Aslında başlıkta, “Yüzde 50’yi evde zor tutuyoruz” demek lazım, ama malum cümleye gönderme olsun diye böyle seçtim…
İlk olarak okullar kapatılıp evde eğitime geçildi. Yani, öğrencisi, öğretmeni derken 18 milyon kişiye, “Mutlaka evde kal” dendi…
Sonra 65 yaş üstündeki vatandaşlara geldi sokağa çıkma yasağı. Mutlaka evde kalması istenen sayı 30 milyon oldu…
Sonra evden çalışabilecek işyerlerindeki çalışanlar eve yollandı. Ardından esnek çalışma sistemiyle bir iki milyon kişi daha evinde tutuldu.
Şimdi 20 ve altındaki yaşlarda olanlara sokağa çıkma yasağı getirildi…
Kaba bir hesapla 50 milyondan fazla kişiye, “Sakın sokağa çıkmayın” dedik…
Dünyanın hiçbir yerinde, ülkenin tamamına 3 günden fazla sokağa çıkma yasağı uygulanmadı. Zaten o yasaklarda da görevliler dışarıda olduğu için aslında “tamamen” sokağa çıkma yasağı bugüne kadar hiç uygulanmadı…
“Haydi, üç hafta sokağa çıkma yasağı getiriyoruz” denilse, zaten 15 milyon kişinin sokağa çıkması gerekiyor mantık olarak. Doktor, eczacı, hemşire, polis, asker, fırıncı, bakkal, manav, akaryakıtçı, enerji ve iletişim şirketleri çalışanları, nakliyeci diye uzar liste…
Aslında bütün hengâme, kavga, gürültü, hükümete edilmedik laf bırakılmama mevzusu, hesaplasan 10 milyondan daha az kişinin sokağa çıkıp çıkmaması için…
Bu kadar kişi az değil tabii ki, ancak 85 milyon söz konusu olduğunda, “bütünü teşkil etmiyor” denilebilir…
Daha önce de yazmıştım, EskisehirHaber.com olarak bir anket yaptık. Ankete katılan 3 bin 500 kişiye yakınının yüzde 87’si, “Sokağa çıkma yasağı gelsin” diyordu…
Adım gibi eminim, bu kişilerin çok hem de çok büyük bir kısmı, hem sokağa çıkma yasağı derken neyi istediğini hem de nasıl uygulanması gerektiğini bilmiyordu…
Aslında insanlar, “Ben sokağa çıkayım, diğerleri çıkmasın” diyordu, önceki yazılarımda belirttiğim gibi…
Kimi, “Sokağa çıkma yasağı isteyelim. Dünyanın hiçbir devleti ilan etmedi, ama bizimkiler yanılıp da ilan ederse ülke olarak batarız, sonra da nasılsa Hükümet gider” diye istedi…
Bir kısmı, “Sokağa çıkma yasağı ilan etmeye Hükümet’in maçası yemedi” demek için istedi…
Bazısı, “Çevremdeki herkes sokağa çıkma yasağı ilan edilsin istiyor, o zaman ben de modaya uyayım” diye istedi…
Diğer birileri, “Sokağa çıkma yasağı gelirse ben evde oturacağım, bana devlet para getirecek” zannederek istedi…
Başkaları istemiş olmak için istedi…
Mesela insafsızca sokağa çıkma yasağı isteyenlerden Ahmet Oğuz, “Türkiye’nin nerede ise yarısına sokağa çıkma yasağı geldi. Gecikmiş bile olsa, eksik bile olsa, doğru karardır. Bu karar sokağa çıkma yasağı isteyenlerin ‘terörist’ değil öngörülü insanlar olduğunu gösterir. Sokağa çıkma yasağı olsun diyenleri terörist ilan edenlerin ise salak olduğunu…” diye yazdı sosyal medyada…
Haksız tabii ki…
En azından söyledikleri “Hakkı Kutlu” için haksız…
Ben, şimdi geldiğimiz noktaya “geç” geldiğimizi düşünenlerdenim…
Sokağa çıkmak zorunda kaldığımda, sokağa çıkarılıp elinden tutularak gezdirilen çocukları gördüğümde hep söylendim, yasağa rağmen sokakta gördüğüm 65 yaş üstü kişileri görünce bağırdım hatta sinirimden…
Ben, sağlık, güvenlik ve üretim zincirinde olmayan herkes için sokağa çıkma yasağı uygulanmasını en başından beri söyleyenlerdenim…
Beri yandan, sokağa çıkma yasağını, herkes için kati olarak istenmesine karşıydım…
Benim gibi düşünen birçok kişi, “Mutlak bir sokağa çıkma yasağı uygulanamaz. Uygulansa bile dünyanın hiçbir devleti bunu kaldıramaz ve yasak bittiğinde kimse, devlet memurları bile gidecek iş, işyeri bulamaz” diyordu…
Bunu hiç, ama hiç düşünmeyen birçok kişi tam tersini savundu…
Şimdi, yapılması gereken yapılınca da kalkıp, “Biz haklı çıktık” diyorlar hiç sıkılmadan!
Olur mu öyle şey…
Sokağa çıkma yasağı isteyenlerin bir bölümü, devletine milletine hainlik olsun diye istedi bunu…
Bu açık…
Ahmet Oğuz değil belki, ama “böyle olsun, ülke batsın, AKP gitsin” diye istedi bu işi hainler!
Ahmet Oğuz gibi saf, temiz insanlar da bu isteğin arkasından koşturup bugün getirilen yasakları en baştan isteyip, işin bu seviyede tutulmasını isteyenlerle kavga etti, çatıştı durdu…
Şimdi, en başta yapılması gereken noktaya geldik…
Ve fakat asıl iş bundan sonra başlıyor…
Olmayacak, saçma seviyede sokağa çıkma yasağı isteyenler şimdi tatmin oldularsa çatışmayı bırakıp, benim en başından beri yapmaya çalıştığım gibi, “yasak ya da tavsiye edilen olmasına rağmen sokağa çıkmaya devam edenlerle” mücadele etmeye, onları ikna etmeye harcasınlar enerjilerini bir zahmet…
Zira devlet, yüzde 50’mizin sokağa çıkmasını yasaklasa bile, bu kişileri evde tutamıyoruz, daha önce de gördük…