Bana göre "Asrî Mezarlık" kavramı, yalnızca bir isim tercihi olarak değil, Cumhuriyet'in ilk dönemlerindeki şehircilik ve modernleşme anlayışını yansıtan sembolik bir adlandırma olarak da değerlendirilebilir. Bu nedenle, konunun kültürel hafızamız açısından incelenmeye değer olduğunu düşünüyorum.
Şimdi Soruyorum: "Asrî Mezarlık" Diye Bir Kavram Neden Ortaya Çıktı?
Başta Eskişehir olmak üzere Ankara, Kayseri ve Anadolu'nun birçok şehrinde "Asrî Mezarlık" adıyla mezarlıklar bulunmaktadır. "Asrî" kelimesi modern, çağdaş anlamına gelir. Peki bir mezarlığın neden "çağdaş" olarak adlandırıldığı üzerine hiç düşündük mü?
Dikkat edildiğinde, bu mezarlıklarda Osmanlı dönemine ait kavuklu, fesli ve hat sanatıyla bezenmiş eski mezar taşlarına genellikle rastlanmaz. Bunun, Cumhuriyet'in ilk yıllarında benimsenen yeni şehircilik ve mezarlık düzenlemeleriyle ilişkili olduğu değerlendirilebilir.
Aslında mesele yalnızca mezarlıklarla sınırlı değildir. Devlet yönetiminden şehir planlamasına, eğitimden sanata ve kıyafet düzenlemelerine kadar birçok alanda yeni bir anlayış inşa edilmeye çalışılmıştır. Bunun toplumun tarih algısı ve kültürel hafızası üzerindeki etkilerinin bugün bile tartışılmaya devam ettiğini düşünüyorum.
''Osmanlı Mirasının Nasıl Ele Alındığı Tartışma Konusudur''
1934 tarihli Soyadı Kanunu aile geçmişinin araştırılmasını belirli yönlerden değiştirmiştir. 1928 Harf İnkılabı ise yeni nesillerin dedelerinin mezar taşlarını, mektuplarını ve birçok tarihî belgeyi doğrudan okuyabilmesini zorlaştırmıştır. Tarih anlatımında da Osmanlı mirasının nasıl ele alındığı uzun yıllardır tartışma konusudur.
Bana göre geçmişimizin bütün yönleriyle, olumlu ve olumsuz taraflarıyla birlikte değerlendirilmesi daha sağlıklı bir tarih bilinci oluşturacaktır. Bugün hukuk fakültesinde tamamen İngilizce eğitim alan bir öğrenci, Osmanlıca hukuk metinlerini ne ölçüde anlayabilir? İktisat eğitimini yabancı dille alan biri, kendi ülkesinin tarihî iktisat literatürüne ne kadar hâkim olabilir?
Elbette yabancı dil öğrenelim; hatta iki, üç dil bile öğrenelim. Ancak düşünme, üretme ve bilim dili olarak Türkçenin güçlü kalmasının önemli olduğuna inanıyorum. Ayrıca bu ülkede yüzyıllardır konuşulan Kürtçe, Çerkesçe, Arapça ve diğer yerel diller de kültürel zenginliğimizin bir parçasıdır. Bu zenginliği korurken, ortak tarihî ve kültürel hafızamızı da güçlendirmemiz gerektiğini düşünüyorum.
Yabancı Dil Bilmek Büyük Bir Kazanımdır; Ancak...
Yabancı dil bilmek büyük bir kazanımdır. Ancak kendi dilini, tarihini ve kültürel mirasını ikinci plana iten bir eğitim anlayışının uzun vadede toplumun geçmişiyle kurduğu bağı zayıflatabileceği kanaatindeyim.
Geleceği sağlam inşa etmenin yolu, dünyaya açık olurken kendi tarihimizle, kültürümüzle ve köklerimizle bağımızı korumaktan geçmektedir.
Yıllardır aynı soruyu soruyorum: "Asrî Mezarlık" ismi neden tercih edildi? Bu isimlendirme sadece dönemin şehircilik anlayışının doğal bir sonucu muydu, yoksa kültürel hafızamız açısından üzerinde düşünülmesi gereken sembolik bir tercih miydi?
Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?