Ekrem İmamoğlu: "Bu millet günü geldiğinde hesabını sorar!"

Ekrem İmamoğlu: "Çok yanlış içerisindeler. UKOME’deki ısrarımız devam edecek. Bakalım ‘minibüsçüye de otobüsçüye de taksiciye de zam vermiyoruz’u hangi gerekçeyle nereye kadar savunabilecekler?”

GÜNDEM 25.03.2022, 23:19 26.03.2022, 02:00
Ekrem İmamoğlu: "Bu millet günü geldiğinde hesabını sorar!"

EKREM İMAMOĞLU: BU MİLLET BU YAPTIKLARINI UNUTMAZ. GÜNÜ GELDİĞİNDE HESABINI SORAR, SORACAKTIR

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, elektrik, akaryakıt ve doğal gaz fiyatlarındaki artışlara karşın su ve toplu taşıma ücretlerine zam taleplerinin reddedilmesine tepki göstererek, "İstanbul'a karşı yapılan bu tutum; dediğim gibi 2019 ile ilgili yaşanan travma devam ediyor, yazık. Kişisel ihtiraslarıyla değil, toplumsal ihtiyaçları gözeten bir akılla lütfen kendilerine gelsinler. Yani bu millet, bu yaptıklarını unutmaz. Günü geldiğinde hesabını sorar ve soracaktır da. Onun için bıraksınlar. İSKİ bu toplumun güzide kurumu. İETT 150 yıllık kurumu. Hizmet etmek için çırpınıyor genel müdürümüz ve ekibi; yazıktır, günahtır. Biz ister miyiz vatandaşımıza zam yapmayı? İstemeyiz. Alın akaryakıt zammını geriye, alın elektrik zammını geriye. Biz o zaman niye zam isteyelim ki? İstemeyiz. Çok yanlış içerisindeler" dedi.

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Beylikdüzü Gürpınar'da başlayan kentsel dönüşüm projesinin temel atma töreninin ardından gazetecilere açıklamalarda bulundu, toplu taşıma ücretleri ile su fiyatlarında artış taleplerinin reddedilmesinden hakkındaki suikast ihbarına kadar gündemdeki konulara ilişkin soruları yanıtladı.

"DEPREME KARŞI İSTANBUL'UN 39 İLÇESİNDE ETKİN BİÇİMDE ÇALIŞIYORUZ"

Ekrem İmamoğlu, Gürpınar'daki kentsel dönüşümle ilgili projenin İstanbul'a hayırlı olmasını diledi. İmamoğlu, şunları söyledi:

"Kentsel dönüşüm, depremle ilgili en büyük tehdidin ortadan kaldırılması anlamına geliyor. Bu noktada da bütün ekibimizle İstanbul'un 39 ilçesinde etkin bir biçimde sahada çalıştığımızı vatandaşlarımıza duyuralım. Uzun süren meşakkatli ama ne yazık ki bir bölümünde siyasi bir kısım iradelerin engellemesiyle geciken Gürpınar'daki bu alandaki dönüşüme başlamak, benim belki de en mutlu anlarımdan birisi. Umut ediyor ve diliyoruz ki İstanbul'da hiçbir çocuk, hiçbir aile tereddütlü bir biçimde evinde deprem korkusuyla yatağa girmesin. Bu büyük bir mücadele. Bakanlığımızdan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne, ilçe belediyelerinden bütün kurum, kuruluşlarını, el birliğiyle dayanışma içerisinde mücadelemizi ortaya koymalıyız. Bu, bir seferberlik duygusu gerektirir. Bu duyguyu perçinlemek, geliştirmek adına da her zaman şahsen ben ve bütün ekibim üzerimize düşen görevi yapmaya devam edeceğiz."

İmamoğlu, ulaşım ücretlerine yüzde 50’lik zam teklifinin Ulaşım Koordinasyon Merkezi'nin (UKOME) mart ayı toplantısında reddedilmesine ilişkin bir soruya şu yanıtı verdi:

BU AKLA BİRİNİN DUR DEMESİ LAZIM

UKOME toplantılarında o sandalyede oturan ve süreci yönettiğini zanneden kişinin bakanlık yetkilisi diye tariflenmesini dahi istemiyorum. Öyle bir akıl, öyle bir zihin o koltuğu işgal edemez. Yani eğer şahsi kanaatiyse, değilse onu yönlendiren insan kimse ya da insanlar, onları da kınıyorum. Yani bu şehirde sadece 2,5-3 üç ay içerisinde yüzde yüz yirmilere varan akaryakıt zammını yaşayacak bu şehir, bu ülke, diyeceksiniz ki ‘ulaşımda zam yok, toplu taşımada yok’. Hatta korkacaksınız taksicinin kızmasından, minibüsçünün kızmasından, ‘onlara verelim, toplu taşımaya yok’. Hani bu denli akıl tutulması desen hafif kalıyor. Bir şehrin siyasi ihtirasları üzerinden kurumlarını batıracak kadar gözü kararmış insanların siyaset yapmasını gerçekten üzülerek takip ediyorum. Bu akla birinin dur demesi lazım.  

UYDURMA GENELGEYLE UKOME’Yİ ZAPT ETTİLER

Gelip UKOME'yi zapt ettiler uydurma bir genelgeyle. Hala davası devam ediyor. O davaya cevap vermeyen idare mahkemesinin de görevini yapmasını davet ediyorum. Geldiler, zapt ettiler, şimdi burada İstanbulluya hizmet verme çabası içerisinde olan kurumlarımızın iş yapmaları engelleniyor. 10,5 milyarı aşan bir sübvansiyon rakamı şu anda İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde söz konusu. Yeni gelen zamlarla şu anki tarifeyle İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin toplu taşımadaki otobüsleri, metrosu, vesaire gibi birçok alandaki araçların çalışabilmesi için İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bütçesinden oraya neredeyse bugün 10,5 diyoruz, belki yarın 11 milyar diyeceğiz, zamlar durmuyor ki. Yani belki yarın akşam tekrar zam gelecek akaryakıta.

BİZ OTOBÜSE SU KOYMUYORUZ

Yalvarıyoruz. Bakın 11 büyükşehir belediyesi olarak birkaç kez yayınladık. Bugün de Aydın'da bir toplantımız daha var, oraya gideceğim. Yayınladık, dedik ki 'Mademki destek olmak istiyorsunuz toplu taşımaya, ÖTV'yi, KDV almayın. Toplu taşıma, akaryakıtla ilgili bizi destekleyin, onu da biz avantaj olarak vatandaşımıza yansıtalım.' Ama yani biz otobüse su koymuyoruz.

İETT’Yİ DE İSKİ’Yİ DE BATIRMAK İSTİYORLAR, GÖZLERİ KARARMIŞ

Hoş suya da zam yapmıyorlar. İnsanların su içmesini bile engellemeye dair ellerinden geleni yapıyorlar. Bu şehirde, bu ülkede elektriğin fiyatı yüzde 300’lere artmış 2019 seçiminden bu yana, su aynı yerde duruyor. Suyu elektrikle yolluyoruz insanların evine. Ya da arıtmayla ilgili birçok hammaddeye bakarsanız… O bakımdan İETT’yi de batırmak istiyorlar İSKİ'yi de batırmak istiyorlar. Gözleri kararmış. Ne karartmış gözlerini? ‘Vay bu Ekrem İmamoğlu nereden çıktı da 2019’da İstanbul'u kazandı.’ Akılları gitmiş ya. Yani bu nasıl bir duygudur? Bu nasıl bir anlayıştır? Bu olayın dışında kalmaya çalışıyorum. Kurulları bir araya getiriyoruz. Bakın, şu anda bile istişare ediyorlar. ‘Efendim A kişisinden haber bekliyoruz, B kişisinden haber bekliyoruz, C kişisinden haber bekliyoruz.’ Kimsiniz siz ya? Bu işin matematiği var. Bir ülkede mazota zam geliyorsa insanların emeğine de zam yapmak zorundayız, yetmiyor bile. Bakın, yüzde 50 fedakarlıkla hazırlanmış bir tarifedir; onu söyleyeyim. Yani yine vatandaşı koruyan, kurumu rahatlatan değil, vatandaşı koruyan bir zam rakamıdır. Bakın ne diyorum? Akaryakıt onun neredeyse 2,5 katı son 3-4 ayda ama biz yüzde 50'yi getiriyoruz.

BU MİLLET BU YAPTIKLARINI UNUTMAZ. GÜNÜ GELDİĞİNDE HESABINI SORAR VE SORACAKTIR

O bakımdan kişisel ihtiraslarıyla değil, toplumsal ihtiyaçları gözeten bir akılla lütfen kendilerine gelsinler. Yani bu millet, bu yaptıklarını unutmaz. Günü geldiğinde hesabını sorar ve soracaktır da onun için bıraksınlar. İSKİ bu toplumun güzide kurumu. İETT 150 yıllık kurumu. Hizmet etmek için çırpınıyor genel müdürümüz ve ekibi; yazıktır, günahtır. Biz ister miyiz vatandaşımıza zam yapmayı? İstemeyiz. Alın akaryakıt zammını geriye, alın elektrik zammını geriye. Biz o zaman niye zam isteyelim ki? İstemeyiz. Çok yanlış içerisindeler. UKOME’deki ısrarımız devam edecek. Bakalım ‘minibüsçüye de otobüsçüye de taksiciye de zam vermiyoruz’u hangi gerekçeyle nereye kadar savunabilecekler?”

İmamoğlu, “İSKİ Genel Müdürü'nün da açıklaması oldu. O da size bir talepte bulunduğunu ve gene kurulu toplamanız ve yeni fiyat düzenlemesi için de bir adım beklediğini söyledi. Toplayacak mısınız? Bu yönde nasıl bir adım olacak” sorusu üzerine şöyle konuştu:

İSKİ HER AY 300 MİLYON LİRA EKSİYE GİDİYOR

Tabii ki toplayacağız. İSKİ tarifeyi düzenleyemediği her ay 300 milyon lira daha eksiye gidiyor. Yani biz ocak, şubat, mart tarifesini düzenleyemedik, 1 milyar liraya yakın eksiye gitti ekstra. Bakın, bize üç senede verdikleri zam yüzde 13,4. Yani su ve elektrik faturaları, seçimde göreve geldiğimizde birbirine yakındı. Şu an elektrik faturası, su faturasının neredeyse 4 katı, akıl alır gibi değil. O bakımdan İSKİ'de talebi görüyoruz, mutlaka genel kurula gidilecek. İstişare edilsin diye yalvarıyoruz. Üç aydır istişare ediyorlar sözüm ona. Mecliste grubu olan partilerin üyeleri komisyonlar marifetiyle tartışsınlar. ‘Neye karşı çıkıyorsunuz o masada, söyleyin’; cevap yok. Ama kurul salonuna geliyorlar; ‘hayır’. Ya da kendi kafalarına göre bir oran. Neye göre bir oran? Yani bu bürokratlar, orada çalışan uzmanlar geçmişten bugüne çalışıyor çoğu. İETT'de de İSKİ'de de. İSKİ'de 30 senedir, 20 senedir çalışan insanlar var, onların yaptığı çalışmaları yok sayıyorlar. 10 günde, 15 günde bir meclis üyesi siyasi iradeyle ortaya koyduğu bir oranı meclise getirecek kadar şaşkın bir teklifle bizi karşılaştırıyor. O yüzden biz olağanüstü genel kurul yapmaya devam edeceğiz. Aksi takdirde her iki kurum da çok büyük bir zarar içerisine giriyor.”

İmamoğlu, “Gündemde size yönelik bir suikast ihbarı var. Öncelikle bu konuyla ilgili emniyet birimleri ya da adli makamlar tarafından bir işlem var mı” soru üzerine de şöyle konuştu:

“80’NE YAKIN MÜFETTİŞ GÖNDEREN ZATI MUHTEREMLER BU KONUYA DA AZAMİ İLGİ GÖSTERSİNLER: Ben de basından okudum, okuyorum. Yani bu tür hamleler olur olmaz, yazılır, çizilir birileri bu işi ihbar eder ya da itiraf eder. Ama bizim, yani şahsen benim beklentim, bu işle yetkili, ilgili olan kurum ve kuruluşların gerektiği zaman dilimlerinde siyasilere gereken açıklamaları ilgiyle, itinayla yapmaları ve iş birliği içinde olmalarıdır. Bunu temenni ediyoruz. Yoksa biz görevimizin başındayız. Bunlar olur, olacaktır da Türkiye’mizde bu tür konular geçmişte de olmuştur. Ama tam irademizle, gücümüzle kaygısız bir biçimde işimize devam ediyoruz. Ama aynı zamanda da tabii yetkililerin, ilgilerinin görevlerini iyi yapmalarını diliyoruz. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne 80’ne yakın müfettiş gönderip ‘her odada teftiş yapacağım’ diye ilgi gösteren, -ki teftiş edilmekten asla imtina etmiyoruz, korkmuyoruz- ilgiyi en yüksek seviyede gösteren zatı muhteremleri bu konulara da azami ilgiyi göstermeye davet ediyorum.”

İmamoğlu, “Danıştay davası sanığı Osman Yıldırım tarafından kaleme alınan ihbar mektubunda MOBESE görüntüleriyle ilgili dikkat çeken bir ifade var. Sizin Sarıyer'de Büyükelçi ile yediğiniz yemek ile giriş-çıkış görüntülerine atıf yapmış ve ‘bunlar gözdağıdır, suikasttan önceki son adımdır’ gibi ifadeler var. Sizi tedirgin ediyor mu” soruna da şu yanıtı verdi:

“BU MOBESE BİR LİNKLE AK PARTİLİ BAZI YETKİLİLERE Mİ BAĞLANDI: Yani bu mektubu yazan kişinin söyledikleri beni çok ilgilendirmiyor ama beni ilgilendiren tarafı şu: Bu kadar ayıp, bu kadar kötü bir durumu bize yaşatan, yani MOBESE meselesi ciddi bir meseledir, özel yaşama müdahaledir, bunu bize yaşatan kurum yetkilileri, bakandan başlamak üzere aşağıya doğru tek bir cevap, tek bir yazımıza, soruşturmamıza henüz bir cevap vermemiştir. Ama bu konudan asla vazgeçmeyeceğiz. Hukuki takibimiz devam etmektedir. Sadece o ayıp değil ki bir bakıyorsunuz bir ağaç meselesi gündeme geliyor. Yine bir milletvekili, bir MOBESE kaydını paylaşıyor. Herhalde tahmin ediyorum; bu MOBESE meselesi, bir linkle milletvekillerine mi bağlandı? Veya işte AK Partili bazı yetkililere mi bağlandı? Onlar üzerinden istendiğinde görüntüler paylaşılabiliyor mu? Böyle bir sistem mi var? Açıklasınlar bunu.”

İmamoğlu, “Türkiye'de 81 il, 30 büyükşehir var. Bu toplu ulaşım ve su zamları oralarda da mı verilmiyor? Sadece İstanbul'a özgü mü? Bugünkü toplantıda bununla ilgili bir karar ya da bir eylem planı çıkacak mı” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“İSTANBUL'A KARŞI YAPILAN BU TUTUM, 2019 İLE İLGİLİ YAŞANAN TRAVMA: İSKİ'yle ilgili sadece genel kurul kararı alınacak ve ondan sonra genel kurul yapılacak. Hani bugün bir genel kurul yok. Sadece istişare mekanizması sürüyor. Ne yazık ki bütün büyük şehirlerde hemen hemen birkaçı hariç zamlar takır takır yapılıyor. Düşünsenize, en pahalı suyu mal eden kurum İSKİ’dir. Çünkü Melen'den su basıyorsunuz, 250 kilometreden geliyor. Geçen seneki 1 milyar 300 milyon olan elektrik gideri bu sene 3,5 milyara yaklaşacak. En pahalı suyu getiren İstanbul Büyükşehir Belediyesi'dir. Şu an tarife olarak İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin su tarifesi Türkiye'de büyükşehirler arasında 28’inci sıradadır. Yani bu kadar rakam, tablo, her şey ortadadır. İstanbul'a karşı yapılan bu tutum; dediğim gibi 2019 ile ilgili yaşanan travma devam ediyor, yazık.”

Yorumlar (0)
15
kapalı
Günün Anketi Tümü
Sizce Esnaf Odaları Birliği'nin Yeni Başkanı Kim Olmalı?
Sizce Esnaf Odaları Birliği'nin Yeni Başkanı Kim Olmalı?
Namaz Vakti 16 Mayıs 2022
İmsak 03:53
Güneş 05:36
Öğle 12:59
İkindi 16:53
Akşam 20:13
Yatsı 21:49

Gelişmelerden Haberdar Olun

@