18.08.2018, 15:12 468

Rahat Yastık

                                                                                                                                                                                 

                                                                                                                                                                   17 Ağustos1999- 03.02

Çoğumuz birçok şeye fark etmeden bağlanır. Yöremiz, evimiz ve içindeki yaşam da bunlardan biridir. Sevdiğimiz birini ziyaret etmek ya da gezmek için bir yere gittiğimizde, bizi rahatsız eden bir şey yokken bile uykumuz bölünür. İlle de yastığımızı ararız.

Bazen de yaşamda donuklaşıverir her şey, özlemler ya da kaygılar böler uykuları. Yastık bizim yastıktır ama “diken olur” uykumuz bölünür, huzuru ararız.

17 Ağustos, 03. de yaşanan deprem da bizi uykuda yakaladı. Resmi rakamlara göre görece daha az söylense de 50.000’e yakın vatandaşımızı yer sakladı ve ebedi uykuya aldı. Bir çoğumuzu da deprem yalnız yastığımızdan değil, evimizden, mahallemizden edip, kara bir göçe zorladı.

Ülkemizde ne zaman bir felaket yaşansa ardından bir uğultu başlıyor. Olaydaki suç birden gelin olan sarımsağa dönüşüyor ve kimse üzerine alınmıyor. O günleri hatırlayanlar bilirler. “Efendim orada uygunsuz eğlenceler oluyormuş Allah da onların müstahakkını vermiş…Burada sorulacak soru şudur ki doğal felaketler Allahın cezası ya da gazapları arasında yer alır mı? Bu başlı başına bir konudur; bunu kutsal metinlerdeki gazap mesellerini inceleyerek hangi şartlarda Allah’ın böyle karar aldığı araştırılabilir.

Böylesi günlerde suçu bireylere yüklemek de başka bir genel davranıştır. Ogünlerde de müteahhitlere çatılmıştı. Tabii fırsatı bilip “Vur abalıya” mantığı çok basit bir eylemdir. İnsan ne yaparsa yapsın bunu bir sitem içinde yaptığından devletin denetim mekanizmaları devrede olmalı ve her alan için standartlar üretilmelidir.

Nitekim 2000 yılından sonra inşaat sektöründe yapı denetim kurumları oluşturularak devlet mekanizması, denetleyici rolünü üstlenmiştir. Hiç kimse bu mekanizmayı da “Allahın işine karışmak” olarak yorumlamamış sonuçlarından memnuniyet duyulmuştur.

Ogünlerde bireylere de çok çatılmıştı. “Efendim fayansına bakmadan ev almasalarmış. İnsan evi inceleyerek alır…” İnsanı öteleyen, empatiden yoksun bir yargı üretmek çok kolay bir davranıştır. Ancak bu anlayış, insanı öteleyen ve sorunla ilgilenmek yerine onu yok sayma eğilimidir.

Her insanın bildiği şeyler de bilmediği şeyler de mevcuttur. Bir sistem içinden yaşamanın kolaylığı ve gereği burada yatar. Hiç kimse ev sahibi olmadan önce mühendis, hasta olmadan önce doktor olamaz. Olmaya kalkarsa da bu işlerin tabandan zorlanması olur ki, o zaman herkesin her konuda, her şeyi bilmesini gerektirir. İnsan ömrü buna yetmez. Değil her konuda her şeyi bilmeyi, belli bir konudaki her şeyi bile bilmiyoruz. Ben güzel börek yaparım, diğeri de sağlam ev yapmalıdır.

Başka bir sorun ise doğal felaketler karşısında “Depreme hazırlıklı değildik” yaklaşımıdır. Deprem, olmadan önce randevu istemez. Yüz yüze geldiğimiz sorunlarla başa çıkabilmek Sağduyu ve Öngörü gerektirir. Hiç kimsenin kâhin olmasına gerek yoktur. Ancak bilimsel bilgiye itibar etmek şarttır. Tabiatın fiziksel yasalarıyla alay edemeyiz ve hafife alamayız. Bir coğrafyada jeolojik koşulların ne olduğu bellidir. Kaldı ki, bizler yüzyıllardır bu topraklarda yaşıyoruz ve buranın turisti değiliz. O halde riskimizin ne olduğunu bilmeliyiz ki ona göre inşa işini planlamalıyız.

2000 yılından sonra Türkiye’nin deprem haritası çıkarıldı ve zaman zaman da gelişen araştırmalara göre halka bilgilendirme yapılmaya devam ediliyor. Artık fay üzerine ev yapılmayacağı, deniz kumu kullanılmayacağı herkesin bildiği konular arasında yer aldı.

Nasrettin Hoca’nın suya giden kızını dövme nedenini biliriz.

Devletlerde kurumlar vardır. Bazıları bilgi üretir, bazıları girişimleriyle iş yapar, bazılara da yapılan işin üretilen bilgi ve standartlara uygun olup olmadığını kontrol eder. İşlerin olumlu sonuç vermesi koordine olmaya bağlıdır. Bunların hepsine ihtiyacımız vardır. Birine diğerine göre daha çok önem verirsek de yok sayamayız.

Türkiye’de konuşulan sorunlardan birisi de bu kurumlar arasındaki koordinasyondur. Her ne kadar doğal bir felaket olduğunda tıpkı deprem zamanında olduğu gibi kurulan kriz masaları ve araştırmalarla eskiye göre pek çok alanda iyileşme varsa da hala bunun kalıcı olarak düzeltilebildiğinden söz edemeyiz. 1999 depreminde bir bölgedeki bazı binalar için verilen altı ayrı raporun üçünde oturulur üçünde oturulamaz kararı alındığına tanık oldum. Vatandaş papatya falına bakarak karar veremez

Son günlerde “İmar Barışı” ile ilgili düzenlemeler var. Her ne kadar vatandaş bundan yarar göreceğini düşünüyorsa da yapı denetiminin yine işbaşında olması zorunludur. Binanızın affı ya da tapusunun olması onun fiziksel koşullarını değiştirmez. Bu nedenle bina standartlarının uygun olduğu kadar anlaşılır ve uygulanmış olması; imar barışının da yeni bir felaketin yasal kılıfı olmaması gerekir.

Şüphesiz ki inşaat sektörü her zaman canlı bir sektör ve son düzenlemeler ve teknolojik gelişmelerle daha iyi bir duruma geldi. Yine de tedbiri elden bırakmamakta yarar var. İnsan olarak yaşamımızın büyük kısmını binalarda geçiriyoruz. Evdeki yaşamımızın çoğunu da uykuda. Yani yastığımızla. En rahat yastığın da vicdan olduğu söylenir.

Devlet ya da birey olarak sorumluluklarımızı “İnsan hayatının kutsallığı ve yaşamın korunması” ilkesine göre yerine getirirsek iyi uykular dileyebiliriz.

Ya değilse uykumuz bölünür, medet ararız.

Yorumlar (0)
11°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 29 Mayıs 2020
İmsak 03:36
Güneş 05:26
Öğle 13:00
İkindi 16:56
Akşam 20:25
Yatsı 22:06
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@