Türk edebiyatının devi, kalemini eğmemiş usta yazarımız Kemal Tahir’in ismini ve ölümsüz eseri Kurt Kanunu’nu bir atık kafesine marka yapmak hangi akla, hangi kültürel anlayışa hizmet ediyor?
Soruyorum, neden o atık kutusuna sizin zihniyetiniz gibi bir sosyal demokrat olan bir roman yazarının ismini vermediniz? İşte içinizdeki kin ve nefret duygusunu resmen böyle örneklerle kusuyorsunuz. Bu mesele, hep diyorum, haç ile hilalin kavgası bitmedi, hiç bitmeyecek!
Sosyal demokrat bir belediyecilik anlayışı, sanatçısını “çöp” konteyneriyle yan yana mı getirir? Bu vizyonsuzluk, Eskişehir gibi bir kültür şehrine ve Kemal Tahir’in aziz hatırasına hakarettir. Eserin içeriği siyasi bir hesaplaşmayı anlatırken, siz neyin hesaplaşmasını yapıyorsunuz? Bu “atık” zihniyeti derhal söküp atın!
Kurt Kanunu’nda Kurtluk Değil, Saygısızlık Yürürlükte!
Eskişehir Odunpazarı sokaklarında karşılaştığımız bu manzara, “kültür belediyeciliği” adı altında yapılan bir utanç vesikasıdır. Kemal Tahir gibi toplumsal hafızamızın en önemli kalemlerinden birinin adı, atık toplama ünitesinin üzerine kazınmış.
Geri dönüşüm önemlidir ancak bir yazarın mirası, atıklarla geri dönüştürülemez! Sosyal demokrat bir yönetimin, toplumcu gerçekçi edebiyatın öncüsüne reva gördüğü yer burası mıdır?
İsmini Bir Kültür Merkezine Verirsiniz Ama Bir Atık Kutusuna Asla!
Kitabı kütüphaneye koyarsınız. İsmini bir kültür merkezine verirsiniz. Ama bir atık kutusuna asla! Yetkilileri bu estetik ve manevi hatadan bir an önce dönmeye davet ediyoruz.
Kemal Tahir’in Kurt Kanunu eseri, Türk edebiyatının başyapıtlarındandır. Onu bir atık toplama ünitesinin üzerine isim olarak yazmak, sanata ve sanatçıya karşı büyük bir nezaketsizliktir.
Sayın Kazım Kurt, Odunpazarı Belediyesi bu yanlışı düzeltmek için neyi bekliyor? Edebiyatın devleri sizin reklam materyaliniz ya da atık kutusu etiketiniz değildir!