Kocaeli'nin Gebze ilçesinde yaşayan Dursun Türkan (37), yıllardır çocuğunu görebilmek için hukuk mücadelesi veriyor. 8 yaşındaki kızının annesinin, 2018 yılında çocuğa bakamadığını söylemesiyle birlikte evladına kavuşan Türkan, daha sonra kızın yine anneye verilmesiyle birlikte hayal kırıklığına uğradı. Mahkemenin çocuğun yararını düşünerek babasının yanında kalmasını uygun görmesinin ardından kızını yanına alan Türkan, verilen ara kararla bir şok daha yaşadı. Zonguldak'tan torunlarını görmeye gelen anne ve babasıyla vakit geçiren Türkan'ın evine icra memurları ve polis ekipleri geldi. Neye uğradığını şaşıran ailenin yanından zorla alınan küçük kız, anneye götürüldü. Mağdur baba ise o anları cep telefonu kamerasıyla kaydetti. Türkan şimdi evladı yerine onun oyuncaklarını severken, torunlarını görmeye gelen babaanne ve dedesi ise gözyaşları içinde kaldı.

“Polis karakoluna ‘Çocuğumu kaçırdı' diye ifade veriyorlar”

Piyade Uzman Çavuş Enes Özgün şehit oldu Piyade Uzman Çavuş Enes Özgün şehit oldu

2018 yılında çocuğunun annesinin kendisini aradığını söyleyen Dursun Türkan, “Çocuğa bakamadığını ve gelip Bilecik'ten almamı söyledi. Ben de çocuğumu almak için oraya gittim. Orada bir avukat yoluyla tutanak düzenlenmiş. Çocuğumun annesinin tutanakta yazdığı şu; ‘Çocuğu babasına sağ salim teslim ediyorum. Bundan sonra bütün ihtiyaçları babası Dursun Türkkan tarafından karşılanacak' diye yazmış. Çocuğu oradan teslim aldım. Arkamdan Cumhuriyet savcılığına, polis karakoluna ‘Çocuğumu kaçırdı' diye ifade veriyorlar, şikayette bulunuyorlar. Çocuk teslim tutanağıyla birlikte Cumhuriyet Başsavcılığına giderek bu kağıdı gösteriyorum. Cumhuriyet Başsavcılığı da iki imzayı karşılaştırarak çocuk teslim tutanağının gerçek olduğunu söylüyor. Çocuğun annesi ondan sonra beni tekrar aradı, 2 günlüğüne çocuğunu görmek istediğini söyledi. Ben de çocuğu anaokuluna yazdıracağımı söyledim. ‘2 gün bizde kalsın sonra tekrar alırsın' dediler. Çocuğu annesine verdim, o süreçten itibaren yaklaşık birkaç yıl alamadım çocuğumu” dedi.

Eski eşinin yaşadığı eve giderek çocuğunu görmek istediğini söylediğini aktaran Türkan, “Çocuğum dışarıdaydı, sonra yanıma gelince ayaklarının yara bere içinde, kan revan içinde olduğunu gördüm. ‘Bu çocuğun hali ne ?' dediğimde sessiz kaldılar. ‘Bu çocuğu neden doktora götürmüyorsunuz?' dedim. Ben baba olarak çocuğumu doktora götürmek istediğimi söyledim. Üvey dede tarafından bana ‘Sen çocuğu doktora götüremezsin, burada biz varız' gibi şeyler söylendi. Üvey dede çocuğum konusunda sürekli müdahil oluyor. Öz dedesi değil, bir şey değil. Ben ısrar edince çocuğu bana 1 günlüğüne vermeye karar verdiler. Ben bu konu hakkında Aile İçi Şiddet Bürosuna kaç defa başvurdum. Çocuğumun şiddete maruz kaldığını söyledim. Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundum. Çocuğum hakkında, kişiler hakkında hiçbir yasal işlem başlatılmadı. Ben bu konuda çok mağduriyet yaşadım. Çocuğumun psikolojini düzelttim, velayet davası açtım” diye konuştu.

Dava çerçevesinde görülen 2. mahkemede çocuğun üstün yararı sebebiyle babanın yanında kalmasına kanaat verildiğini kaydeden Türkan, “Çocuk, şiddete maruz kaldığını, üvey dede tarafından kömürlüğe kitlendiğini söylüyor. Şiddete maruz kaldığına dair değil de benim yanımdayken okula gitmediğine kanaat veriliyor. Çocuğun anneye verilmesi isteniyor. Şu anda da bir ara karar çıkarılmış. Benim hiçbir şeyden haberim yok. İcra memurları geldi. İcra memurları sadece icrasıyla mükelleftir. İcra memurlarının yanında psikolog da var. Psikoloğun görevi çocuğu ikna etmektir. Ama icra memurları sürekli müdahil oldular, çocuğumun psikolojisini bozdular. Çocuğum anneye veriliyor, benim bundan haberim yok. Tebligat, hiçbir şey gelmedi. Ailem komple perişan oldu.

Bir baba olarak çocuğum öyle bir elimden alındı ki, polis tarafından boynundan tutuldu, kolu zedelendi. Şiddete bile maruz kaldı bugün. Çocuk o anda ‘Ben babamla kalacağım' diyordu. Annesinden şiddet gördüğünü, üvey dede tarafından kömürlüğe kitlendiğini söylüyordu, ‘Onlara gitmek istemiyorum, ben babamın yanında mutluyum' diyordu. Hala daha çocuğa baskı yaptılar. Baskıyla, zorla alındı benim çocuğum elimden. Üvey dedenin 2 evladı madde bağımlılığından ölmüş. Bu konuyu ben Cumhuriyet Başsavcılığına da söyledim. Çocuğumun onların yanında kalmasını istemiyorum” şeklinde konuştu.