Peşinen söyleyeyim, bu yazı sadece “eczacıları” ilgilendirmiyor, o yüzden bence okumaya devam edin isterseniz…

Aslında birçok kişi zaten yazının başlığı yüzünden buraya kadar bile okumadı, ama ben yine de yazmadan duramadım…

Kızmayın, neredeyse yüzde 90 oranına varan bir şekilde, çoğunuz sadece yazı ve haberlerin başlığını okuyup, gerekli bilgilenmeyi aldığınızı düşünüp devamını okumuyorsunuz…

Hani, internet siteleriyle dalga geçiyorsunuz ya, “Ne garip başlıklar atıyorlar, bazen başlıktan hiçbir şey anlaşılamıyor. İlla ki haberi tık’lamak zorunda kalıyoruz” diye, işte o başlıklar sizin yüzünüzden atılıyor…

Evet, birçoğunuz sadece başlıkları okuyor, çünkü çok azınız haber ya da yazıların devamıyla ilgileniyorsunuz…

Gerçi buraya kadar geldiyseniz iki ihtimal var: Ya beni çok seviyorsunuz ya da siz, konuların ayrıntılarıyla ilgilenen şanslı ve akıllı azınlıktansınız…

Size yalakalığımı yaptıktan sonra, konuya geçelim isterseniz…

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bundan böyle parayla maske satışı olmayacak. Sokağa çıkabilenlere maskelerini kargo ile ulaştıracağız” diye açıklama yapınca Türk Eczacılar Birliği Merkez Heyet üyesi Yücel Yenilmez, hemen, derhal, ivedilikle bir tweet atıp, “Maskeler tıbbi malzemedir. Devlet maskeleri eczanelere yollasın, biz dağıtırız” dedi…

Yücel Yenilmez’in bu önerisini CHP Parti Meclisi üyesi Prof.Dr. Gaye Usluer de paylaşınca, sonrasında, tarafınızdan malumdur, başladı bir tartışma ve hâlâ tartışıp duruyoruz…

Ben, Yücel Yenilmez’in paylaşımını görünce, yazarımız Dr. Mehmet Akif Erdem’i arayıp, “Görüyor musun bizim Yücel’i, nasıl sahip çıkıyor mesleğine. Maske bugün bedava, ama yarın bu işler geçince parayla satılacak. Şimdi eczaneler dışında dağıtılırsa, sonrasında yol olur ve marketlerden de maske satın almaya başlarız. Mesleği için çok akıllıca” dedim…

Türkiye’de eczanesi olan yaklaşık 28 bin eczacının, abartmıyorum, 25 bini karşı çıktı bu işe ve hâlâ bir dolu itiraz sesleri yükseliyor…

Hatta bazıları diyor ki: “Maske dağıtmak yüzünden asli işimizi yapamıyoruz!”

Sormak istemiyorum, ancak duramıyorum: “Maskeleri dağıtmasanız asli olarak yapacağınız işiniz ne?”

“Sormak istemiyorum” dedim, çünkü bu yazımı okuyunca Yücel Yenilmez beni arayıp, “Hakkı ağbi nasıl soru bu? Eczaneler, 1. kademe sağlık birimidir. Eczaneler hakkında oluşturulmaya çalışılan ‘ticarethane’ algısını körükleyecek işlerden sen uzak dur bari arkadaşım olarak. Ben, ‘maskeleri biz dağıtırız’ derken de bunu kastetmiştim. Bedava maske dağıtmak bir vatan görevidir ve sağlık kuruluşu olan eczanelerde yapılmalıdır. Eczaneleri ticarethane olarak görmeyelim” diye kibar yollu fırçalayacaktır…

Eğer eczacılar kendilerini “sağlık ordusunun neferi” olarak görüyorlarsa, maske gibi bir ürünü bedava dağıtmaktan gocunmamalı ve tıpkı polis, jandarma, imamlar gibi bunu bir vatandaşlık görevi olarak görmeli. Siz hiç, bir polisin “Benim işim yaşlılara ekmek almak mı kardeşim, yaşlılara ekmek almaktan asli görevimizi yapamıyoruz” diye tweet attığını gördünüz mü?

Yok, eğer eczaneler sadece ticarethane ise de yaptıkları yanlış eczacıların…

Bir ürün bedava iken marketten, paralı iken eczaneden alınmaz!..

Geçenlerde bir kanalda, eczacı bir profesör, kendisine soru sorarken hatalı konuşan gazeteciyi 6 kez yüksek sesle azarlayarak “Bu saydıklarınız ilaç değil, gıda takviyesidir” dedi, haklı olarak…

Buradan hareketle…

Diyelim ki devlet, “Kardeşim ben, vatandaşlarıma, bağışıklık sistemini güçlendiren bu gıda takviyelerini bedava dağıtacağım. Vatandaşlar, muhtarlıklar ile marketlerden bu ürüne ulaşabilecek” dese eczacılar, “Olur mu kardeşim, bunlar ilaç değildir, ancak ilaç sınıfında değerlendirilen ürünler olduğu için sadece eczanelerde satılır. Devlet bize versin bu ürünleri, biz dağıtırız” demeyecek mi?

“Yoook demeyiz, biz bedava bir şey dağıtmak istemiyoruz, yük oluyor bize” diyeceklerse söyleyecek bir şey kalmıyor!..

Amaaaa…

“Kardeşim, tıbbi malzemeleri biz satacağız. Bizler hatta marketlerde ilaç reyonları oluşturulmasına bile karşıyız. O yüzden TEB doğru yapıyor, şu maskeleri biz dağıtalım. Tamam, iş yükümüz artıyor, ancak şikâyet etmeyelim ki sonrasında zarar görmeyelim” diyeceklerse de…

Vatandaşa yüz yüze, sosyal medyadan göz göze şu şikâyetlerinden vazgeçsinler artık bi zahmet!..