Covid-19 ve Eğitim

Pandemi döneminde eğitimdeki sorunlar ve çözüm yolları... Gülseren Şenyüzlü'nün hazırladığı “Covid- 19 eğitimi nasıl etkiledi” konulu röportajılarının bu haftaki konuğu Eğitim İş Sendikası Genel Sekreteri Ebru Sungar oldu. ...

09 Şubat 2021, 15:07 Gülseren Şenyüzlü
Covid-19 ve Eğitim

Pandemi döneminde eğitimdeki sorunlar ve çözüm yolları...

Gülseren Şenyüzlü'nün hazırladığı “Covid- 19 eğitimi nasıl etkiledi” konulu röportajılarının bu haftaki konuğu Eğitim İş Sendikası Genel Sekreteri Ebru Sungar oldu. 

Covid 19 eğitimi nasıl etkiledi, eğitimin içinden biri olarak nasıl değerlendireceksiniz?

Eğitim alanında yıllardır yaşanan sorunlar COVID-19 salgını birlikte daha da ağırlaşmıştır.

MEB, 7 milyon 383 bin 213 öğrenci ve 1 milyon 30 bin 516 öğretmenin EBA’dan (Eğitim Bilişim Ağı) faydalandığını; Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk, okulların kapalı olduğu dönemde uzaktan eğitime ulaşamayan öğrenci sayısının 1,5 milyon olduğunu açıkladı. Ancak bu açıklamaya rağmen ülkemizde en az 4 milyon öğrenci uzaktan eğitime ulaşamadı veya eğitim sürecinden tamamen koptu.

 Yoksul ailelerin çocukları her geçen gün eğitim sürecinden kopmakta ve bu durum giderek okul terkiyle sonuçlanmaktadır.

Pandemi başladığından bu yana eğitimin yüz yüze mi uzaktan mı devam edeceğine bir türlü karar veremeyen MEB, eğitim sistemini tam anlamıyla bir kördüğüme çevirmiştir. Anadolu'da ve yurdun doğusunda birçok yavrumuz internete ulaşıp uzaktan eğitime katılabilmek için dağ tepe tırmanmaya devam etmekte, 4 milyonu aşkın yavrumuzun uzaktan eğitim için şart olan tablet/telefon ihtiyacı çözümsüz vaziyette ortada durmaktadır. Belli ki aynı Bakanlık, bu yoksul çocukları, ailesi varlıklı kolej çocuklarıyla aynı sınavlara tabi tutup geleceklerini ona göre şekillendirmekten de hiç utanmayacaktır.

Okulların açılacağı söyleniyor yarıyıl tatilinin ardından, bu konudaki düşünceniz nedir? En çok hangi yaş grubu etkilendi bu dönemde?

Kesinlikle görülmüştür ki bakanlık uzaktan eğitimdeki eksikleri giderme konusunda başarısızdır. Çocukların daha fazla eğitimden geri kalmasını önlemek adına yüz yüze eğitim imkânları zorlanarak, okulların fiziki koşulları da sağlanarak başlatılmalıdır.

Bunun için öncelikle eğitimin paydaşlarının görüşleri alınarak bir planlama yapılmalı, sağlık çalışanlarından sonra eğitim çalışanlarının aşılanmasına başlanmalıdır.

 Okullarda temizlik ve hijyen malzemeleri temin edilmeli.

Sınıf mevcutları en fazla 12 kişi olmalıdır.

Pandemi nedeniyle başlatılan uzaktan eğitim sisteminde MEB'in gerekli adımları atmaması sonucunda eğitimde fırsat eşitsizliği artsa da, her geçen gün bu uçurumu daha da derinleştirecek yanlış bir hamle daha yapılmaktadır. Bunun son ve çarpıcı örneklerinden biri ise 25 Aralık'ta Resmi Gazete'de sessiz sedasız yayımlanan özel okullara öğrenci başına maddi destekle ilgili bir düzenleme olmuştur.

Resmi gazetedeki bu tebliğe göre, daha 4 milyonu aşkın ihtiyaç sahibi çocuğumuza uzaktan eğitime katılabilmesi için tablet dağıtamayan,

 İnternet altyapısı olmayan yerleşkelerdeki öğrencilere bir çözüm sunamayan,

 Devlet okullarının derslik ihtiyacı/bina tamiri gibi ana sorunlarını çözemeyen,

 Okullardaki temizlik malzemelerinin parasını bile velilerden toplayan MEB,

Özel okul sahiplerine öğrenci başına İlkokul 3 ve 4'üncü sınıf öğrencileri için 4 bin 165 lira, ortaokul 7 ve 8'inci sınıf ile ortaöğretim 10, 11 ve 12'nci sınıf öğrencileri için 4 bin 849 lira destek ödemesi yapacak…

Bu nedenle belirli bir yaş grubundan çok, pandemi süreci en çok yoksul ailelerin çocukları,  özel eğitim kapsamındaki çocuklar ve tarım işçisi çocuklar gibi dezavantajlı grupları etkilemiştir.

Sanal pek çok program hazırlandı, bu konudaki düşüncenizi alabilir miyim?

Öğretmenlik mesleğini adeta tehdit eden güvenlik tedbirleri alınamayan EBA dışı platformlardan ders tanımlanması uygulamalarına son verilmelidir.

Özellikle branş öğretmenlerinin sıklıkla karşılaştıkları sınıfın, hatta okulun öğrencisi olmayan kişilerin canlı derslere girerek öğretmeni, öğrenciyi zor durumda bırakan telafisi mümkün olmayan durumlarla karşılaşılmaması için EBA dışı platformlardan ders verilmesi uygulaması sonlandırılmalıdır. Bu platformlardan yapılan derslerin yarattığı internet maliyetinin öğrenci ve öğretmenler tarafından karşılanmak zorunda kalındığı da unutulmamalıdır.

Okula başlama yaşında olan çocuklarımız nasıl etkilendi? Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

Okula başlama yaşında olan çocuklar, pandemiden en çok etkilenen gruplar arasındadır. Okula ilk kez başlayacak çocukların kaygıları tetiklenmiş oldu, olacaktır. Bu noktada, ebeveynlere ve öğretmenlere çok iş düşmektedir. Bu süreçte çocuklarla birlikte maske kullanma, sosyal mesafe ve el hijyeni hakkında uygulamalı egzersizler yapmak öğretici olacaktır.

Rehber öğretmenlerin çocukları rahatlatıcı psikoeğitim vermeleri yerinde olacaktır.

Uzaktan eğitimde sınavlar konusunda neler söyleyeceksiniz? Sınıf geçme nasıl olacak?

Var olan eşitsizlikler uzaktan eğitimle daha da derinleşmişken, MEB yönetmelik değişikliği ile uzaktan eğitimde not verme uygulamasını hayata geçirmek istemektedir.

Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün düzenlemesi ile okula devam bir tarafa uzaktan eğitim sürecine imkânsızlıklar nedeniyle katılamayan tüm öğrencilere not verilmesi istenmektedir. Genelge ile ilkokullarda 4. sınıf, ortaokullar ve imam-hatip ortaokullarında şimdiye kadar yapılabilmiş olan yazılı sınavların dönem sonu puanına eklenmemesine ancak öğrenci velilerinin talep etmesi halinde bu yazılı sınavların da dâhil edilmesine karar verilmiştir.

Bu uygulamayı izah etmek dahi olanaksızdır. Şimdiye kadar yapılmış olan yazılı sınavlara bilindiği kadarıyla ülke genelinde öğrencilerin yaklaşık yüzde 30’u katılmıştır. Geri kalan öğrencilerin ise bu sınavlara katılamadıklarından yazılı sınav puanları söz konusu değildir. İdare dava konusu düzenleme ile bu yazılı sınavların öğrencinin puanına eklenip eklenmemesini öğrenci velisinin isteğine bırakmıştır. Bu halde bir kısım öğrencilerin puanlarına yazılı sınavlar dâhil edilecek, bir kısmına ise dâhil edilmeyebilecektir. Bunun kararı da velinin talebine göre belirlenecektir.

Söz konusu uygulama bilimsellik, eşitlik ve genellik, eğitimde fırsat eşitliği ilkelerine bütünüyle aykırıdır. Dahası genel ve objektif koşullar belirlenmesi gereken ölçme değerlendirme sistemindeki bu belirsizlik hali, aynı koşullardaki öğrencilere farklı uygulama öngören bu yaklaşım ölçme değerlendirme sisteminin alt üst edecek bir uygulamadır. Ölçme değerlendirme sisteminin temel esası sisteme katılan öğrencilerin aynı kriterler ile değerlendirilmesini öngörmektedir. Ancak bu uygulama ile aynı koşullar altındaki öğrencilerin birbirinden farklı usuller ile ölçme değerlendirmeye tabi tutulmasını öngörmektedir.

Öğrencilere verilecek olan bu puanlar, liselere girişte dikkate alınacak olup, öğrencinin bu anlamdaki tüm eğitim öğretim geleceğini de belirleyecektir. Bu haliyle genel olarak eğitim hakkı ve eğitimde fırsat eşitliği kavramını alt üst edecek bu uygulamanın adilliğinden, hakkaniyetinden ve hukukiliğinden bahsedilmesine olanak bulunmamaktadır.

Tüm bu belirttiğimiz nedenlerden dolayı Eğitim-İş olarak, Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürlüğü’nün “Ölçme ve Değerlendirme Uygulamaları” konulu 13.01.2021 tarihli düzenlemesinin öncelikle yürütmesinin durdurulması ve iptali için Danıştay’da dava açtık.

Çözüm önerileriniz nelerdir?

  • Uzaktan eğitim süreci yönetilirken fırsat eşitliği temel alınmalıdır. Bunun için tüm öğrencilerin uzaktan eğitime erişimi sağlanmalıdır. Öncelikle tüm öğrencilerin uzaktan eğitimin temel aracı olan bilgisayar/tablet gibi cihazları karşılanmalıdır.
  • Öğretmen ve öğrencilere vergilerin sıfırlanması gibi yöntemlerle teşvikler uygulanarak cihaz teminleri kolaylaştırılmalıdır.
  • İmkânı olmayan tüm öğrencilere ücretsiz tablet dağıtımı hızla gerçekleştirilmelidir.
  • Öğrencilere verilen ve EBA dışında kullanılamayan ücretsiz internetin yetersizliği ortadadır.  Öğretmen ve öğrencilere yönelik ücretsiz ve sınırsız internet uygulaması getirilmelidir.
  • Öğrenci ya da öğretmenlerin sabahtan akşama kadar ya da gece geç saatlere kadar bilgisayar başında bulunmalarının pedagojik olmadığı hatta sağlık açısından da sakıncalı olduğu ortadadır. Bu nedenle uzaktan eğitimde yapılacak ders sayıları azaltılmalı, ders saatleri mesai saatleri ve günleri dışına taşmamalıdır.
  • Dünyayı sarsan pandemi sürecinde eğitimdeki sorunların aşılması tüm paydaşların ele ele vermesi ile mümkün olacaktır. Bunun için tüm çocuklarımıza eşit eğitim odaklı bir yaklaşım ve uygulama bekliyoruz. Uygulama için pedagojik yaklaşımlarla planlamalar yapılmalı, ekonomik olarak zor durumda olan öğretmenlerin özlük haklarına dokunulmamalıdır.

“ Eğitimin içinden biri Ebru Sungar ‘la pandemi döneminde eğitimin sorunları ve çözüm yolları üzerinde konuştuk. Teşekkürler Ebru Sungar

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@