Covid-19 ve Eğitim

Eskişehir’in deneyimli eğitimcisi, Çağfen Eğitim Kurumlarının Kurucusu SERDAR TACİ ZENGİN’ le “Corona19 ve Eğitim” konulu bir söyleşi gerçekleştirdik. Mart ayında görülen ilk vakadan sonra yüz yüze eğitime ara verilmiş, bir süre...

26 Ocak 2021, 14:17 Gülseren Şenyüzlü
Covid-19 ve Eğitim

Eskişehir’in deneyimli eğitimcisi,

Çağfen Eğitim Kurumlarının Kurucusu SERDAR TACİ ZENGİN’ le “Corona19 ve Eğitim” konulu bir söyleşi gerçekleştirdik.

Mart ayında görülen ilk vakadan sonra yüz yüze eğitime ara verilmiş, bir süre sonra da uzaktan eğitime başlanmıştı.

Bugüne kadar hiç karşılaşılmayan bir sürece girildi ve bu süreçte öğrenci, veli ve öğretmenlerimiz bir yığın sorun yaşadı.

Velilerin çoğu:

“Uzaktan eğitimi yeterli bulmuyor.

Uzaktan eğitimi güvenli bulmuyor.

Uzaktan eğitimden çocuklarının yeterince yararlandığını düşünmüyor.” Bu konuları konuştuk usta eğitimci Serdar Taci Zengin’le…

Corona 19 eğitimi nasıl etkiledi, eğitimin içinden biri olarak nasıl değerlendireceksiniz?

Ülkemizde artık koronavirüs ve eğitim birlikte değerlendirilmelidir.

Zira virüs salgını devam edecek gibi görünüyor.

Okullar kapalı. Zorunlu tatil sürecindeyiz.

Sadece okul öncesinde yüz yüze eğitim devam ediyor.

Okulların açılacağı söyleniyor yarıyıl tatilinin ardından, bu konudaki düşünceniz nedir? En çok hangi yaş grubu etkilendi bu dönemde?

Kesin olmamakla birlikte 15 Şubat tarihinde kademeli bir şekilde eğitime başlayacağız.

Bu tarihe kadar sanal eğitim uygulandı.

Artık yüz yüze eğitime geçmek zorundayız.

Özellikle ilkokullarda yüz yüze eğitim olmazsa olmaz bir sürece girdi.

Yüz yüze eğitim tüm okullarda başlamadığı takdirde bunun ileride getireceği problemlerin çözümü yıllar alabilir.

Bir nesil üzerinde ciddi bir kaosla karşı karşıyayız.

Sanal pek çok program hazırlandı, bu konudaki düşüncenizi alabilir miyim?

Öğrenciler için hazırlanmış sanal programlar “öğretim” esaslıdır.

Burada unutulan “eğitimdir.”

Eğitim, sanal bir ortamla verilemez.

Çocuklar arkadaş çevresi içinde birçok değeri öğrenir.

Oyunla öğrenir,

İlişkilerle öğrenir.

Okula başlama yaşında olan çocuklarımız nasıl etkilendiler? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

En tehlikeli kısım “yaşın” eğitim üzerindeki etkisidir.

Belli yaşlarda yapılamayan eğitim daha sonra yapılamaz.

Veya yapılsa bile bir anlamı olamaz.

Yaşa bağlı eğitim programları anlamlıdır.

Örneğin okuma ve yazma eğitimi 6-7 yaşlarında gerçekleşmelidir.

Ne yazık ki ilkokullar kapalı.

Koronavirüs bir yıl daha sürerse ilkokul birinci sınıflarda büyük kayıp olacaktır, çözümü de yoktur.

Uzaktan eğitimde sınavlar konusunda neler söyleyeceksiniz? Sınıf geçme nasıl olacak?

Eğitimde ikinci problem; “sınavlardır”

Uzaktan eğitimde sınav nasıl yapılacaktır?

Çocuklardan bir kısmı, uzaktan eğitim araçlarına sahip değildir.

Ya da yayınlardan yararlanamamaktadır.

Bu durumda sınavlar doğru değildir.

Bu yıl öğrencinin derse katılımı üzerinden not verilmesi düşünülmektedir.

Bu da doğru değildir.

Birçok öğrenci derse katılamamaktadır. Derse katılamama sorunu çözümlenmemiştir.

Birçok yerde yayınlar izlenememektedir. Cep telefonları, notebook lar yayınları alamamaktadır.

Bu koşullara göre sınavlar yapılamaz,

Derse katılım üzerinden de not verilemez.

Zira not vermek yapılan bir öğretimle elde edilen kazanımların ölçülmesi anlamındadır.

Sağlık, önemlidir; ancak eğitim de sağlık kadar önemlidir.

Okullar açılmalıdır. Yüz yüze eğitim başlamalıdır.

Hayatta bir çocuğun hayatına yön vermekten daha kutsal bir şey yok diyerek sözlerini tamamladı, usta eğitimci Serdar Taci Zengin…

Yorumlar (2)
Selma Ufuk 1 ay önce
Merhabalar. Bu yakıcı sorun üzerine görüş ve yorum sayfası açtığınız için teşekkür ederim. Eğitimde reform adına yapılan uygulamalar nedeni ile 4-5 kuşağı kaybettik ve pandemi nedeni ile bir kuşak daha telafisi mümkün olmayacak şekilde ellerimizin arasından kayıyor maalesef.. Devlet okulları ile özel okullara devam eden öğrenciler arasında, eğitime ulaşabilme arasındaki makas çok derin bir açı ile aralanmış, ülkemizde yaklaşık altı milyon öğrenci eğitimden mahrum kalmıştır. Bu pencereden bakıldığında, hemen yarın tüm okulların açılmasından, öğrencilerin okullarına, öğretmenlerine kavuşmasından yanayım.. Uzaktan eğitime erişim şansı bulan öğrenciler, öğretmenlerin ve velilerin olağan üstü çabaları ile öğretim hedefini başarabilmişler ve hatta ilkokul 1.sınıflar okumayı ve yazmayı başarabilmişler. Ancak eğitim ve sosyalleşme olanağından gelişimleri ve ihtiyaçlarını tamamlayamamışlardır. Ancak, ülkemizde her gün 140 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, pandemiyi karşı yeterli önlemlerin alınmadığı, pandeminin ilk bulaş vakalarında 40 kayıp olduğunda okulların kapatılıp, 140 olduğu şu ortamda açılmasını hayati bakımdan tehlikeli buluyorum. Çocukların, maske ve mesafe konusunda doğal olarak dikkatli davranamadıkları ve tedirginlik ve stres içerinde motivasyonlarının düşük olduğunu bizzat gözlemledim.. En baştan bu yana olması gerekentüm ülkeyi karantinaya alıp, sadece okulları açarak eğitimi öncelemek olmalıydı.. Eğer bu uygulama hayata geçerse evet yarın açılsın , değilse bu haliyle, en büyük taşıyıcıların da çocuklar olduğunu düşünerek, bu haliyle açılması, sağlıkçılar gibi eğitimcilerin de kıyımı olur. Teşekkür ederim. İyi çalışmalar dilerim.
Selma Ufuk 1 ay önce
15 Şubat’ta yüz yüze eğitimi başlatmayı düşünen iktidar, aşı planlamasında sağlık çalışanlarından sonra eğitim bileşenlerine öncelikli grup olarak yer vermelidir. Ciddi bir eğitim politikası olmadan, kamuoyuyla paylaşılan gerçekçi bir planlama olmaksızın eğitimde yaşanan krizden çıkmak, çıkmayı umut etmek gerçekçi değildir. Eğitime ek bütçe, ek kadro ataması planlamalı ve planlamasını kamuoyuyla paylaşmalıdır. Sınıfları nasıl düzenleyeceklerinin, okullarda test yapabilme hazırlıklarının ve tüm okullarda hijyen konusuna ilişkin nasıl bir çalışma yürütüleceğinin bilgisini net ve gerçekçi rakamlarla ortaya koymak durumundadırlar.
Yüz yüze eğitim için bütün önlemlerin alınması ve herkes için eşit ulaşılabilir bir eğitim olanağının sağlanması gerekir.

Gelişmelerden Haberdar Olun

@