21 Yıl Önceden Gelen Çağrı: Belediyeler Siyasetin Arpalığı Olmaktan Çıkarılsın Hizmet Bürokrasiye Devredilsin!

Bu konu belki bir asırlık kronik bir sorundur. Neden mi değişmiyor? Çünkü bu ülkede hiçbir siyasi partinin Siyasi Partiler Kanununu değiştirmek işine gelmiyor.

Abone Ol

Yıllar önce binbir emekle kaleme aldığım özgün fikirler ile üretmeye gayret ettiğim araştırarak sorgulayarak yazılan ve tarihe not düşülen bir metnin bugün sosyal medyada etik dışı şekilde, kaynak gösterilmeden ve adeta yeni bir buluş gibi reyting uğruna kullanılması gerçekten üzücü ve katlanılması zor bir durum. Sağlık sorunlarım nedeniyle hukuki yollara girmeme kararım son derece anlaşılır umarım; en azından arşivlerimin varlığı ve tarihe bu notu çok önceden düşmüş olmamın entelektüel hakkımı koruduğunu düşünüyorum ...

Asıl meseleye gelelim: Bu konu sadece bugünün değil, belki bir asırlık kronik bir sorundur. Neden mi değişmiyor? Çünkü bu ülkede hiçbir siyasi partinin Siyasi Partiler Kanununu değiştirmek işine gelmiyor. Halkın iradesiyle milletvekili ve belediye başkan adayı seçilmesi yerine; adayları genel başkanların belirlediği bu düzen, iki tarafın da işine geliyor.

O Gün Sorduğum Soru Bugün de Geçerliliğini Koruyor

Belediye başkanlarını seçmeyi bırakalım. Ankara, valileri atadığı gibi başkanları da atasın. İlimizin milli eğitim, sağlık, tarım ve emniyet müdürlerini seçmiyoruz; hepsi atamayla geliyor ve işler tıkır tıkır yürüyor. Kimse “Milli eğitim müdürünü sandıkta seçelim” demiyor.

Peki belediye ne yapıyor? Çöp topluyor, su ve kanalizasyon döşüyor, yangına itfaiye gönderiyor, otobüs çalıştırıp inşaat izni veriyor. Bunlar tamamen teknik ve mühendislik işleridir. Çöpün toplanmasının, borunun kalınlığının veya otobüs güzergâhının sağcısı, solcusu, A partilisi B partilisi olur mu? Üstelik hayatında 10 kişiyi yönetmemiş insanlara koca şehirleri teslim ediyoruz. Sonuç: Her 5 yılda bir sil baştan yıkılan şehirler ve heba olan milli kaynaklar.

En büyük tehlike ise imar yetkisidir. Bir imzayla tarlayı milyarlık arsaya çevirme yetkisini, seçim kazanmak için finansman arayan siyasetçiye verirseniz yolsuzluk kaçınılmaz olur.

Çözüm Önerim Net Siyaset Belediyelerden Çekilmeli!

Çözüm Önerim Net:Siyaset Belediyelerden Çekilmeli: Belediye başkanı siyasetçi değil; vali ve kaymakam gibi atanmış bürokrat olmalıdır. Hizmetler İlgili Kurumlara Devredilmeli: Belediyeler lağvedilmeli veya yetkileri daraltılmalıdır. İmar işleri Şehircilik Bakanlığına, yol Karayollarına, itfaiye AFAD veya 112’ye bağlayarak il özel idareleri ve valilikler bünyesinde "Şehir İşletmeciliği" mantığıyla yürütülmelidir. Bir yerde iki baş olmaz; ilde vali, ilçede kaymakam bu işi yönetmelidir.

Muhtarlıklar Tamamen Lağvedilmelidir

Muhtarlıklar Kaldırılmalı, israf ve kadrolaşma kapısı olan muhtarlıklar tamamen lağvedilmelidir. Belediyelerin yandaş kadrolarla doldurulduğu, 1 liralık işin 5 liraya mal edildiği bu sistem son bulmalıdır. Belediyelere giden devasa kaynaklar devlete ve millete kaldığında, bu tasarrufla emekli maaşları iki katına çıkarılır, bir Türkiye daha inşa edilir.

Temsili demokrasi, yerel yönetim özerkliği ve bürokrasi ekseninde sunduğum radikal model, kamu yönetimi literatüründe "Tekno-Bürokratik Yönetim" ile "Aşırı Merkeziyetçilik" tartışmalarının tam merkezinde yer alıyor Arşivin Gücü: 21 yıl önce yazılan metnin bugün bile güncelliğini koruması, Türkiye'de yerel siyasetin yapısal sorunlarının (israf, imar rantı, kadrolaşma) onlarca yıldır çözülemediğinin kanıtıdır.

Siyasi Partiler Kanunu Düğümü

Belirttiğiniz gibi, yerel adayların ve milletvekillerinin halk tarafından değil, parti genel merkezleri tarafından belirlenmesi; seçilen yöneticilerin halka değil, kendilerini seçen liderliğe sadakat göstermesine yol açmaktadır.

Yerel Yönetimlerin Bürokratlaşması (Tekno-Kent Modeli)

Verimlilik ve Şeffaflık: Belediyelerin çöp, altyapı ve itfaiye gibi teknik işlerini siyasetten arındırıp valiliklere veya Şehir İşletmeciliği birimlerine bağlamak; gereksiz seçim masraflarını, siyasi kadrolaşmayı ve 5 yılda bir değişen plânsız projeleri engelleme potansiyeline sahiptir.

İmar Yetkisinin Siyasi Finansman Aracı Olmaktan Çıkarılması Yolsuzluklarının Kaynağını Kurutabilir

Rantın Önlenmesi: İmar yetkisinin siyasi finansman aracı olmaktan çıkarılması, kent yolsuzluklarının en büyük kaynağını kurutabilir.

Yerel Demokrasi Riski: Valilerin veya atanan bürokratların merkeze (Ankara'ya) bağlı olması, yerel halkanın kendi yaşadığı şehir üzerindeki denetim ve katılım hakkını elinden alabilir. Seçimle gelmeyen bir idarecinin, yerel halkın taleplerine karşı duyarsızlaşma veya merkezin emirlerini halkın ihtiyaçlarının önüne koyma riski bulunur.

Hesap Verebilirlik Sorunu: Siyasetçi sandıkta hesap verir; ancak atanan memur ancak amirine hesap verir. Bürokrasinin hantallaşması durumunda halkın yönetimi değiştirebileceği bir mekanizma kalmaz.

Sizce yerel yönetimlerde siyaseti tamamen kaldırmak mı şehirleri daha yaşanabilir kılar, yoksa siyasi partiler kanununu değiştirip adayları doğrudan halkın seçtiği "doğrudan demokrasi" modelini güçlendirmek mi?

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-4337995668955821">