak için olması gereken bir olay. Her koşulda şunu söyleyebilirim, İnan Beye göre ben daha sakin ve yapıcıyım.  

İnan Öz kimdir, kısaca tanıyabilir miyiz?

Eskişehirliyim. Tüm eğitimlerimi Eskişehir’de tamamladım.

 İşçi bir babanın üç oğlundan en büyüğüyüm. Evliyim, bir oğlum var; Barkın Öz…

13 yıldır iş güvenliği sektöründeyim.

Size başarı için gerekli 3 şey nedir, diye sorsam ne derdiniz?

Risk almak ( cesaret )

Çalışmak

Vazgeçmemek

Başarısız olmaktan korktuğunuz anlar oldu mu, neler hissettiniz?

Hiç korkmadım; çünkü yaptığım işe inanıyordum ve bana inanan, destek olan eşim her zaman yanımdaydı.

Motivasyonum düştüğünde bana ne kadar inandığını ve başaracağımı söylerdi. Onunla konuştuktan sonra ‘”Allah, Allah” nidalarıyla savaşa koşan askerler gibi işime tekrar sarılırdım.

Değerli eşim Özlem’in hislerine çok güvenirim; çünkü hiç yanılmadı.

 Aile şirketi de olsanız, mutlaka fikir ayrılıkları oluyordur; böyle bir durumda olayı nasıl çözüyorsunuz?

Evet, aile şirketiyiz. Tabii ki sorunlarda çıkıyor.

Lakin ilk kurulduğumuz yıl 2 kişiydik:” Ben ve eşim…”

Yıllar içinde ekibimiz çoğaldı ; ama hep söz bizdeydi.  Eşim, sadece sorumlu olduğu alan ile uğraştı. Çok sık toplantı yapardık; toplantıda 2 kişi olmamıza rağmen toplantı adabı ve ciddiyetini hep koruduk.

Bugün ekibimiz çoğaldı, üyeleri arttı ama sistemdeki ciddiyet, hiç değişmedi.

İki yıl önce oğlum, ticareti tercih ederek, tamamen kendi isteği ile aramıza katıldı. Eşim, oğlum ve ben bir ekip olduk.   Eşim ve oğlum şirkette farklı alanlarda yöneticilerimdir.  Ve kurumsal ciddiyete uygun olarak, birbirimize Özlem Hanım ve Barkın Bey, İnan Bey şeklinde hitap ediyoruz.  Bu ayrımı yaptığınızda kurumsal bir kimlikte hareket edebiliyorsunuz. Kurumsallığın olduğu yerde de kopmalar yaşanmaz.

Başarılı her erkeğin arkasında onu destekleyen bir kadın vardır derler, doğru mudur?

Kesinlikle, kesinlikle ve yine kesinlikle…

İster iş yaşamı, ister aile yaşamı ikisi de çok önemli…

Aile yaşamında mutlu olamayan kişi iş yaşamında asla başarılı olamaz. Ben çok şanslı bir erkeğim;  çünkü Özlem Hanım hem eşim hem de iş ortağım.

Sıfırdan buralara geldik; bu başarıda onun emeği benden çok. Ben böyle dediğimde hiçbir zaman kabul etmez; çok alçak gönüllüdür; ama gerçek bu…  

Şirketimizi açtık ve 2008 krizi patladı. Sıfırdan açmışız, iş lazım para lazım…

Telefonlar sustu adeta, çalmıyor… Doğal olarak motivasyonum düşüyor. Moralim sıfır oluyor. Beni böyle gördüğünde Özlem Hanım hemen duruma el koyar. Bir konuşur, pir konuşur derler ya, işte öyle…

O konuştuktan sonra coşarsınız ve bundan sonra başarı kaçınılmazdır.

“Her başarılı erkeğin arkasında değil YANINDA bir kadın vardır. “ diyorum ben, eşime de teşekkürlerimi ileterek.

Başarı yolculuğunuzun öyküsü var mı?

“Bir ekmek, yarım kilo domates…” diye başladı söze İnan Bey…

 Ticari hayatımız 2008 de iki kişiyle( ben ve eşim Özlem)  kişisel koruyucu olarak adlandırılan İş Güvenliği ürünlerinin satışı olarak başladı.

Eskişehir’in işi sadece iş güvenliği olan ilk firması ve Türkiye’ de de ilk firmalardan biriydik. 40 m2 alanda bizlere güvenen tedarikçilerin verdiği malzemeler ile müşterilerimizin tedarikçisi olarak yola çıktık. Bize güvenen dedim çünkü malzeme almak için yeterli kaynağımız yoktu. Tedarikçilerimizden vadeli aldığımız ürünleri, işletmelere satarak borçlarımızı ödüyorduk.

Yani sıfırdan bir ticarete başlamıştık. Tek güvendiğimiz kendimiz, becerilerimiz ve motivasyonumuzdu…

 Firmamızı açtığımız yıl 2008 krizi patladı. İşler durdu, telefonlar çalmıyor. Tüm işletmeler yaşam savaşı veriyor; biz de…

Bir fabrikanın özel bir testen geçmiş belgeye sahip, bir imalat ürününe ihtiyacı olduğunu öğrendim..Konuyu anlattım bu ürünleri almak istediğimi ve yüksek miktarlarda alacağımızı .Lakin yeterli kaynağımızın olmadığını ve Akredite kurum tarafından bir teste ihtiyacım olduğunu.Firma bu test için ödenecek miktardan ve testin olumlu olup olmayacağını bilmediği için kabul etmedi.Miktar yüksek ,bizimse bu kadar kaynağımız yok.Yapılacak şey borç bulmak ve bulduk.

Test 48 saat sürecek sonuç belli değil. Ücreti yatırıp testi takip edecek kişiye telefon ile ulaştım. Mesai saatleri içerisinde 1-2 saatte bir kendisini arayıp durumu soruyordum.48 saatin sonunda test bitti ve sonuç olumlu idi.Alıcı fabrika ile görüştüm ,hiçbir markanın risk alarak yaptırmadığı testi yaptırıp tedariki sağlayacağımız için taktir edip anlaşma yapmak istediler.Sadece bir sorun kalmıştı ,ürünleri ithalatçıdan alabilmek .İthalatçıyı Eskişehir’e davet ettim , test ve uğraşlarımızdan ötürü sahibi kendisi geldi.Alıcı fabrika ile bir toplantı ayarlayıp ,ithalatçı ile tanıştırdım.Alıcı fabrikanın çok güvenilir olduğunu görüp ,onlardan alacağım çekler ile ithalatçının borcunu ödememe izin verdiler.Krizi atlatacak bir kaynak sağlamıştık. 13 yıldır hala bu fabrikayla çalışıyoruz ve büyük bir vefa borcum vardır kendilerine.

 Refarans firma sayımız hızla yükseliyor ve artık fabrikalar bize ulaşıyordu ürün almak için.

Kaynaklarımız artmaya başlamıştı, çalıştığımız bir fabrikadan eski model bir panelvan minübüs ve panelvan binek araç aldık. Yine Kütahya bölgesinde bulunan Türkiye’nin en büyük Maden firmasının tedarikçisi olmuştuk.

Bize ilk siparişlerini verdiler, ürün yüksek miktarda iş güvenliği çizmesi. Ürünler Afyonlu bir üretici firmadan şirketimize ulaştı.

Gerektiğinde şirketin patronu, satış/pazarlama yetkilisi, şoförü ve sevkiyatçısı oldum.

2012 de Türkiye İş Güvenliği Yasası oluşturuldu. Ve bizim de ürün portföyümüz hızla artıyor, işletme fiziki olarak yetersiz geliyordu. Bu süreçte bölgemizin çok hareketli ve popüler bölgesindeki büyük bir işyerine taşındık .Ekip arkadaşlarımızın sayısı hızla artıyordu.

Bu aynı zamanda rakiplerimizin de oluşması anlamına geliyordu. Rakipler derken bizim için meslektaşlarımız. Tüm bu meslektaşlarımız şirketimizin eski ekip üyelerinin oluşturduğu yeni iş güvenliği firmaları. Şu anda bölgemizde olan eski ekip üyelerimizden oluşmayan hiçbir firma mevcut değildir.

’’Büyük liderler, yeni liderler yetiştirir’’ sanırım yaşananları anlatan en iyi söz. Biz ticareti bir büyüğümüzden öğrendiğimiz ‘’Kar ile zarar kardeştir ‘’, %100 müşteri memnuniyeti…Başarı ekibin, başarısızlık benim başarısızlığımdır; hırs iyidir çok hırs hata yaptırır mantığı ile yaptık.

Ekip arkadaşlarımızı aile olarak gördük.

2015 yılında kendi markamız ürünlerinin ithalatına, 2018 Türkiye distribütörü olduğumuz ürünlerin ihracatına başladık.

Tüm Türkiye de iş ortaklarımız, diğer bir değişle 7 bölgede bayilerimiz oluştu.

Birçok uluslar arası firmanın distribütörlüğünü ve birçok ürünün imalatını yapıyoruz.

“Bu yolda ilerlerken çok şanslıydım. Çünkü beni her zaman destekleyen, bana inanan, bana güvenen hep destek olan, arkamda değil yanımda olan eşim Özlem Hanım vardı.

O hiçbir zaman kabul etmez; ama şirkette emeği benden fazladır. Tüm insanlara gösterdiği alçak gönüllüğü burada da gösterir.”

Oğlunuz da sizin yanınızda yer aldı?

Evet, bundan sonra oğlum Barkın bayrağı devralacak. Ona ticaret yap demedim, yanımda olmasını çok istememe rağmen. Eğitimini psikoloji alnında yaptı ve bitirdi. Tek şey söyledim huzurlu ve mutlu olacağın işi yap.

Barkın, iki yıl önce şirketimizin koordinatörü olarak ticaret yapmaya karar verdi.

Ömrümüz oldukça yanında olacağız bu ticari hayatta.

Hala “ Bir ekmek yarım domates…” e gelemedik ve ben bu konuyu merak ediyorum.

Firmamızı kurduğumuz zaman Ercan sokakta kirada oturuyorduk.

Cuma günleri de sebze pazarı kurulurdu sokağımıza.

 İş çıkışı evimize gelirken 1 ekmek aldık ve cebimiz de yarım kilo domates alacak kadar paramız kalmıştı.

Zor ama güzel günlerdi diyoruz, o günleri hatırladığımızda. Ailelerimizden de destek almadan dimdik ayakta durmayı başarmıştık.

O gün yediğimiz domates ve ekmeğin tadı hala damaklarımızda…

Her zaman coşku dolu, kıpır kıpırsınız, bunu nasıl başarıyorsunuz?

Her zamanki gibi çok naziksiniz Gülseren Hanım.

 Benim bir felsefem var: Bir dediğinizde bir saniye geçiyor, geçti… Hadi alın o bir dakikayı geri desem, geriye alabiliyor musunuz?  Hayır alamazsınız. O zaman her anın değerini bilmek lazım.

Yaşamak çok güzel …”

Yapamadıklarımdan değil, yaptıklarımdan pişman olmak istiyorum.” Sözünü beğeniyorum.

Koç burcuyum, astroloji ile ilgiliyim ve burcumun tüm özelliklerini taşıyorum. Onun da verdiği pozitif bir enerji var diye düşünüyorum

Gençlere iş konusunda neler söylemek istersiniz?

İkinci kuşak olan oğluma söylediklerimi herkes için geçerli:

“ Cesaretli ol, risk almadan başarıya ulaşamazsın; hata yapmadan öğrenemezsin.

Çalışmak ne kadar gerekli ise dinlenmek de o kadar gereklidir.

 İş zamanı çok çalış; dinlenme zamanı da çok dinlen çok eğlen çok gez ve her zaman hobilerin olsun kafanı boşalt.”

 Bunların hepsi önemli, en önemlisi ne derseniz huzurlu ve mutlu olduğunuz işi seçin lütfen.

Bir hedefim daha var demiştiniz?

2023’ te bahsettiğim ve edemediğim yaşanmışlıkları anlatan bir kitap yazacağım.

Amacım bir kişiye bile olsa umut olabilmek, bir girişimci olmak için gerekli olan tek şeyin para olmadığını anlatabilmek. Saygılarımla

Kendi yolunda yürümeye cesaret eden ve o yolda pes etmeden başarıya ulaşan Delal Özlem –İnan Öz çiftini alkışlıyorum.

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@