<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Eskişehir Haber</title>
    <link>https://www.eskisehirhaber.com</link>
    <description>Eskişehir Haber, Eskişehirspor Haber, Gündem ve Son Dakika Eskişehir Haberleri Eskişehir’in En Çok Takip Edilen Haber Sitesi; EskisehirHaber.com</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.eskisehirhaber.com/rss/saglik" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024 Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sat, 09 May 2026 09:59:27 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/rss/saglik"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye’de Hantavirüs Vakası Var mı? Bakanlıktan Yeni Açıklama!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi-bakanliktan-yeni-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi-bakanliktan-yeni-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de hanta virüs vakası görüldü mü? Sağlık Bakanlığı konuya dair önemli açıklamalarda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, kamuoyunda gündeme gelen hantavirüs iddialarına ilişkin açıklama yaptı. Bakanlık, Türkiye’de şu ana kadar doğrulanmış pozitif bir hantavirüs vakasının tespit edilmediğini bildirdi.</p>

<h3>Bakanlık Süreci Yakından Takip Ediyor</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, hantavirüsle ilgili gelişmelerin bilimsel veriler doğrultusunda titizlikle takip edildiği belirtildi.</p>

<p>Açıklamada, halk sağlığını tehdit edebilecek bulaşıcı hastalıklara karşı tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarının sürdürüldüğü ifade edildi.</p>

<p><img alt="Sağlik Bakanliği Hantavi̇rüs Açiklamasi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2026/05/saglik-bakanligi-hantavirus-aciklamasi.png" width="1280" /></p>

<h3>Türkiye’de Hantavirüs Vakası Var mı?</h3>

<p>Bakanlık açıklamasında, Türkiye’de hantavirüse ilişkin doğrulanmış bir vaka bulunmadığı vurgulandı. Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada ise şu ifadelere yer verildi:</p>

<p>‘’Kamuoyuna yansıyan hantavirüs vakalarına ilişkin süreç, Bakanlığımız tarafından bilimsel esaslar doğrultusunda titizlikle takip edilmektedir.</p>

<p>Ülkemizde henüz pozitif vaka tespit edilmemiştir. Vatandaşlarımızın yalnızca resmî makamlar tarafından yapılan açıklamaları dikkate almaları, kamuoyunda dolaşıma giren doğrulanmamış bilgilere karşı dikkatli olmaları önem arz etmektedir.</p>

<p>Bakanlığımız; halk sağlığını tehdit edebilecek her türlü bulaşıcı hastalığa karşı; tarama, önleme, kontrol ve izleme çalışmalarını ilgili tüm birimleriyle kesintisiz şekilde sürdürmektedir.’’</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Hantavirüs Nedir, Hantavirüs Nasıl Bulaşır?</h3>

<p>Hantavirüs, çoğunlukla kemirgenlerden insanlara bulaşan viral bir hastalık olarak biliniyor. Virüs; kemirgenlerin kurumuş dışkı, idrar ve salyalarının karıştığı havanın solunmasıyla, bazı durumlarda ise ısırılma veya tırmalanma yoluyla insanlara geçebiliyor.</p>

<h3>Hantavirüs Belirtileri Nelerdir?</h3>

<p>Hantavirüs enfeksiyonunun ilk belirtileri genellikle grip benzeri semptomlarla başlıyor. Enfeksiyondan sonraki 1 ila 2 hafta içinde ortaya çıkabilen belirtiler arasında yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve yorgunluk yer alıyor.</p>

<p>Ayrıca mide bulantısı, kusma, karın ağrısı, iştahsızlık ve bazı vakalarda ishal de görülebiliyor. Hastalığın geç belirtilerinde ise öksürük, nefes darlığı, göğüste sıkışma hissi ve düşük tansiyon gibi belirtiler ortaya çıkıyor. Uzmanlar, belirtilerin ilerlemesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşlarına başvurulması gerektiğini belirtiyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi-bakanliktan-yeni-aciklama</guid>
      <pubDate>Fri, 08 May 2026 17:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/05/turkiyede-hantavirus-vakasi-var-mi-bakanliktan-yeni-aciklama.png" type="image/jpeg" length="89169"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni Salgın Kapıda mı? Hantavirüs İçin DSÖ’den Açıklama]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/yeni-salgin-kapida-mi-hantavirus-icin-dsoden-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/yeni-salgin-kapida-mi-hantavirus-icin-dsoden-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni salgın kapıda mı? Dünya genelinde hantavirüs kaynaklı peş peşe duyurulan haberlerin ardından Dünya Sağlık Örgütü’nden açıklama geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Atlas Okyanusu’nda seyreden Hollanda bayraklı bir yolcu gemisinde hantavirüs nedeniyle yaşanan ölümler, dünya genelinde endişeye neden oldu. Uzmanlar, mevcut durumda küresel bir pandemi riskinin düşük olduğunu belirtirken, virüsün potansiyeline dikkat çekiyor.</p>

<h3>Yolcu Gemisinde Hantavirüs Alarmı</h3>

<p>Arjantin’den 1 Nisan’da hareket eden Hollanda bayraklı MV Hondius adlı yolcu gemisinde hantavirüs vakaları tespit edildi.</p>

<p>26 ülkeden 147 yolcu ve mürettebatın bulunduğu gemide şu ana kadar 3 kişinin hayatını kaybettiği bildirildi. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), 6 Mayıs itibarıyla gemide 8 hantavirüs vakasının bulunduğunu açıkladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>DSÖ’den Hantavirüs Açıklaması!</h3>

<p>Dünya Sağlık Örgütü tarafından yapılan açıklamada, yolcuların, temaslıların ve mürettebatın güvenliğinin sağlanması için ilgili ülkelerle iş birliğinin sürdüğü belirtildi.</p>

<p>DSÖ Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus ise durumun Covid-19 salgınıyla kıyaslanamayacağını ifade ederek, “Dünyanın geri kalanı için risk düşük” değerlendirmesinde bulundu.</p>

<h3>Temaslılar Karantinaya Alındı</h3>

<p>Virüs nedeniyle hayatını kaybeden bir yolcuyla temas ettiği belirlenen, Hollanda merkezli KLM Havayolları bünyesindeki bir kabin memurunun ise karantinaya alındığı bildirildi.</p>

<p>Ayrıca, Güney Afrika’nın Johannesburg kentine yapılan uçuşta bulunan yolcu ve mürettebatla iletişime geçilmeye çalışıldığı belirtildi.</p>

<h3>Gemi Kanarya Adaları’na Gidiyor</h3>

<p>Hantavirüs vakalarının ardından gemide bulunan bazı hastaların tahliye edilerek Hollanda’ya sevk edildiği açıklandı. Yolcu gemisinin ise İspanya’ya bağlı Kanarya Adaları’ndaki Tenerife Limanı’na doğru seyrini sürdürdüğü bildirildi.</p>

<p>İspanya Sağlık Bakanı Monica Garcia Gomez, sağlık durumu uygun olan yabancı yolcuların buradan ülkelerine gönderileceğini açıkladı.</p>

<h3>Uzmanlar Yakından Takip Ediyor</h3>

<p>Uzmanlar, mevcut tabloya göre hantavirüsün küresel çapta bir salgına dönüşme riskinin düşük olduğunu belirtse de, vaka kümelenmelerinin dikkatle takip edildiğini ifade ediyor. Özellikle uluslararası seyahatler ve temas zincirleri nedeniyle sağlık otoriteleri süreci yakından izliyor.</p>

<h3>Hantavirüs Nedir?</h3>

<p>Hantavirüs, Bunyaviridae ailesine mensup RNA yapılı bir virüs olarak biliniyor. İsmini ise ilk kez izole edildiği Güney Kore’de bulunan Hantaan Nehri’nden alıyor. Virüsün neden olduğu ve Kanamalı Ateşle Seyreden Renal Sendrom (HFRS) olarak adlandırılan hastalık türü ağırlıklı olarak Asya ve Avrupa kıtalarında görülüyor. Hantavirüsün, Hantavirüs Pulmoner Sendromu (HPS) olarak bilinen ve akciğerleri etkileyen tipi ise daha çok Amerika kıtasında yaygın olarak rastlanıyor.</p>

<p>Türkiye’de ise hantavirüsün ilk olarak 1997 yılında görüldüğü belirtildi. Hantavirüs çoğunlukla kemirgenlerden bulaşan bir hastalık olarak biliniyor. Virüs; solunum yetmezliği, iç kanama ve böbrek yetmezliğine sebebiyet verebiliyor. Ancak şu anda Türkiye için herhangi bir risk bulunmuyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/yeni-salgin-kapida-mi-hantavirus-icin-dsoden-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 07 May 2026 15:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/05/hantavirus-icin-dsoden-aciklama.png" type="image/jpeg" length="29124"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigara Satışlarına Yeni Zorunluluk Geliyor! Japon Modeli Gündemde!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/sigara-satislarina-yeni-zorunluluk-geliyor-japon-modeli-gundemde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/sigara-satislarina-yeni-zorunluluk-geliyor-japon-modeli-gundemde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanlığı, tütünle mücadele kapsamında yeni düzenlemeler üzerinde çalışmaya devam ediyor. Bu kapsamda Japon modeli gündeme geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanlığı, tütünle mücadele kapsamında yeni düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Japonya’daki model örnek alınarak sigara alımında kimlik ibrazı zorunluluğu gündeme geldi. Hali hazırda 18 yaşından küçüklere sigara satışı yasak olsa da kimlikle alışveriş zorunluluğunun daha sıkı şekilde uygulanmasına yönelik çalışmalar masaya yatırıldı.</p>

<h3>Sigara Satışlarına Yeni Düzenleme</h3>

<p>Sağlık Bakanlığı, tütün kullanımını azaltmaya yönelik yeni uygulamalar üzerinde çalışma yürütüyor. Bu kapsamda sigara satışında yaş kontrolünü daha sıkı hale getirecek modeller değerlendiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Japonya Modeli İnceleniyor</h3>

<p>Bakanlık, Japonya’da uygulanan sistemi gündemine aldı. Söz konusu modele göre sigara satın almak isteyen kişilerin, 20 yaş ve üzeri olduklarını kimlik belgesiyle kanıtlamaları gerekiyor.</p>

<h3>Kimlik İbrazı Zorunlu Olabilir</h3>

<p>Değerlendirilen düzenlemenin hayata geçirilmesi halinde Türkiye’de de sigara alımında kimlik ibrazı zorunlu hale gelebilecek. Böylece özellikle gençlerin tütün ürünlerine erişiminin sınırlandırılması hedefleniyor.</p>

<h3>Yeni Mevzuat Çalışması Sürüyor</h3>

<p>Bakanlık ayrıca kapalı alanlarda tütün kullanımına ilişkin yeni mevzuat düzenlemeleri üzerinde de çalışıyor. Bu kapsamda “dumansız hava sahasının” genişletilmesine yönelik adımların atılması planlanıyor.</p>

<h3>Amaç Tütün Kullanımını Azaltmak</h3>

<p>Yapılması planlanan düzenlemelerle birlikte toplum genelinde tütün kullanımının azaltılması ve bağımlılıkla mücadelenin güçlendirilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/sigara-satislarina-yeni-zorunluluk-geliyor-japon-modeli-gundemde</guid>
      <pubDate>Tue, 05 May 2026 17:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/05/sigara-satislarina-yeni-zorunluluk-geliyor-japon-modeli-gundemde.png" type="image/jpeg" length="15587"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık Tek Tek Duyurdu! Pide Harcında Eşek Eti Tespit Edildi!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-tek-tek-duyurdu-pide-harcinda-esek-eti-tespit-edildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-tek-tek-duyurdu-pide-harcinda-esek-eti-tespit-edildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan Taklit veya Tağşiş Yapılan Gıdalar listesine göre bir skandal daha ortaya çıktı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı, gıda güvenliğine yönelik yürüttüğü denetimler sonucunda taklit veya tağşiş yaptığı kesinleşen firmalara ait güncel listeyi kamuoyuyla paylaştı. Denetimlerde lahmacun, pide ve sucuk gibi ürünlerde mevzuata aykırı içerikler belirlendi.</p>

<p>Yayımlanan listede, farklı ürün gruplarında içerik ile etiket bilgileri arasında uyumsuzluklar tespit edildiği belirtildi.</p>

<h3>Et Ürünlerinde Uygunsuzluklar</h3>

<p>Denetimler kapsamında özellikle et ürünlerinde ciddi uygunsuzluklara rastlandı. Bazı işletmelerde lahmacun ve pide iç harçlarında, ürün içeriğinde belirtilmemesine rağmen sakatat, kalp ve taşlık gibi parçaların kullanıldığı tespit edildi.</p>

<p>Ayrıca dana eti olarak satışa sunulan bazı köfte, kebap ve sucuk ürünlerinde mekanik ayrılmış kanatlı eti ve kanatlı et karışımları bulunduğu açıklandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tek Tırnaklı Eti Tespiti</h3>

<p>İzmir’in Çiğli ilçesinde faaliyet gösteren bir işletmeden alınan çiğ pide harcı örneğinde ise mevzuata aykırı şekilde tek tırnaklı hayvan eti (at, eşek gibi) tespit edildiği bildirildi.</p>

<p><img alt="Pide Harcında Tek Tırnaklı Eti Tespit Edildi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/pide-harcinda-tek-tirnakli-eti-tespit-edildi.png" width="1280" /></p>

<h3>Zeytinyağı ve Balda Tağşiş</h3>

<p>Bitkisel yağlar kategorisinde yapılan incelemelerde, “natürel sızma zeytinyağı” olarak satılan bazı ürünlerin içine daha düşük kaliteli yağlar ve farklı tohum yağlarının karıştırıldığı belirlendi.</p>

<p>Benzer şekilde süzme çiçek balı ürünlerinde de doğal içeriği yansıtmayan taklit ve tağşiş uygulamalarına rastlandığı ifade edildi.</p>

<p><img alt="Usulsüzlük Tespit Edilen Firmalar Tek Tek Açıklandı" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/usulsuzluk-tespit-edilen-firmalar-tek-tek-aciklandi.png" width="1280" /></p>

<h3>Sağlığa Zararlı Maddeler Tespit Edildi</h3>

<p>Bakanlık, bazı bitkisel macunlar, takviye edici gıdalar, çikolatalar ve alkolsüz içeceklerde gıdalarda kullanımı yasak olan ilaç etken maddelerinin bulunduğunu açıkladı.</p>

<p>Ayrıca fıstıklı sarma, toz biber ve bazı süt ürünlerinde gıdalarda kullanımına izin verilmeyen boyalar ile yabancı yağların kullanıldığı da tespit edildi. Yetkililer, tüketici sağlığını korumak amacıyla denetimlerin aralıksız sürdürüleceğini belirtti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-tek-tek-duyurdu-pide-harcinda-esek-eti-tespit-edildi</guid>
      <pubDate>Fri, 17 Apr 2026 17:36:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/bakanlik-tek-tek-duyurdu-pide-harcinda-esek-eti-tespit-edildi.png" type="image/jpeg" length="67377"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Sigarada Yolun Sonu! Sigara Bu Tarihte Tamamen Yasaklanacak!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/sigarada-yolun-sonu-sigara-bu-tarihte-tamamen-yasaklanacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/sigarada-yolun-sonu-sigara-bu-tarihte-tamamen-yasaklanacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye’de sigara kullanımı ve satışında yolun sonu göründü. Bu tarihten itibaren sigaranın tamamen yasaklanması öngörülüyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Hazırlanan yasa taslağına göre Türkiye’nin 2040 yılı itibarıyla tütün ürünlerini tamamen yasaklamayı hedeflediği, bu sürece kadar ise kademeli sıkılaştırmaların uygulanacağı öngörülüyor.</p>

<h3>Türkiye’de Sigaraya Yönelik Devrim Niteliğinde Düzenleme</h3>

<p>Türkiye’de halk sağlığını korumaya yönelik hazırlanan yeni yasa teklifi taslağıyla, 2040 yılı itibarıyla tütün ürünlerinin tamamen yasaklanması hedefleniyor. Avrupa Birliği hedefleriyle uyumlu olduğu belirtilen düzenleme, yaklaşık 19 milyon sigara kullanıcısını doğrudan ilgilendiriyor.</p>

<h3>2040 Sonrası Tam Yasak Planlanıyor</h3>

<p>Taslağa göre 1 Ocak 2040’tan itibaren tütün ürünlerinin üretimi, ithalatı ve satışı tamamen yasaklanacak. Bu tarihten sonra kuralları ihlal edenlere 1 milyon ile 5 milyon lira arasında değişen ağır para cezaları uygulanması öngörülüyor.</p>

<h3>Sigara Yasakları Kademeli Uygulanacak</h3>

<p>Tam yasağa kadar geçecek süreçte ise tütün kullanım alanlarının daraltılması planlanıyor. Yeme-içme alanlarının açık bölümlerinde sigara içilmesinin yasaklanması, hastane ve üniversite çevrelerinde belirli mesafe kuralları getirilmesi ve çocuk parkları, plajlar ile spor alanlarında sigara kullanımının tamamen sınırlandırılması düzenlemeler arasında yer alıyor.</p>

<h3>Tütün Ürünleri Tanımı Genişletiliyor</h3>

<p>Yeni düzenleme ile elektronik sigara, ısıtılmış tütün ürünleri ve nikotin içeren tüm sistemlerin yanı sıra sigarayı taklit eden ürünlerin de “tütün ürünü” kapsamına alınacağı belirtiliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Ağır Yaptırımlar Öngörülüyor</h3>

<p>Taslakta denetim yetkisinin mülki idare amirlerine devredilmesi, ihlallerde yüksek para cezaları ve ruhsat iptali gibi yaptırımların uygulanması yer alıyor. Çocuklara tütün ürünü satanlara ise hapis cezası öngörüldüğü ifade ediliyor.</p>

<p>Söz konusu düzenlemenin, Türkiye’de tütün bağımlılığını azaltmayı ve gelecek nesilleri korumayı amaçlayan en kapsamlı sağlık reformlarından biri olacağı belirtiliyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/sigarada-yolun-sonu-sigara-bu-tarihte-tamamen-yasaklanacak</guid>
      <pubDate>Sun, 12 Apr 2026 12:59:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/sigarada-yolun-sonu-sigara-bu-tarihte-tamamen-yasaklanacak.png" type="image/jpeg" length="10449"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık İfşa Etti! Ünlü Çay Markasının İçinden Çıkan Pes Dedirtti!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-ifsa-etti-unlu-cay-markasinin-icinden-cikan-pes-dedirtti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-ifsa-etti-unlu-cay-markasinin-icinden-cikan-pes-dedirtti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından tağşiş listesi güncellendi. Ünlü çay markasının içinden çıkan pes dedirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından yayımlanan tağşiş listesinde, bir çay markasının ürünlerinde gıda boyası kullanıldığı ortaya çıkarıldı.</p>

<h3>Denetimlerde “Renk Oyunu” Ortaya Çıktı</h3>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığı denetçileri tarafından gerçekleştirilen analizlerde, siyah çay üretiminde tüketiciyi yanıltmaya yönelik gıda boyası kullanıldığı tespit edildi. Laboratuvar sonuçları, çayın doğal yapısına müdahale edildiğini ortaya koydu.</p>

<p>Bakanlığın paylaştığı resmi verilere göre, Altıncezve Gıda Konfeksiyon Tekstil Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait ürünlerde uygunsuzluk belirlendi. Firmanın “Altıncezve Ehl-i Keyf” markalı 3 kilogramlık siyah çay paketlerinde yapılan incelemelerde harici gıda boyası bulunduğu tescillendi.</p>

<p><img alt="Bakanlığın Takli̇t Veya Tağşi̇ş Yapilan Gidalar Listesi" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/bakanligin-taklit-veya-tagsis-yapilan-gidalar-listesi.png" width="1280" /></p>

<h3>Toplatma Süreci Başlatıldı</h3>

<p>Gıda boyası tespit edilen çay için idari yaptırım süreci başlatıldı. Yetkililer, özellikle “2884” parti numaralı ürünlere dikkat çekerek bu ürünlerin piyasadan toplatılması ve imha edilmesi sürecinin takip edildiğini bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Tüketicilere Uyarı</h3>

<p>Uzmanlar, boyalı çayların demlenme sırasında normalden çok daha hızlı ve koyu renk vermesinin önemli bir belirti olduğunu ifade etti. Vatandaşların, Bakanlığın güncel ifşa listelerini takip ederek şüpheli ürünleri ilgili birimlere bildirmesi istendi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-ifsa-etti-unlu-cay-markasinin-icinden-cikan-pes-dedirtti</guid>
      <pubDate>Mon, 06 Apr 2026 17:29:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/bakanlik-ifsa-etti-unlu-cay-markasinin-icinden-cikan-pes-dedirtti.png" type="image/jpeg" length="51446"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakanlık O Ürünü Toplatıyor! Çocuklar İçin Büyük Tehlike!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-o-urunu-toplatiyor-cocuklar-icin-buyuk-tehlike</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-o-urunu-toplatiyor-cocuklar-icin-buyuk-tehlike" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanlığı, Güvensiz Ürün kapsamında çocukların sık tercih ettiği bir ürün için toplatma ve piyasa arzının yasaklanması kararı aldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Ticaret Bakanlığı denetimlerinde risk taşıdığı belirlenen “Collex” marka parmak ve yüz boyasının satışı yasaklandı. Ürün için toplatma kararı alındı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>Güvensiz Ürün Listesine Girdi</h3>

<p>Ticaret Bakanlığı tarafından yapılan denetimler sonucunda, çocuklara yönelik satılan “Collex” marka parmak ve yüz boyası güvensiz ürün olarak tespit edildi. Ürün, Güvensiz Ürün Bilgi Sistemi (GÜBİS)’nde yayımlanan 16 Mart tarihli bildirimle yasaklandı.</p>

<p><img alt="Yasaklanan Yüz Boyası" class="detail-photo img-fluid" height="720" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/yasaklanan-yuz-boyasi.png" width="1280" /></p>

<h3>Testlerden Geçemedi</h3>

<p>Denetimlerde, ürünün Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği kapsamında belirlenen limit değerleri aşan kimyasal içerikler barındırdığı belirlendi.</p>

<p>Söz konusu ürünün güvensizlik nedeni olarak yapılan açıklamada: ‘’Oyuncak Güvenliği Yönetmeliği Ek-2 Kısım-C’De Belirlenen Kimyasallar İçin Özel Limit Değerleri Ve Ts En 71-9&amp;10&amp;11 Test Metotlarına Göre Koruyucular Başlığı Altında 2-Metilisothiazolin-3 (2H) –On (Cas Numarası:2682-20-4)” Kimyasalından (Limit Değer:0,25Ppm Siyah: 0,1Ppm, Yeşil: 0,4Ppm, Mavi: 0,4Ppm, Kırmızı: 0,8Ppm, Sarı:0,4 Ppm, Beyaz: 0,5Ppm“Kalır” Sonucu Almıştır’’ ifadelerine yer verildi.</p>

<h3>Satış Yasaklandı, Toplatma Kararı Alındı</h3>

<p>Söz konusu riskler nedeniyle “Collex” marka ürünün piyasaya arzı yasaklanırken, satışta bulunan ürünlerin de toplatılmasına karar verildi. Yetkililer, tüketicilerin bu ürünü kullanmamaları konusunda uyarıda bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/bakanlik-o-urunu-toplatiyor-cocuklar-icin-buyuk-tehlike</guid>
      <pubDate>Sun, 05 Apr 2026 16:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/04/bakanlik-o-urunu-toplatiyor-cocuklar-icin-buyuk-tehlike.png" type="image/jpeg" length="92325"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bakan Memişoğlu Duyurdu! 36 İlaç Daha Artık Ücretsiz Olacak!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-36-ilac-daha-artik-ucretsiz-olacak</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-36-ilac-daha-artik-ucretsiz-olacak" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, 36 ilacın daha artık ücretsiz olacağını duyurdu. Geri ödeme listesinin kapsamı genişledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, diyabet ve hemofili başta olmak üzere 36 ilacın geri ödeme kapsamına alındığını duyurdu. İlaçların 27’sinin yerli üretim olduğu belirtildi.</p>

<h3>36 İlaç İçin Geri Ödeme Kararı</h3>

<p>Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, diyabet, hemofili, enfeksiyon hastalıkları, alerji aşıları ve kan ürünleri başta olmak üzere toplam 36 ilacın geri ödeme kapsamına alındığını bildirdi.</p>

<h3>Yerli Üretim Vurgusu</h3>

<p>Açıklamada, geri ödeme listesine alınan ilaçların 27’sinin yerli üretim olduğuna dikkat çekildi. Bu adımın hem sağlık hizmetlerine erişimi artırması hem de yerli üretimi desteklemesi hedefleniyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<h3>“En Güncel Tedavilere Erişim Güçlenecek”</h3>

<p>Bakan Memişoğlu paylaşımında, vatandaşların en güncel tedavilere erişimini güçlendirmeye yönelik çalışmaların sürdüğünü belirtti. Açıklamada, sağlık alanında yerli üretimi destekleme kararlılığının devam ettiği ifade edildi.</p>

<p>Memişoğlu, “Bayramımızın bereketi, yerli şifa müjdesi” ifadeleriyle duyurduğu gelişmenin ülkeye ve millete hayırlı olmasını temenni etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/bakan-memisoglu-duyurdu-36-ilac-daha-artik-ucretsiz-olacak</guid>
      <pubDate>Sun, 22 Mar 2026 10:46:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2026/03/bakan-memisoglu-duyurdu-36-ilac-daha-artik-ucretsiz-olacak.png" type="image/jpeg" length="61994"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Dünyaca ünlü markalar inceleniyor; Akne kremlerinde kanserojen şoku!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/dunyaca-unlu-markalar-inceleniyor-akne-kremlerinde-kanserojen-soku</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/dunyaca-unlu-markalar-inceleniyor-akne-kremlerinde-kanserojen-soku" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Amerika Birleşik Devletleri (ABD) merkezli bağımsız laboratuvar Valisure, ünlü markaların akne tedavisinde kullanılan kremlerinde yaptığı testlerde yüksek düzeyde kanserojen maddeye rastlandığını duyurdu]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Dünyaca Ünlü Akne kremlerinde kanserojen madde tespit edildi!</p>

<p>ABD merkezli Valisure laboratuvarı, bazı popüler akne kremlerinde yüksek oranda kanserojen madde bulduğunu açıkladı. Bu durum, akne tedavisi için bu ürünleri kullanan kişilerde endişe yarattı.</p>

<p>Kanserojen maddeye rastlanan markalar arasında:</p>

<p>Estee Lauder'in sahibi olduğu Clinique</p>

<p>Target'ın sahibi olduğu Up &amp; Up</p>

<p>Reckitt Benckiser'in sahibi olduğu Clearasil</p>

<p>Proactiv</p>

<p>PanOxyl</p>

<p>Walgreens'in akne sabunu</p>

<p>Walmart'ın Equate Beauty akne kremi</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Valisure, FDA'ya dilekçe sunarak:</p>

<p>Söz konusu ürünlerin piyasadan çekilmesini</p>

<p>Bir soruşturma başlatılmasını</p>

<p>Sektör kılavuzunun gözden geçirilmesini talep etti.</p>

<p>Laboratuvarın açıklamasına göre:</p>

<p>Halktv'nin haberine göre, Benzoil peroksit içeren akne kremlerinde "kabul edilemez derecede yüksek" benzen oluşabiliyor.</p>

<p>Bu durum, güneş kremi ve diğer ürünlerde rastlanan benzen kirliliğinden farklı.</p>

<p>Benzoil peroksit ürünlerindeki benzen, benzoil peroksitin kendisinden kaynaklanıyor.</p>

<p>Bazı ürünlerde FDA'nın benzen için belirlediği limitin 800 katı benzen bulundu.</p>

<p>Estee Lauder'in hisse senedi borsada %3 değer kaybetti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/dunyaca-unlu-markalar-inceleniyor-akne-kremlerinde-kanserojen-soku</guid>
      <pubDate>Thu, 07 Mar 2024 11:08:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/03/krem-kadin-akne.jpg" type="image/jpeg" length="33154"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı uzmanlardan önemli bir tavsiye geldi!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/solunum-yolu-enfeksiyonlarina-karsi-uzmanlardan-onemli-bir-tavsiye-geldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/solunum-yolu-enfeksiyonlarina-karsi-uzmanlardan-onemli-bir-tavsiye-geldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzmanlar, propolisin düzenli tüketiminin virüs ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlara karşı bağışıklık sistemini doğal olarak desteklemede etkili olduğunu bildirdi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Solunum yolu enfeksiyonları, erişkinlerde yılda ortalama 2-4 kez, çocuklarda ise 6-10 kez görülüyor. Enfeksiyonlarla mücadelede ise bağışıklık sisteminin doğal olarak desteklenmesi önem kazanıyor.</p>

<p>Eskişehir Osmangazi Üniversitesi KBB Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cemal Cingi, “Mevsimsel olarak RSV, rhinovirüs, influenza ve Covid-19 virüsleri pik yapmış durumda ve bu virüsler, solunum yolu enfeksiyonları ile karakterizedir. Bağışıklık sistemi düşük bireylerde ise artan virüs yükü, bakteriyel enfeksiyonlarla bir araya geldiğinde, üst solunum yolları enfeksiyonlarına alt solunum yolu enfeksiyonları da eşlik ediyor. Bu durum, hastalık şiddetinin artmasına ve iyileşme süresinin uzamasına neden oluyor. Buna karşılık, güçlü bir bağışıklık sistemine sahip bireylerde, virüs ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlar daha hafif belirtilerle seyrediyor, bu bireyler hastalığı ayakta atlatabiliyor. Buna karşılık doğal bir arı ürünü olan propolis, içerdiği fenolik ve flavonoidler sayesinde bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcı oluyor” dedi.</p>

<p>Arı Ürünleri Uzmanı Gıda Yüksek Mühendisi Dr. Aslı Elif Tanuğur Samancı ise şu açıklamalarda bulundu:<br />
“Günümüzde, yetersiz ve dengesiz beslenme, fast food tüketimi, sigara ve alkol kullanımı, yetersiz uyku, stres gibi çevresel faktörler bağışıklık sistemini olumsuz etkiliyor. Güçlü bir bağışıklık sisteminin anahtarı ise, hijyen kuralları, dengeli beslenme, iyi bir uyku ve sağlıklı bir yaşam tarzı Tüm bunlarla birlikte, fenolik ve flavonoidler bakımından zengin bir arı ürünü olan propolisin düzenli tüketimi de bağışıklık sistemini doğal olarak desteklemeye yardımcı oluyor. Pek çok bilimsel çalışma, propolisin virüs ve bakterilerin neden olduğu enfeksiyonlarla mücadelede etkili bir doğal arı ürünü olduğuna dikkat çekiyor. Arı ürünlerinin kalitesi bakımından oldukça değerli bir bitki örtüsüne sahip Anadolu coğrafyasından elde edilen propolis özütleri, yüksek polifenol içeriğiyle bağışıklık sistemini desteklemeye yardımcıdır. En az yüzde 10 oranında saf propolis içeren bir özütten çocukların günde 10 damla, yetişkinlerin ise günde 20 damla ile beslenmesine değer katması mümkün. İhtiyaç halinde ise bu miktarlar 4 kata kadar artırılabilir.”</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Anadolu propolisinin Covid-19 enfeksiyonlarında karşıda etkili olduğuna değinen Dr. Samancı, “2021 yılında yayınlanan bir vaka raporunda; Covid-19testi pozitif çıkan 38 yaşındaki hastanın medikal tedavi sürecinde propolisin kullanımı ve hastalık sürecine etkisi bildirildi. Hastaneye yatışının 3. günü şiddetli solunum yetmezliğine bağlı olarak yoğun bakıma sevk edilen hastanın tedavisini düzenleyen hekim, destek tedavi olarak propolis kullanımına karar verdi. En az yüzde 30 oranında saf propolis içeren bir özütten günde 80 damla kullanılmıştır. Bilimsel çalışmada, propolis kullanımının 3. gününde nefes almada rahatlama görüldü. Propolis takviyesinin 7. gününde ise hasta yoğun bakımdan çıkarılmış ve mekanik solunum desteği kesildi. Propolis takviyesinin 10. günde akciğer görüntülemesinde belirgin iyileşme, 15. gün kontrolünde akciğerlerinin tamamen iyileştiği bildirildi” ifadelerine yer verdi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/solunum-yolu-enfeksiyonlarina-karsi-uzmanlardan-onemli-bir-tavsiye-geldi</guid>
      <pubDate>Thu, 29 Feb 2024 10:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/grip-1.jpg" type="image/jpeg" length="38125"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Başım dönüyor diyorsanız, bu durumu göz ardı etmeyin!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/basim-donuyor-diyorsaniz-bu-durumu-goz-ardi-etmeyin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/basim-donuyor-diyorsaniz-bu-durumu-goz-ardi-etmeyin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[55 yaş ve üzerinde olan her vatandaşa uyarı yapıldı. Başım dönüyor diyorsanız sakın bu durumu göz ardı etmeyin. Uzmanlar felç riskini işaret ederken bu belirtilerin hafife alınmaması gerektiğini vurguladı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Her insanın beynine iletilen kanın belirli bir kısmının iletilmemesi ve akışının yavaşlaması durumunda uzmanlar felç riskinin görülebileceğini belirtiyor. 55 yaş ve üzeri kişilerin bu konuda dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, potansiyel tehlike olarak belirtti.</p>

<p>Beyinde oluşabilecek problemler hakkında açıklamalarda bulunan Nöroloji Uzmanı Dr. Hikmet Dolu, iskemik inmenin en sık görülen inme türü olduğunu belirtti. Beyinde bulunan kan damarlarındaki daralma ya da tıkanıklık gibi problemler sonucunda ortaya çıkabilen iskemik inmeye karşı dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Hemorajik inme hakkında da açıklamalarda bulunan Dolu, beyindeki kan damarlarının yırtılması sonucunda oluşabilen bir inme türü olduğunu açıkladı. Siz ya da çevrenizdeki bir kişinin inme geçirmesi durumunda semptomlara dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan uzman isim felcin ardından uygulanabilecek tedavi tekniklerine de değildi.</p>

<p>Konuşma ya da anlama güçlüğü ile birlikte 100, kol ya da bacakta meydana gelecek felç durumunda uyuşma gibi belirtilerin görülebildiğini belirten Dolu, ani olarak bir ya da iki gözde ortaya çıkan bulanıklık ya da karartılı görmenin de felç belirtisi olduğuna değindi. Hikmet Dolu, “Kişi etrafındakileri çift görebilir. Kusma, baş dönmesi ya da bilinç kaybının eşlik edebileceği ani ve şiddetli baş ağrısı oluşabilir. Ani baş dönmesi ve denge kaybı yaşamak mümkündür” sözlerini paylaştı.</p>

<p>Genç kişilere oranla 55 yaş ve üzeri kişilerde felç geçirme ihtimalinin daha yüksek olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Dolu, özellikle erkeklerde felç ihtimalinin kadınlara kıyasla daha yüksek olduğuna değindi. Bunun yanı sıra kadınlarda felç nedeniyle ölen sayısının erkeklere oranla daha yüksek olduğunu ifade eden uzman isim yaşam tarzı, fazla kilo ve obez olmak ile birlikte fiziksel hareketsizlik, uyuşturucu kullanımı, yüksek tansiyon, sigara içimi veya pasif içicilik, yüksek kolesterol, diyabet (şeker), uyku apnesi, kalp yetmezliği rahatsızlıklar, kişisel ya da ailevi inme öyküsü, kalp krizi, geçici iskemik atak geçmişi, korona enfeksiyonu, doğum kontrol hapları, hormon tedavilerinin inmeyi tetikleyebildiğini söyledi.</p>

<p>İnme probleminin önüne geçebilmek amacıyla uygulanabilecek yöntemleri ve tedavi yöntemlerinden bahseden Uzm. Dr. Hikmet Dolu, şu açıklamalarda bulundu:</p>

<p>“İnmeye sebep olabilecek risk etkenlerinin farkında olmak, hekimin önerilerine uymak ve sağlıklı bir hayat tarzını benimsemek, hipertansiyonu kontrol etmek, kolesterol ve doymuş yağ miktarını düşürmek, tütün kullanımını bırakmak, sağlıklı kiloyu korumak, meyve ve sebzesi zengin bir diyet uygulamak, düzenli egzersiz yapmak, alkol kullanımını sınırlandırmak veya ortadan kaldırmak, diyabeti yönetmek inmeyi engellemek için atılabilecek en iyi adımlardır.”</p>

<p>Felç türüne göre tedavinin de değişiklik gösterebileceğini aktaran uzman isim, iskemik felcin tedavisinde kan akışının beyni hızlı bir şekilde sağlanması gerektiğini vurguladı. Tedavinin olabildiğince erken dönemde verilmesinin önemli olduğuna değin Dolu, hızlı davranmanın yalnızca hayatta kalma oranını değil risklerin de azaltılmasını sağladığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Felç geçiren kişilerin rehabilitasyon programına dahil edilebileceğini aktaran uzman isim hastanın yaşı, genel sağlık durumu ve felçten kaynaklanan sakatlığa göre bir program izlenebileceğini ifade etti.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/basim-donuyor-diyorsaniz-bu-durumu-goz-ardi-etmeyin</guid>
      <pubDate>Sun, 25 Feb 2024 12:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/bas-donmesi.jpg" type="image/jpeg" length="93475"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzmanlar uyardı; Uzun dönemde birçok sağlık problemine neden oluyor!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/uzmanlar-uyardi-uzun-donemde-bircok-saglik-problemine-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/uzmanlar-uyardi-uzun-donemde-bircok-saglik-problemine-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Vedat Göral, “Vücudumuz kimyasalların, plastiklerin saldırısı altında ileri ki yıllarda bize hastalık olarak geri dönecek” dedi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda tüm dünyada hazır gıda tüketiminde artış olduğu belirtilirken ülkemizde de yaygınlaşan ev, işyeri gibi noktalara “sıcak yemek” siparişlerinde hijyen gibi konuların yanı sıra ürünlerin bulunduğu saklama kapları sebebiyle de uzun dönemde birçok sağlık problemi oluştuğunu ifade eden uzmanlar uyarıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Medipol Mega Üniversite Hastanesi Gastroenteroloji Bölümü'nden Prof. Dr. Vedat Göral, dışarıdan sipariş edilen yiyeceklerin bulunduğu yağı, suyu geçirmeyen ısıya dayanıklı kimyasallarla desteklenmiş maddelerden olan kaplar, kahve bardakları, kullanılan eldivenlerin meydana getirdiği tehlikeleri anlattı. Prof. Dr. Göral, yurt dışı kaynaklı araştırmalarda “kalıcı kimyasallar” olarak adlandırılan PFAS maddelerinin bu ürünlerle vücuda geçtiğini ve kişileri ciddi problemlerle karşı karşıya bıraktığına dikkat çekti.<br />
<br />
Araştırmaların kimyasal maruziyetle ilgili önemli bilgileri ortaya koyduğunu söyleyen Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, “Yurt dışında çok güzel bir araştırma yapılmış buna göre dışarıda yemek yiyenlerde ev yemeklerine göre yüzde 35 oranında kimyasal maruziyet meydana geliyor. Dışarıda yediğimizde daha fazla kimyasal maruziyet, kalitesiz yağ ve bir takım ekstra maddelerle muhattap oluyoruz. Özellikle çocuklar, gençler, hamile bayanlar daha risk altında. En çok da cheeseburger, hamburger türü hazır gıdalarda oluşturuluyor. Özellikle işlenmiş etlerde ve ambalaj malzemelerinde yüksek oranda kimyasal maddeler bulunmuş. Maalesef gençler, üniversite gençleri hep dışarıda yemek yiyorlar, ev yemeğinin tadını bilmeden yetişiyorlar. Vücuda giren kimyasallar belki de ileride kanser oluşumuna sebep olmakta belki de oluşumu tetikleyecek. Yine üreme organlarında birtakım hastalıklar meydana gelebiliyor, ileride bir takım endokrinolojik bozukluklar oluşabilir. Bazen de akut hastalık yani kimyasal maddeye maruziyetin olduğu anda vücut reaksiyon gösterebilir. Bunların en tehlikelisi PFAS adı verilen kimyasallardır ve bunlar gerçekten kalıcı kimyasal maddeler. Vücutta dokuda uzun yıllar kalabilen kimyasallar, çevreden de temizlenmediği için maalesef doğada kalıyor. Balinaların karnında bile plastik poşetler görülmüş, balina bunu yemiyor biz atıyoruz, çevreyi kirletiyoruz balık da bunu tüketiyor. Vücudumuz kimyasalların, plastiklerin saldırısı altında bunu yavaş yavaş azaltmamız lazım çünkü ileri ki yıllarda bu bize hastalık olarak geri dönecektir" dedi.<br />
<br />
Dışarıdan alınan ya da sipariş edilen ürünlerin verildiği kapların birçok tehlikeyi barındırdığını aktaran Prof. Dr. Göral, şöyle devam etti: “Getirilen malzemeler plastik bir tabak içerisinde getiriliyor veya karton kutuda kullanılıyor. Karton bardaklarda bile plastik var, oradaki sıcak su karton bardaktaki plastiği eritiyor. Plastik zaten içeceğimiz sıcak su veya çaya geçiyor o yüzden mümkünse cam bardak, porselen bardakların kullanılması lazım. Gıdanın taşınmasında, sarılmasında, soğumasını engelleyen birtakım plastikler kullanılıyor bunlar da sakıncalı. Özellikle çiğ köfte yoğurmada veya bazı restoranlarda biraz da show amaçlı eldivenler kullanılmakta. Eldivenler de aslında masum değil, onlarda da kimyasal maddeler var. Mümkün olduğu kadar kimyasallardan, plastik olan şeylerden uzak durmamız lazım, bunlar ileride bize hastalık olarak geri dönüyor. Plastik tabaklar kullanılıyor maalesef yemeğe geçiyor ve biz de onu bir şekilde afiyetle yiyoruz. Ağızdan alındıktan sonra bağırsaklara geliyor, bunu fark etmiyoruz, bunlar emiliyor sonra kan yardımıyla bütün organlara gidiyor. Özellikle çocuklarda davranış, gelişme bozuklukları, yetişkinlerde endokrin, hormonal bozukluklar hatta kansere kadar giden değişimler meydana gelebiliyor. Bunlar masum değiller, o dokularda hasar meydana getirebilir. Örneğin; şeker, böbrek hastalıkları, karaciğer hastalığı oluşabilir. Plastikler biriktiği organa zarar verebiliyor. Hazır kahvelerde, kasaptaki etin saklanmasında, etin sarılmasındaki poşetlerde, evlerimizde, giyimimizde, çoraplarımıza kadar her yerde plastik var. Çocuklar okulda yesin diye yemekler götürülüyor ve plastik tabaklarda; plastik kaşık, bıçaklar veriliyor bu son derece yanlış. Hamilelikte eğer dikkat edilmezse çocuk maalesef çocuk plastikle maruziyetle doğmuş olur. Plastikten, hazır gıdalardan, asitli içeceklerden, fast food, işlenmiş gıdalardan uzak durmamız lazım. Yürüyüş, spor çok önemli. Obezitenin en büyük sebebi de işlenmiş gıdalar, bunlarla beslenenler yanında bir asitli içecek getiriyorlar bunlar obeziteyi tetikleyen en büyük faktörler"</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/uzmanlar-uyardi-uzun-donemde-bircok-saglik-problemine-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Fri, 23 Feb 2024 21:40:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/hazir-yemek-tuketiminde-buyuk-tehlike.jpg" type="image/jpeg" length="93336"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Elektronik sigara gençlerde sigara içme oranını artırdı!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/elektronik-sigara-genclerde-sigara-icme-oranini-artirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/elektronik-sigara-genclerde-sigara-icme-oranini-artirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Dr. Hüseyin Sarıkaya, elektronik sigaraların gençler arasında popülerlik kazanmasıyla birlikte zararları hakkında uyarıda bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Son yıllarda gündemden düşmeyen ve tüm dünya ülkelerinde yasaklanmaya devam eden elektronik sigaralarla ilgili önemli bilgiler veren Dr. Hüseyin Sarıkaya, elektronik sigaraların özellikle gençler arasında popülerlik kazanmasıyla birlikte artan kullanım oranları hakkında uyarılarda bulundu.</p>

<p><img alt="Elektronik sigara" class="img-fluid detail-photo" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/elektronik-sigara.jpg" style="width: 100%" / width="888" height="500"></p>

<p>Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi tarafından Grup 2B kanserojen grubunda sınıflandığını ifade eden Dr. Hüseyin Sarıkaya, elektronik sigara kullanımına bağlı en sık yan etkilerin ağız ve boğaz mukozasının tahrişi, öksürük, bulantı ve kusma olup pnömoni (zatürre), kalp yetmezliği, hipotansiyon gibi hayatı tehdit edici etkiler de raporlandığını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="elektronik-sigara" class="img-fluid detail-photo" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2023/08/elektronik-sigara.jpg" style="width: 100%" / width="1000" height="563"></p>

<p>Elektronik sigaraların tütün grubunda yer aldığını kaydeden Dr. Sarıkaya, “Çin’de bir şirket tarafından sigara bırakma aracı olarak patenti alınan e-sigaralar 2004 yılında piyasaya sunulmuştur. Literatürde sigara bırakma yöntemlerinden biri olarak geçse de e-sigara tütün ürünü olarak kabul edilmektedir. Dünya çapında hızla yaygınlaşan e-sigara, son zamanlarda ülkemizde de oldukça popüler hale gelmiştir. Özellikle genç nüfusun tercih ettiği elektronik sigara, kullanılan likite bağlı olarak farklı aroma ve tatlar içermektedir. Bu da normal sigaraya göre albenisini arttırmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı, 4207 sayılı Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanun'da, tütün içermeyen ancak tütün mamulünü taklit eder tarzda kullanılan her türlü nargile ve sigara, tütün ürünü kabul edilir” dedi.</p>

<p><img alt="Elektronik sigara-1" class="img-fluid detail-photo" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/elektronik-sigara-1.jpg" style="width: 100%" / width="888" height="500"><br />
<br />
Tütün ürünlerinin arasında uygun kullanıma yatkın olduğu inancıyla tüketildiğini belirten Dr. Sarıkaya, “Yapılan çalışmalarda kişilerin elektronik sigarayı tercih etme sebepleri olarak özenti, merak, düşük fiyat, her ortamda kısıtlama olmaksızın kullanım, kolay ulaşılabilirlik, aromalı tat, tadının kötü olmayışı, tütün ürününü bırakma, ürünün aile ve arkadaş çevresinde kullanımı, tütüne kıyasla sağlık etkilerinin daha az olduğu inancı, pasif içiciliğe yol açıp diğer kişileri rahatsız etmediğinin sanılması ve kişinin tütün ürünü tüketimini azaltması olarak saptanmıştır. Bunlara ek olarak sigara gibi koku bırakmaması ve kül, izmarit gibi atıklar oluşturmaması da tercih sebeplerinin arasında görülebilir” diye konuştu.<br />
<br />
Elektronik sigaraların zararları hakkında bilgiler veren Dr. Sarıkaya, “Elektronik sigarada kullanılan sıvının içeriğinde toksik olduğu kanıtlanmış propilen glikol ve gliserin bulunur. Propilen glikol, ısıtma ve buharlaştırma işlemleri sonrası glikojen oksite dönüşür. Bu madde Uluslararası Kanser Araştırma Merkezi tarafından Grup 2B kanserojen grubunda sınıflanmaktadır. Elektronik sigara kullanımına bağlı en sık yan etkile, ağız ve boğaz mukozasının tahrişi, öksürük, bulantı ve kusma olup pnömoni (zatürre), kalp yetmezliği, hipotansiyon gibi hayatı tehdit edici etkiler de raporlanmıştır. Elektronik sigaranın tütün ürünü kapsamına girdiği gerçeği ile bu masum olduğu düşünülen ürünün tüketilmesinin insan sağlığına vereceği zararlara dikkat çekilmesinde bizim de bir katkımız olması dileğiyle. Tütün ve tütün ürünlerinden uzak duralım, sağlığımızı koruyalım” ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/elektronik-sigara-genclerde-sigara-icme-oranini-artirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 22 Feb 2024 20:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2023/10/elektronik-sigara-kadin.jpg" type="image/jpeg" length="72198"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman doktor açıkladı; Eklem ağrılarınızın sebebi bu durum olabilir!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/uzman-doktor-acikladi-eklem-agrilarinizin-sebebi-bu-durum-olabilir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/uzman-doktor-acikladi-eklem-agrilarinizin-sebebi-bu-durum-olabilir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Betül Yurdakul: "Yeterince su içmediğimizde eklem arası sıvılarla birlikte eklem kayganlığı da azalır. Bu da eklem ağrılarına, hareket sırasında eklemlerden ses gelmesine neden olur."]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Beslenme ve Diyet Uzmanı Diyetisyen Betül Yurdakul, kış aylarında daha az tükettiğimiz suyun insan sağlığı için önemi ve faydaları hakkında açıklamalarda bulundu.<br />
<br />
Süt, çay, meyve suyu, kahve, alkol gibi tüm içeceklerin suyun yerine geçemeyeceğinin unutulmaması gerektiğine değinen Diyetisyen Yurdakul, “Vücut susuz oluncaya kadar susama hissi ortaya çıkmaz. Dolayısıyla susamadan önce su içmek çok önemlidir. Çocuklar ve yaşlılar susama hissini yetişkinlere göre daha az hissettikleri için, su içmeleri hatırlatılmalıdır. Çay kahve tüketimi var ise mutlaka yeterli su içimine özen gösterilmelidir. Sağlıklı bir birey kg başına 30-35 ml su içebilir” diye konuştu.<br />
<br />
Reflü, hazımsızlık ve gastritin kişinin yaşam kalitesini kötü etkileyen hastalıklar olduğunu dile getiren Dyt. Yurdakul, “Bu hastalıkların en önemli sebebi midenin aşırı asit salgılamasıdır. Yeterince su içerek midenin asit salgısının mide ve yemek borusu duvarına zarar vermesini de önlemiş oluruz. Lifli besinler ve bol su sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlar. Yetersiz su tüketimi, sindirim sisteminin daha az çalışmasına ve kabızlığa yol açar. Kabızlık ve hazımsızlığı önlemek, sindirim sisteminin düzenli çalışmasını sağlamak için mutlaka yeterli su için” dedi.<br />
<br />
Yetersiz su içmenin tükürük salgısını azaltabileceğini belirten Dyt. Yurdakul, “Bu nedenle ağız içinin temizliği yeterli olmaz. Bu da hoş olmayan rahatsız edici ağız kokusuna yol açar. Günde en az 8 bardak su ağız kokusunu gidermeye yardımcıdır” açıklamasında bulundu.<br />
<br />
Beynimizin yüzde 85’inin su olduğunu vurgulayan Dyt. Yurdakul şunları söyledi:<br />
“Vücudumuzda yeteri kadar besin ve su yoksa stres altında hissederiz. Açlık ve susuzluğa dayanamamamızın sebebi beynimize bu durumlarda yakıt yani besin ve su gitmemesidir. Gün içerisinde gergin ve huzursuz olan kişiler yeterli su içmiyor olabilirler. Beyinde açlık ve susuzluk hissi aynı bölgeden sağlanır. Bazen kendinizi sürekli aç hissetmenizin sebebi yeterince su içmemenizden kaynaklanabilir. Yeterli su içimi iştah kontrolü sağlar. Ayrıca unutmayalım aşırı susuz hissettiğiniz an vücudun verdiği bir sinyaldir. Su içmek için susamayı beklememek gerekir. Vücudun kontrol merkezi olan beyin de diğer organlar gibi sağlıklı çalışmak için suya ihtiyaç duyar. Uzamış susuzlukta unutkanlık, dikkat eksikliği, uyku hali, algıda ve hareketlerde azalma, sinirlilik olur. Sağlıklı zihinsel faaliyetler için su önemlidir.”<br />
<br />
Su içmenin cilt sağlığına iyi geldiğini belirten Dyt. Yurdakul, “Su yetersiz içildiğinde cilt kuruyup terleme azalır. Vücut ısı dengesini sağlayamaz, cilt esnekliğini kaybeder. Özellikle egzama ve mantarlar sık gözlenirken, tırnaklar ve saçlar kırılır, ciltte çatlama ve kanamalar görülebilir” dedi.<br />
<br />
Vücudumuzun yaklaşık yüzde 70’inin sudan oluştuğunu da dikkat çeken Dyt. Yurdakul, “Eklem aralıklarında kayganlığı sağlayan sıvı bileşeninde de su bulunur. Yeterince su içmediğimizde eklem arası sıvılarla birlikte eklem kayganlığı da azalır. Bu da eklem ağrılarına, hareket sırasında eklemlerden ses gelmesine neden olur. Tedavi edilmezse eklem yüzeyleri aşınıp kalıcı eklem bozuklukları oluşabilir. Ağrısız hareket etmek için su içmek en basit önlem. Spor yaparken daha sağlıklı olmak için dengeli beslenme, düzenli bir uyku ve yeterince su içmeye dikkat etmek gerekir. Vücuttaki kas kitlesi arttıkça su ihtiyacı da artar. Spor yapmadan önce ve sonra içilen su, kas kasılmaları ve kramplarla başa çıkmada oldukça etkilidir” ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Susuzlukta idrarın neden koyulaştığı sorusunu yanıtlayan Dyt. Yurdakul, şu bilgileri paylaştı:<br />
“Karaciğer ve böbrekler toksik maddelerin vücuttan atılmasını sağlar. Yeterince su içilmezse toksinler vücuttan atılamaz, idrar miktarı azalıp rengi koyulaşır. Minerallerin birikimi ile böbrek taşı oluşumu, toksinlerin karaciğerde birikimi ile de hepatitler ve karaciğer hasarı meydana gelir. Bu nedenle her gün yeterli miktarda su içmek hayati önem taşır. Damar içinde dolaşan kanın büyük bir kısmı sudan oluşur. Kan, hücreler için gerekli oksijeni taşır. Su tüketimi yetersiz olursa, kan hacmi azalır, kan dolaşımı hızı yavaşlar, kan koyulaşır, aritmi gelişir, tansiyon düşer, tansiyon düşmesine bağlı bayılmalar görülebilir. Bu da kalbe ve diğer organlara giden kan miktarını azaltır, koyulaşan kan damarların tıkanmasına neden olabilir. Özellikle hayati öneme sahip olan beyin damarları ve kalp koroner damarları gibi ince damarlarda tıkanmalara neden olarak kalp krizi ve felç gibi hastalıkların ortaya çıkmasını kolaylaştırır.”<br />
<br />
Hamilelikte vücudun su ihtiyacı arttığını vurgulayan Dyt. Yurdakul, “Bebeğin gelişmesi, anne karnındaki amnion denilen sıvı içinde olup, annenin kan hacmi artar ve bu da daha fazla su içmeyi gerektirir. Sorunsuz bir hamilelik dönemi ve sağlıklı bir bebek için hamilelikte yeterli su alımı çok önemli. Ayrıca anne sütünü çok önemli ölçüde destekler” dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/uzman-doktor-acikladi-eklem-agrilarinizin-sebebi-bu-durum-olabilir</guid>
      <pubDate>Wed, 21 Feb 2024 10:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/eklem-agrisi.jpg" type="image/jpeg" length="38359"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman Diş Hekimi tek tek açıkladı; "Dişlerimiz bu sebeplerle çürüyor"]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/agiz-ve-disler-ayni-zamanda-saglikli-bir-yasamin-anahtaridir</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/agiz-ve-disler-ayni-zamanda-saglikli-bir-yasamin-anahtaridir" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Diş Hekimi Jale Demir, asitli ve şekerli gıdaların, ağız hijyeninin ihmal edilmesinin; ağızda bakteri plağı oluşturduğunu, oluşan bakteri plağının da ağızda biriken karbonhidratlarla birleşerek asit saldırısına sebebiyet verdiğini ifade etti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Diş Hekimi Jale Demir, “Ağız ve diş sağlığı genel sağlığın önemli bir parçasıdır ve genel sağlıkla doğrudan ilişkilidir. Ağız, sindirim sisteminin başladığı bölgedir ve sağlıklı dişlerin yiyecekleri; ısırma, parçalama ve çiğneme gibi fonksiyonların yanı sıra; konuşma, güzel bir gülüş, ağız dokularını koruma ve iyi bir beslenme sağlama gibi önemli görevleri vardır. Dolayısıyla sağlıklı ağız ve dişler aynı zamanda sağlıklı bir yaşamın anahtarıdır” diyerek, ağız ve diş sağlığının, genel sağlık üzerindeki önemine vurgu yaptı.<br />
<br />
Diş hekimlerinin mücadele ettiği en önemli sorunların, diş çürükleri ve diş eti enfeksiyonları olduğunun altını çizen Jale Demir, asitli ve şekerli gıdaların, ağız hijyeninin ihmal edilmesinin; ağızda bakteri plağı oluşturduğunu, oluşan bakteri plağının da ağızda biriken karbonhidratlarla birleşerek asit saldırısına sebebiyet verdiğini ifade etti. Asit saldırısına uğrayan dişlerin çürüdüğünü ve enfeksiyon oluşturduğunu söyleyen Diş Hekimi Demir, tüm bunlara diş eti enfeksiyonunun da eklenebileceğini, bu durumda dişlerin konservatif veya kanal tedavisi ile tedavi edilmesi ve dolgu yapılması gerektiğini vurguladı.<br />
<br />
Zamanında tedavi edilmezse; ağrı, enfeksiyon, ağız kokusu ve diş kaybı olacağını söyleyen Diş Hekimi Jale Demir, “Ağız ve dişlerde gelişen enfeksiyonlar kalp hastalıkları, tonsilit gibi boğaz enfeksiyonları, diyabet ve diğer sistemik sağlık sorunları riskini artırabilir. Bu nedenlerle düzenli diş fırçalama, diş ipi kullanımı ve düzenli diş hekimi kontrolü koruyucudur ve tedavi bakımından önemlidir. Diş macunu seçimi de önemlidir ve mutlaka florür içeren diş macunları tercih edilmelidir, florür diş sağlığı için önemlidir, dişi reminarilize ederek çürüğe karşı güçlendirir, asit saldırılarına karşı korur ve çürüğe karşı daha dayanıklı hale getirir” dedi.<br />
<br />
Sağlıklı ağız ve dişlerin insanın kendisine olan özgüvenini de geliştirdiğinin altını çizen Jale Demir, “Güzel bir gülümseme, konuşma, iletişim yeteneğini ve sosyal ilişkileri güçlendirir. Tüm bu faydaları sağlayabilmek adına diş kliniğimizde konservatif tedavi amaçlı olarak; ışınlı kompozit dolgu tedavisi ve detertraj (diş taşı temizliği), estetik amaçlı diş beyazlatma uygulaması ve botox enjeksiyon tedavisi yapılmaktadır. Diş hekimliğinde botulinum toksin (botox) enjeksiyonu tedavisi çeşitli amaçlarla kullanılmaktadır, TME Disfonksiyonu (Temporomandibular Eklem), alt çene eklem fonksiyon bozuklarına bağlı çiğneme kaslarında oluşan ağrı ve spazm için, bruksizm (diş sıkma, gıcırdatma) ve gingival gülümseme (gummy smile) için, çiğneme kasları, ağız ve yanak kaslarının rehabilite edilmesi gibi amaçlarla kullanılmaktadır. Sağlıklı dişler ve güzel gülüşler dilerim. Gülümsemenin gücüne inanın çünkü güzel bir gülümseme dünyayı değiştirebilir” diyerek açıklamalarını sonlandırdı.<br />
&nbsp;</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/agiz-ve-disler-ayni-zamanda-saglikli-bir-yasamin-anahtaridir</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 09:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/dis-hekimi-disci.jpg" type="image/jpeg" length="37897"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mevsim değişiklikleri en çok bu sıkıntılara neden oluyor!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/mevsim-degisiklikleri-en-cok-bu-sikintilara-neden-oluyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/mevsim-degisiklikleri-en-cok-bu-sikintilara-neden-oluyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya, mevsim değişikliklerinin ruh sağlığını olumsuz yönde etkilediğini söyledi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Uzman Klinik Psikolog Kerime Begüm Özkaya, kış depresyonunun kadınlarda daha fazla gözüktüğünü ifade ederek, “Depresyonu atlatmak için kış boyunca gündüz saatlerinde doğal güneş ışığından yararlanılması gerekir” dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Özkaya, mevsimsel değişikliklerle eş zamanlı olarak duygu durumda da değişikliklerin olduğunu söyleyerek, “Mevsimsel depresyon, bir depresyon türüdür. Kış aylarının sonlarını yaşadığımız şu günlerde sıcaklık değişiklikleri, mevsimsel farklılıklar her alanda olduğu gibi, ruhsal sağlığımızı da etkilemektedir. Mevsimsel değişikliklerle eş zamanlı olarak duygu durum da değişiklikler olur. Her yıl aynı zamanda başlar ve biter. Kış depresyonu sonbaharın sonu ya da kış aylarının ilk başlarında başlar ve bahar veya yazın güneşli günlerine kadar devam eder. Yaş konusunda bir kriter olmamasıyla birlikte 20'li ve 30'lu yaşlar arası sıklık göstermektedir. Hem kadınlarda hem erkeklerde mevsimsel depresyon yaşanıyor, kadınlarda görülme ihtimali biraz daha yüksektir. Mevsimsel depresyon güneşin azlığının hormonları olumsuz yönde etkilemesi üzerine yaşanır. Mutluluk hormonu adı verilen serotonin azalıyor ve melatonin adı verilen hormon artıyor ve bizde kış depresyonun ortaya çıkmasına neden oluyor” diye konuştu.<br />
<br />
Ev ve iş ortamında doğal güneş ışığı veren ampullerin tercih edilmesi gerektiğine değinen Özkaya, “Enerji yoksunluğu, sabahları güç uyanma, isteksizlik, genel keyifsizlik, gün içinde aşırı uykulu olma, konsantrasyon güçlüğü, performans düşüklüğü gibi depresyona özgü durumlar yaşanıyor. Sıklıkla karbonhidratlı besinler tercih edildiği için kilo alınıyor. Atlatmak için öncelikle mevsimsel depresyonun kabul edilmesi gerekiyor. Ev ve iş ortamında doğal güneş ışığı veren ampulleri tercih edilmelidir. Sabah uyanmaları daha erkene almak, canlı renkli kıyafetler tercih edilmeli, genelde kış mevsiminde daha koyu renkli kıyafetler tercih ediyoruz bu da olumsuz yönde bir enerji veriyor. Düzenli yemek yemek, sıvı gıdalar bol bol tüketilmelidir. D vitamini açısından balık haftada en az iki kere tüketilmelidir. Dışarı çıkıp, yürüyüş yapmaya özen göstermek gerekir. İş hayatı dışında hobiler, sosyal aktivitelere katılmak, tiyatroya gitmek, sinemaya gitmek ve ayrıca bol bol kitap okumak gerekiyor. Haftada 3-4 gün egzersiz yapmaya dikkat edilmelidir. Böylelikle hem kendinizi daha dinç hissedecek hem de gece daha rahat uykuya dalacaksınız. Yapmak isteyip de devamlı ertelediğiniz sosyal aktiviteler için kış mevsiminin iyi bir fırsat olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Gerektiğinde ise profesyonel destek almanızda fayda vardır” şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/mevsim-degisiklikleri-en-cok-bu-sikintilara-neden-oluyor</guid>
      <pubDate>Tue, 20 Feb 2024 09:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/mevsimsel-farkliliklar-ruh-sagligini-bozuyor.jpg" type="image/jpeg" length="53217"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Bol bol su içerek bu hastalıktan uzak kalabilirsiniz!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/bol-bol-su-icerek-bu-hastaliktan-uzak-kalabilirsiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/bol-bol-su-icerek-bu-hastaliktan-uzak-kalabilirsiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Elif Irmak Yazıcı, bol su içerek ya da derinin nem kaybının önüne geçilerek deri hastalıklarından kaçınılabileceğini belirtti.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı Elif Irmak Yazıcı, kış aylarında görülen deri hastalıkları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Soğuk hava, düşük nem oranı, rüzgâr kaynaklı ya da su tüketiminin azalmasının deri hastalıklarının kış aylarında daha sık görülmesine neden olduğunu ifade eden Uzm. Dr. Yazıcı, “Buna bir de soğuk havalarla birlikte artan grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar eklenince bu artış kaçınılmaz oluyor” dedi.<br />
Bu tarz durumlarda gelişen deri hastalıklarının tedavi edilmediği takdirde olumsuz sonuçlara yol açabileceğine dikkati çeken Uzm. Dr. Yazıcı, "Derimiz, vücudumuz ve dış etmenler arasında bir bariyer fonksiyonu görmekte ve yapısının çevresel faktörlerden etkilenebilmektedir. Özellikle kış aylarında soğuk hava, düşük nem oranı, ultraviyole radyasyonunun yararlı etkilerinden yeterince faydalanılamaması, rüzgâr, iç mekan ısıtıcıların odaları daha da kurutması deri yapısını değiştirir. Kış aylarında sık sık geçirilen enfeksiyonlar da buna katkı sağlar. Deriden su kaybı artar ve deri kurur, pH değeri değişir, deriyi oluşturan hücresel özellikleri değişir. Sonuç olarak derinin bariyer fonksiyonu bozulur. Böylece bazı deri hastalıkları daha sık veya daha şiddetli olarak karşımıza çıkar" ifadelerini kullandı.<br />
<br />
Deri hastalıklarına yakalanan hastanın tedavi için doktorların önerilerine kulak vermesi gerektiğinin altını çizen Uzm. Dr. Yazıcı, "Soğuk havaların etkisiyle en sık gördüğümüz durum deri kuruluğu ve kaşıntıdır. Onun dışında atopik egzama, temas egzaması, yağlı egzamalar, sedef hastalığı, soğuk kurdeşeni, perniyo, raynaud gibi deri hastalıkları da diğer mevsimlere göre daha sık karşımıza çıkar. Kış aylarında sıklığı ve şiddeti artan bu hastalıkların tedavisi için öncelikle doktorlarınızın önerilerine uymalısınız. Fakat bizim kişisel olarak da yapabileceğimiz bazı şeyler var. Bunlardan en önemlisi bol su içmek, derinin nem kaybını önlemek ve deriyi nemlendirmektir. Çok sık duş almayı ve çok sık el yıkamayı önermiyoruz. Bunları yaparken de nemlendirici içerikli el yıkama ürünleri, duş jelleri kullanmanızı öneriyoruz. Özellikle her yıkama sonrası derimizi hiç kurulamadan ve günlük rutinimizde de aralıklı olarak medikal nemlendiriciler kullanmanızı öneriyoruz" dedi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Günlük yaşamda sıkça kullanılan ve deri bariyer fonksiyonunu bozan kimyasal ürünlerden mutlak derecede uzak durulması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Yazıcı, "Deri bariyer fonksiyonunu bozan kolonya, ıslak mendil, deterjan gibi kimyasallardan uzak durmalı, bazı ev işlerinde de eldiven giymeyi alışkanlık haline getirmeliyiz. Çevresel faktörlere müdahale edebileceğimiz alanda, özellikle oda ısısı, oda nemini ayarlamak bize yardımcı olacaktır. Farklı bir hastalık grubunda yer alan soğuk kurdeşeninde ise soğuk ile temasa karşı bir alerjik reaksiyon gelişmektedir. Burada temel prensip ise soğuktan kaçınmak ve doktorunuzun önerdiği alerji ilaçlarını kullanmaktır" şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/bol-bol-su-icerek-bu-hastaliktan-uzak-kalabilirsiniz</guid>
      <pubDate>Sun, 18 Feb 2024 10:24:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/elif-irmak-yazici-deri-hastaliklari.jpg" type="image/jpeg" length="65347"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'de de yasaklanmıştı ama kullanımı gitgide yaygınlaşıyor!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-de-yasaklanmisti-ama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-de-yasaklanmisti-ama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye'de elektronik sigarala ithalatı, satışı ve dağıtımı 2020 yılında yasaklanmıştı ancak kullanımı gençlerde git gide yaygınlaşıyor...]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Elektronik sigaraların kullanımı son yıllarda giderek popülerleşti. İçinde bulunan yoğun nikotin miktarı ile bağımlılığa sebep olan e-sigara kullanımı gençlerde yaygınlaşırken aromalı ve renkli yapısıyla puff barlar da çocukların ilgisini çekiyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><img alt="Elektronik sigara" class="img-fluid detail-photo" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/elektronik-sigara.jpg" style="width: 100%" / width="888" height="500"></p>

<p>Türkiye’de satışı 2020 yılında yasaklanan 'puff bar' kullanım yaşının 12’lere kadar düştüğünü ifade eden uzmanlar e-sigaranın normal sigaradan daha az zarar vermediğini belirtirken, uzman doktorlar ürünün kullanımına bağlı oluşan EVALI (E-cigarette - Vaping) isimli akciğer hastalığına dikkat çekti.</p>

<p>Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) 2023 yılının Aralık ayında tüm ülkeleri e-sigaralara tütün kategorisinde değerlendirmeye ve aromalı olanları yasaklamaya davet etmişti. Son üç yılda altı ülke elektronik sigara satışını tamamen yasaklamak için harekete geçti. Bu ülkeler; Cabo Verde, Laos, Nikaragua, Norveç, Türkiye ve Vanuata. Türkiye'de e-sigara ithalatı, satışı ve dağıtımı 2020 yılında yasaklandı.</p>

<p><img alt="elektronik-sigara" class="img-fluid detail-photo" src="https://eskisehirhabercom.teimg.com/eskisehirhaber-com/uploads/2023/08/elektronik-sigara.jpg" style="width: 100%" / width="1000" height="563"></p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/turkiyede-de-yasaklanmisti-ama</guid>
      <pubDate>Wed, 14 Feb 2024 08:34:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/elektronik-sigara-1.jpg" type="image/jpeg" length="80406"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yeni düzenleme yayınlandı; Artık marketlerde bu yoğurtları göremeyeceksiniz!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/yeni-duzenleme-yayinlandi-artik-marketlerde-bu-yogurtlari-goremeyeceksiniz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/yeni-duzenleme-yayinlandi-artik-marketlerde-bu-yogurtlari-goremeyeceksiniz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yeni düzenlemeye göre, ısıl işlem görmüş fermente süt ürünleri en fazla 500 gramlık ambalajlarda piyasaya sunulabilecek.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan Türk Gıda Kodeksi Fermente Süt Ürünleri Tebliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ&nbsp;Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Buna göre, fermentasyon sonrası ısıl işlem görmüş fermente süt ürünü, çeşnili/aromalı yoğurt ve çeşnili/aromalı süzme yoğurt en fazla 500 gramlık ambalajlarda piyasaya arz edilecek.&nbsp;Yapılan değişikliklerle taklit ve tağşişle tüketicilerin yanıltılmasının önüne de geçilmesi hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/yeni-duzenleme-yayinlandi-artik-marketlerde-bu-yogurtlari-goremeyeceksiniz</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Feb 2024 13:21:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/market-yogurt.jpg" type="image/jpeg" length="38796"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Uzman isimden sisli havalar ile ilgili önemli uyarı; O saatlerde dışarı çıkmayın!]]></title>
      <link>https://www.eskisehirhaber.com/uzman-isimden-sisli-havalar-ile-ilgili-onemli-uyari-o-saatlerde-disari-cikmayin</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.eskisehirhaber.com/uzman-isimden-sisli-havalar-ile-ilgili-onemli-uyari-o-saatlerde-disari-cikmayin" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Prof. Dr. Galip Ekuklu, sisin etkili olduğu saatlerde zorunlu olmadıkça dışarıya çıkmamaları, spor veya aktivite yapacaklarsa o saatlerde yapmamaları tavsiyesinde bulundu.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>Bu mevsimlerde&nbsp;sık sık yoğun sis etkili olurken, uzmanlar özellikle kronik rahatsızlığı olanların sisli havalarda dışarı çıkmasının daha tehlikeli olduğunu, sis bulutunun kirli havayla temas etmesi halinde daha tehlikeli hale geldiği konusunda uyarıda bulundu.</p>

<p>Günlük yaşamı olumsuz etkileyen kirli ve sisli hava, sağlığı da bozabiliyor. Hava kirliliğinin meydana getirdiği kalp krizi, felç gibi riskler, sisli havalarda daha da artabilir.</p>

<p>Görüş mesafesinin düşmesi nedeniyle trafikteki sürücüler olduğu gibi dışarıda olan vatandaşlar da sisli havadan olumsuz etkileniyor. Özellikle kronik rahatsızlığı olanlar, hamileler ve bebekler kirli ve sisli havalarda biraz daha dikkatli olmaları gerekiyor. Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Ekuklu, sisli havalara karşı uyarılarda bulunarak, vatandaşlara tavsiyelerde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sisli havalarda kalp, astım, bronşit, KOAH hastalarının daha dikkatli olması gerektiğini belirten Prof. Dr. Ekuklu, bu hastaların mümkün olduğu kadar sisin olduğu saatlerde dışarı çıkmaması gerektiğine dikkat çekti. Sisin atmosferik bir olay olduğunu belirten Prof. Dr. Ekuklu, yaşanılan coğrafyada sis ile birlikte hava kirliliği de varsa bunun daha solunabilir bir durum olduğunu ifade etti.</p>

<p>Dışarıya çıkmak zorunda olan ve risk grubunda yer alan vatandaşların sisin etkili olduğu saatlerde aktiviteyi azaltmaları gerektiğini ifade eden Prof. Dr. Ekuklu, solunum sayısını arttıracak hareketlerin o ortamdaki kirli havayı solumayı da arttıracağı için risk oluşturacağının altını çizdi.</p>

<p>Coğrafya olarak günün önemli bir bölümünün sisli geçirildiği bir ülkede yaşadığımızı belirten Prof. Dr. Ekuklu, "Belli saatlerde sis etkili olduğu için zorunlu değilseler dışarıya çıkmamalarını, spor veya aktivite yapacaklarsa o saatlerde yapmamalarını tavsiye ederim. Ama kaçınılmaz olarak çalışan insanlar, okula giden çocuklar varsa o saatlerde maske kullanımı önerilebilir. Hava kirliliği varsa o bölgede sisle birlikte bunun yere daha yakın hale gelmesi ve daha solunabilir olması ile oluşabilecek sağlık sorunları önemsenmeli. Hava kirliyse sis daha tehlikeli bir hale geliyor. O saatlerde dışarıda bulunmak ve yoğun egzersizlerden kaçınmak alınabilecek önlemlerin başında geliyor" ifadelerine yer verdi</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>SAĞLIK</category>
      <guid>https://www.eskisehirhaber.com/uzman-isimden-sisli-havalar-ile-ilgili-onemli-uyari-o-saatlerde-disari-cikmayin</guid>
      <pubDate>Sat, 10 Feb 2024 12:06:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://eskisehirhabercom.teimg.com/crop/1280x720/eskisehirhaber-com/uploads/2024/02/sis-1.jpg" type="image/jpeg" length="20132"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
