banner145

banner135

İnşaat Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos Açıklaması

İnşaat mühendisleri odası, güvenli ve sağlıklı yapılaşma konusundaki kararlığını sürdürecektir…

ESKİŞEHİR HABER 16.08.2019, 10:33
İnşaat Mühendisleri Odası'ndan 17 Ağustos Açıklaması

Ülke tarihinin en büyük ve sonuçları itibariyle en acı depremlerinden biri olan Marmara Depreminin üzerinden tam 20 yıl geçti. 17 Ağustos 1999 Gölcük merkezli Marmara depremi binlerce insanımızın ölümüne ve yaralanmasına, milyarlarca liralık ekonomik kayba neden oldu. Bilançonun yol açtığı acı, depremin toplumsal travma haline gelmesine neden olmakla kalmadı, başta yapı üretim süreci, mevcut yapılar, kentleşme politikası, afet sonrası önlemler, mevzuat olmak üzere yetersizliğimizi, hatalarımızı gün yüzüne çıkardı. Görmezden gelinen, yok sayılan sorunlar dramatik bir olayla varlığını hissettirdi. Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin yok sayılmasının bedeli, kelimenin gerçek anlamıyla ağır oldu.

İnşaat Mühendisleri Odası olarak, 17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümünde, depremin ülkemizin hâlâ en büyük sorunu olduğunu hatırlatmayı toplumsal bir sorumluluk olarak görüyoruz. Çünkü deprem önlemlerini almakta, toplumu depreme karşı bilinçlendirmekte, yapı üretim sürecini ve yapılaşmayı deprem tehlikesini gözeterek düzenlemekte, ilgili mevzuatı deprem gerçeğine göre yeniden ele almakta birinci derecede sorumlu olanların konuya yaklaşımını yanlış ve yetersiz buluyor, toplumun güvenle geleceğe hazırlanmadığını düşünüyoruz.

Depremi son olarak, 8 Ağustos 2019 tarihinde Denizli’nin Bozkurt İlçesinde yaşanan 5.7 büyüklüğündeki depremle yeniden hatırladık. Depremde hasar gören binaların büyük bir çoğunluğunun mühendislik hizmeti almamış, geleneksel yöntemlerle inşa edilmiş ve büyük bölümü bakımsız kalmış eski köy evleri olduğu görüyoruz. Mevcut bina stokunun büyük çoğunluğunun az katlı yapılardan oluşması nedeniyle söz konusu depremde can kaybı yaşanmamıştır. Bu yıl da, 17 Ağustos Depremi’nin yıldönümü nedeniyle bir kez daha depremi hatırlayacağız. Topraklarımızın büyük bir kısmının deprem tehlikesi altında bulunduğunu kısa bir süre sonra da unutacağız.

TÜİK verilerine göre ülkemizde 20 milyon civarında yapı stoku bulunmaktadır. Bu yapıların büyük çoğunluğunun 20 yaş üzerinde, büyük oranda ruhsatsız ve niteliksiz olduğu, mühendislik hizmeti almadan veya kısmen alarak ve yapı denetimi olmadan üretildiği, pek çoğunun güçlendirilmesi gerektiği, yine kayda değer ölçüde yapının yıkılarak yeniden yapılmasının zorunluluk olduğu bilinmektedir.

Buna rağmen, daha çok rant amaçlı olan kentsel dönüşüm projeleri dışında, deprem kaygısını giderecek adımlar atılamamış, güvenli yaşam sağlanamamıştır. Kaldı ki kentsel dönüşüm projeleri kapsamında TOKİ tarafından üretilen konutlar yapı denetimden muaf tutulmakta, özellikle yoksul ve dar gelirliler için üretilen konutların bir iki sene içerisinde niteliksizliği açığa çıkmaktadır.

Türkiye`de gecekondulaşma süreci, ihtiyaç sahiplerinin barınma ihtiyacını karşılamaya dönük masum bir çaba olarak başlamıştır. Bu durum zamanla örgütlenmiş bir mafya tasarrufu olarak şekillenmiştir. İşin içerisine oy alma ve siyasi kaygılar da girince "AF KONUSU" her seferinde "bu son denilerek" defalarca yenilenmiştir.

Topraklarımızın büyük bir bölümü deprem tehlikesi altında bulunduğu gibi, yapı stokumuzun önemli bir bölümü de deprem riski taşımaktadır. Konuyla ilgili olarak tüm bilim çevreleri ve meslek Odaları mevcut yapı stokunun iyileştirilmesi, onarılması ve güçlendirilmesi gerekliliğini dile getirirken, 24 Haziran 2018 seçimleri öncesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı`nın öncülüğünde, TBMM tarafından ülke tarihinin en kapsamlı "İMAR AFFI" çıkarılmıştır.

Amaç maddesi "yerleşme yerleri ile bu yerlerdeki yapılaşmaların; plan, fen, sağlık ve çevre şartlarına uygun teşekkülünü sağlamak" olan 3194 sayılı İmar Kanunu`na Geçici 16. madde eklenmiştir. Türk İmar Tarihinin bugüne kadar ki en kapsamlı imar affı olan bu düzenleme ile hiçbir mühendislik hizmeti almayan ve bu kanun kapsamında mühendislik hizmeti alması talep de edilmeyen yapılar, herhangi bir kontrol mekanizması olmaksızın, kuralsızca, sadece mal sahibinin beyanı ile kayıt altına alınarak yasal statü kazanmaktadır.

6 Şubat 2019`da, İstanbul Kartal`da 8 katlı bir bina depreme bile maruz kalmadan çöktü. Binada 14 daire ve zemin katta konfeksiyon atölyesi bulunuyordu. İstanbul Valiliği tarafından yapılan açıklamada, binanın üç katının kaçak olduğu belirtildi. İmar affının kaçınılmaz sonucu budur ve bu facialar devam edecektir.

Bürokrasiyi azaltma gerekçesi altında Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliğinde yapılan bazı değişiklikler ile projelendirme, onay ve ruhsat süreçleri parçalanarak içinden çıkılmaz bir noktaya getirilmiş, Odamız tarafından verilen ve projelere imza atan, şantiye şefliği ya da fenni mesullük üstlenen kişilerin mühendis olup olmadığının yanı sıra mesleki faaliyette bulunma hakkının olup olmadığını da kontrol etmeye yarayan “belge” kaldırılmış, yerine bu kişilerin taahhütnameleri konulmuştur.

Meslek Odalarının üyeleri üzerindeki denetimini dışlayan bu düzenleme esasen kamunun güvenilir mimarlık ve mühendislik hizmeti almasını engellemektedir ve değiştirilmediği müddetçe de yapıların projelendirme ve üretim süreçlerinde giderek artan telafisi güç sorunlara yol açmaya devam edecektir.

Mühendislik hizmetinin niteliğini yükseltmek yerine meslek odalarını işlevsizleştirerek sahte mühendisliğin önünü açan bu düzenlemelere imza atanlara soruyoruz; Deprem riskini mühendislik hizmeti almamış yapıları çoğaltarak mı azaltacaksınız?

Siyasi iktidarı tercihini bilimden ve insandan yana kullanmaya, ülkemizin deprem gerçeğine uygun ulusal bir deprem politikası belirlemeye ve daha da önemlisi bu politikaları bir an önce hayata geçirmeye çağırıyoruz.

Yapıları depreme karşı hazırlamanın iki yolu vardır:

İlki; mevcut yapı stokunun durumu tespit edilerek iyileştirilmesi, onarılması, güçlendirilmesi veya yeniden yapılmasıdır.

İkincisi; yeni yapılacak olan yapıları, bilim, teknoloji ve mühendislik ilkeleri doğrultusunda yapmaktır. Planlama ve tasarım aşamasından, yapının kullanıma açılmasına kadar tüm süreç mesleki yeterliliğe sahip mühendisler tarafından yönetilmeli ve denetlenmelidir. Ayrıca, risklerin transfer edilmesi bakımından yapı sigortası ve mesleki sorumluluk sigortası yapılmalıdır.

Marmara Depreminin 20. yılında bir kez daha hatırlatmak gereğini duyuyoruz; kent politikaları, yapılaşma; bilime, tekniğe ve akla uygun bir perspektifle, rant için değil, toplum yararı için yapılmalıdır.

Sonuç olarak;

Ülkemiz toprakları büyük ölçüde deprem tehlikesi altında bulunuyor. Nerede ise her gün ülkemizin bir yerinde bir deprem yaşıyoruz. Yapılarımızın önemli bir kısmı kaçak ve mühendislik hizmeti almadan üretilmiştir. Orta ölçekli depremlerde bile yapılarımız hasar görüyor can kayıpları oluyor. Bilimin, tekniğin ve mühendisliğin gerekleri yapılmıyor.

Bilimin, tekniğin ve insan yaşamının dikkate alındığı bir kentleşme ve yapılaşma yerine, kişi ve grup çıkarlarına dayalı bir yapılaşma anlayışı kentlerimizi yaşanmaz bir hale getiriyor. Ormanlar, ağaçlar, yeşil alanlar, su havzaları, park ve bahçeler yok edilerek kentlerde boş alan bırakılmıyor. Kentlerimiz, küresel iklim değişikliklerinin etkisi altına sokularak afetlere açık hale getiriliyor. Güvenli yapı ve yaşanabilir bir çevrenin yaratılması önceliklerimiz arasında yer almıyor.

Afet, bir doğa olayının kendisi değil doğurmuş olduğu sonuçlardır. Doğanın kendi kuralları her zaman işleyecektir. Önemli olan yaşanacak olayları afete dönüştürmeyecek yapıların üretilmesi ve sağlıklı bir çevrenin yaratılmasıdır.

Biz inşaat mühendisleri olarak geleceğe endişeyle değil, güvenle bakmak istiyor ve bu isteğimizin her zaman arkasında olacağımızı kamuoyuna duyuruyoruz. Çünkü toplumsal duyarlılığımız, yaşamın kutsallığına olan inancımız, bilimsel ve mesleki gerçeklikler bunu gerektiriyor. Bunlar yapılmadığı takdirde sürekli olarak acı çekmeye devam edeceğiz.  

Saygılarımızla…

17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİNİ UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ!

Yorumlar (1)
BARIŞ 7 ay önce
ALLAH ÜLKEMİZİ KORUSUN AMİN
parçalı bulutlu
Namaz Vakti 16 Şubat 2020
İmsak 06:31
Güneş 07:56
Öğle 13:17
İkindi 16:02
Akşam 18:28
Yatsı 19:48
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Başakşehir 22 43
2. Sivasspor 21 42
3. Trabzonspor 20 41
4. Alanyaspor 21 39
5. Galatasaray 21 39
6. Fenerbahçe 22 38
7. Beşiktaş 22 36
8. Göztepe 21 33
9. Gaziantep FK 21 27
10. Malatyaspor 20 24
11. Denizlispor 22 24
12. Çaykur Rizespor 20 24
13. Gençlerbirliği 21 21
14. Konyaspor 22 20
15. Ankaragücü 22 20
16. Antalyaspor 21 19
17. Kasımpaşa 21 16
18. Kayserispor 22 15
Takımlar O P
1. Hatayspor 22 42
2. Erzurum BB 21 38
3. Bursaspor 21 36
4. Adana Demirspor 21 34
5. Akhisar Bld.Spor 22 32
6. Menemen Belediyespor 22 32
7. Altay 21 31
8. Keçiörengücü 21 29
9. Ümraniye 22 29
10. Balıkesirspor 21 28
11. Fatih Karagümrük 21 28
12. Giresunspor 20 28
13. Altınordu 22 24
14. İstanbulspor 20 23
15. Osmanlıspor 22 18
16. Adanaspor 21 17
17. Eskişehirspor 22 16
18. Boluspor 22 16
Takımlar O P
1. Liverpool 26 76
2. Man City 25 51
3. Leicester City 26 50
4. Chelsea 25 41
5. Sheffield United 26 39
6. Tottenham 25 37
7. Wolverhampton 26 36
8. Everton 26 36
9. M. United 25 35
10. Burnley 26 34
11. Arsenal 25 31
12. Newcastle 25 31
13. Southampton 26 31
14. Crystal Palace 26 30
15. Brighton 26 27
16. Bournemouth 26 26
17. Aston Villa 25 25
18. West Ham 25 24
19. Watford 26 24
20. Norwich City 26 18
Takımlar O P
1. Real Madrid 23 52
2. Barcelona 24 52
3. Getafe 24 42
4. Atletico Madrid 24 40
5. Sevilla 23 39
6. Villarreal 24 38
7. Valencia 24 38
8. Real Sociedad 23 37
9. Granada 24 33
10. Athletic Bilbao 23 31
11. Levante 24 29
12. Osasuna 23 28
13. Real Betis 23 28
14. Deportivo Alaves 24 27
15. Real Valladolid 24 26
16. Eibar 23 24
17. Mallorca 24 21
18. Celta de Vigo 23 20
19. Leganés 23 18
20. Espanyol 23 18