14.07.2018, 19:45 2293

“Gerçek Çalışanlar” “Hologram Çalışanlara” karşı! - 2

Geçen hafta başladığımız “Hologram Çalışanlar” içerikli yazıma aldığım olumlu tepkiler ve çok sayıda turizm gönüllüsü meslektaşımla ortak paydada buluşabilmiş olmak gerçekten de mutluluk vericiydi. Bu konuyu biraz daha derinleştirelim diyorum ancak öncesinde vurgulamakta fayda gördüğüm birkaç nokta bulunuyor.

İlk olarak kimlik tarifini daha da netleştirelim. İşletmelerimizde, “Çalışanlar” denildiğinde genelde mesleğe başlangıç seviyesindeki, diğer bir deyişle alt seviyedeki çalışanlar grubu algılanır ki, bu yanlıştır. Garson da bir çalışandır, genel müdür de; muhasebe müdürü de bir çalışandır, cankurtaran da. Dolayısıyla “gerçek çalışanlar” “hologram çalışanlar” kıyaslamasına görev, unvan, pozisyon farkı gözetmeksizin herkes girer. Önemli olan, hizmet üretimine katkıda bulunmak ve fayda yaratmak açısından kim nerededir, nasıl, hangi rolü üstlenmektedir, onu görmektir. Genel Müdür vardır, Departman Müdürü vardır, “gölge” eder; meydan görevlisi vardır, servis elemanı vardır, “parlayan güneşin” ta kendisidir.

Her ne kadar yazı konumuzun ana teması “Çalışanlar” gibi gözükse de, ulaşmak istediğimiz hedefler açısından baktığımızda, ortak çabamız “mutlu çalışan-mutlu müşteri-mutlu şirket” dönüşümünü 3’te 3 olarak realize etmek ve ötesinde de bunu sürekli kılmaktır. Önemli olan bireysel performansların toplamından elde edebileceğimiz maksimum faydayı, kurum olarak çekebileceğimiz en üst noktadır.

Burada “Kazan-Kazan” ana hedeftir ve işletme politikaları, stratejileri, planlamaları bu temel üzerine inşa edilmelidir. Bu ortak çabanın hedefe ulaşmasında ve üretim, sürekli gelişim, verimlilik, istikrar, karlılık gibi işletme içi tüm kavramların gerçekleştirilmesindeki rolleri açısından “gerçek çalışanlar” ve “hologram çalışanlar” vurgusu dramatik bir önem kazanmaktadır.

İşte tam bu noktada gelin başarılı işadamı, yazar; Jack Welch’e kısaca bir kulak verelim. Bugün 83 yaşında olan Welch, 1981-2001 yılları arasında başkanlığını yaptığı GE (General Electric) şirketini yönettiği süre zarfında, şirket değerini % 4000 (dört bin) oranında arttırmış ve halen rekor niteliğini koruyan 417 milyon dolarlık işten ayrılış tazminatı ile emekli olarak tarihe geçmiştir.

İnsan kaynağına ve insan kaynağı yönetimine verdiği önem herkes tarafından bilinen Welch, kariyerinin başarıya giden yoldaki yapılanmasını da, her fırsatta birlikte çalıştığı ekibe mal etmiş ve bir keresinde kazanmaya giden yolu şöyle tariflemiştir. “Bir elinizde su şişesi, diğerinde gübre taşıyın. Tohum halindeki çalışanlara su verin, bahçenin büyümesini izleyin. Arada yabani otlar göreceksiniz. Bunları kesin, toprağınızı çapalayın ve sonuçta muhteşem bir bahçeniz olsun.

Dikkatinizi çekmek isterim ki; Welch’in “yabani otları” ile geçen hafta gündeme getirdiğimiz “hologram çalışanlar” vurgusu, kurumsal zafiyetlerin temel kaynağını oluşturan insan kaynaklı öğelerle birebir örtüşen benzetmelerdir. Tıpkı “hologram” sınıflandırmasında altını çizdiğimiz gibi, başarı için “yabani otlardan (hologram çalışanlardan)” kurtulmak gerekmektedir.

“Hologram Çalışanları”, “Gerçek Çalışanlardan” nasıl ayırt edebiliriz? O siluette olan, ancak bal yapmayan arıları, yani “hologram çalışanları” birlikte tespit etmeye çalışalım ve ince ince yorumlayalım.

Gerçek çalışanlar “olumlu” düşünürler, hareketlerinde “sebep-sonuç” ilişkisi vardır; Hologram çalışanlar ise “olumsuz” düşünür, günlük yaşarlar, “Hatice” ile uğraşırlar, “neticeden” zaten çok uzaktırlar.

Gerçek çalışanlar “çözüm üretirler”, ertelemezler, sonunu düşünürler; Hologram çalışanlar “bahane üretirler”, havuç varsa koşarlar, sorumluluk varsa kaçarlar.

Gerçek çalışanlar “etkindir”, rol alırlar; hologram çalışanlar “edilgendir”, rol keserler.

Gerçek çalışanlar “satranç oyuncusu” gibi çalışırlar, görevlerinin zincirleme etkisini ve sonrasında gelecek hamleleri zihinlerinde canlandırırlar, tepkileri kontrollü ve ona göredir, “şah ve mat” hedeftir; hologram çalışanlar ise “tavla oyuncusu” gibidirler, günün onlara getirdiğine göre duruşlarını alırlar, başarılı olmaları için “şans faktörü” çok önemlidir, zar gelirse oynarlar.

Gerçek çalışanlar proaktiftir; kar, yağmur, fırtına fark etmez, işlerini yaparlar; Hologram çalışanlar reaktiftir, çabuk demoralize olurlar, sıkıntılar onlar için yakar toptur, ilk fırsatta kahve molasına kaçarlar.

Gerçek çalışanlar çevrelerine enerji verirler, anahtar kelimeleri performans ve gelişimdir; Hologram çalışanların enerjisi her zaman düşüktür, anahtarları yoktur, her kapının ancak “pasını” ararlar ya da işlerine gelmeyen her konuyu pas geçerler.

Peki, hal böyle iken, otelimizin/işletmemizin ufkunu açacak, rekabet gücümüze güç katacak, marka olabilmek yolundaki başarı formülünün içinde büyük harflerle duran “EKİP” kurgusunu, “gerçek çalışanların” çoğunlukta olduğu bir modelde nasıl yaratacağız, “hologram çalışanlardan” nasıl uzak duracağız?

Bu zor soruya bir cevap olarak, bu kez otellerimizdeki işveren-çalışan ilişkisini, “İşe alım süreci” noktasında yakın plana alalım.

İşe alım süreci: Aslında bu süreç, başarıya giden yolda en belirleyici olandır.

Ülkemiz turizmi için bu noktadaki en büyük dezavantaj; kalifiye eleman olarak ARZ edilen işgücünün, sürekli bir büyüme içerisindeki konaklama sektörünün ve sayıları artan otellerimizin personel TALEPlerini karşılamaktaki acizliğidir.

İşe alım süreci, adayların değerlendirilmesinde “gerçek” mi, “hologram” mı sorusuna cevap bulabileceğimiz en öncelikli aşamadır. Bu süreci iyi değerlendirmek gerekir.

İşte yaşanmış tecrübelerin ışığında paylaşabileceğimiz bu konudaki tavsiyelere gelince:

Kesinlikle iş görüşmesi kalitenizi arttırın, adayınızla sadece “görüşmüş olmak” için değil, “gerçekten” görüşün. Sakın ola ki siz de “hologram mülakatçı” olmayın, bizzat “orada” olun, soracağınız ucu açık sorularla adayınızın derinliğini (ya da sığlığını) ölçmeye çalışın. Unutmayın, siz bir “maden” yönetmiyorsunuz, görüştüğünüz aday da bir “maden çalışanı” değil; o an görüştüğümüz kişi, misafirlerinize direkt/endirekt hizmet verecek, sizi, kurumunuzu, yarın bir parçası olacağı ekibini otelin sınırları içerisinde (ve dışarısında)her yerde temsil edecek, oluşturduğunuz zincirin bir halkası olacak. Hiç birimiz zayıf halkaları istemeyiz, öyle değil mi?

Adayın son çalıştığı yerlerle ilgili detay sorular sorun. Mesela “son çalıştığınız otelin kaç odası vardı?” sorusunun aday hangi pozisyon için olursa olsun, yuvarlak bir cevabı yoktur. Bu sorunun matematiksel cevabı nettir. Cevabı, tam rakamı söylemek yerine, yuvarlayarak (300 küsur, 400 küsur gibi) verenlerle açık ve net söylüyorum, “hiç işiniz olmasın”. Sizin otelinizde de “bilmemeye ve öğrenmemeye” aynen devam edeceklerdir. Çalıştığı yeri tanımayan ve aidiyet hissetmeyen, büyük resme çok uzak, çevresine duyarsız, ondan bihaber olan kişi size getirse de, günün sonunda sadece sıkıntı getirir.

Görev pozisyon ne olursa olsun bağımsız referans kaynaklarıyla görüşmeyi sakın eksik etmeyin. Referans görüşmeleri olmaksızın yapılacak işe alımlar her zaman sürprizlere gebe olup, siz farkında bile olmadan bu kez “otelinizin referanslarını” kötü duruma düşürebilecek sonuçlar doğurabilir.

En nihayetinde vurgulamak da gerekir ki, önemli olan kadroları rakamsal olarak doldurmak değildir; yani “nicelik” değildir, “niteliktir” ve bu mefhumu teoride bırakmadan pratikte hayata geçirmektir. Eksik ancak “nitelikli” personel ile çalışmak, sayıca fazla ancak “niteliksiz” personellerle çalışmaktan 1000 kat daha iyidir. Günün sonunda daha fazla yorulursunuz belki ama hiç olmazsa işinize dair karnınız ağrımaz, kafanız da bir o kadar daha rahat olur.

Kıssadan Hisse: Birinci sınıf yöneticiler, birinci sınıf çalışanları işe alır. İkinci sınıf yöneticiler ise, üçüncü sınıf çalışanları...Leo Calvin Rosten (1908 – 1997) Polonyalı gazeteci, senarist

Kalın sağlıcakla…

Soru, Öneri, Görüşler için: edalkilic@tasigohotels.net

Yorumlar (0)
10°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 29 Mayıs 2020
İmsak 03:36
Güneş 05:26
Öğle 13:00
İkindi 16:56
Akşam 20:25
Yatsı 22:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@