Siyasi Açlığın Afrikası: Eskişehir ve Liyakat Sürgünü!

Şimdi sormak lazım, liderinin 'kapımızdan giremez' dediği kibir abidelerini Eskişehir'de baş köşeye oturtanlar, bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız?

Abone Ol

Sonunda şunu çok net anladım ve itiraf edeyim ki siyasetten soğudum: İster Eskişehir’de olsun ister memleketin genelinde; liyakat sahibi, donanımlı, okumuş ve dürüst bir insan olun...

Eğer sırtınızı yaslayacağınız bir referansınız, elit bir kartvizitiniz ya da birilerinin arkasında 'adamınız' yoksa, ağzınızla kuş tutsanız, atomu parçalasanız kimsenin umurunda olmuyor. Zekanız ve dürüstlüğünüz, arkası olmayan bir dünyada adeta bir cezaya dönüşüyor.

​Vallahi de Bıktık Billahi de Bıktık!

​Şu bitmek bilmeyen siyasi iltimaslardan, eş, dost, akraba kayırmalarından usandık artık. Vatandaşın omuzlarına basa basa servetine servet katanlardan, şahsi menfaatlerini ve uçkurlarını memleketin önüne koyanlardan yorulduk. İşlerine geldiğinde vatan, millet, bayrak, demokrasi, Atatürk, din ve mukaddesat gibi en yüce değerleri birer sıçrama tahtası gibi, lastik gibi sündürerek kullananları görmekten midemiz bulanıyor.

Partilerin ve logoların seçmene muhtaç olduğunu bile bile, insanlara sanki o logolara mahkummuş gibi bir kibir dayatılmasından usandık. ​"Devlet-i Ebed Müddet" dedik, sabrettik. "Ya sabır" çekip içimize attık ama nereye kadar? Unutulmasın ki; zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur. Mazlumun ahı, çıkar aheste aheste...

​Biz bunu yıllarca anlattık ama maalesef anlaşılmadık. Bu ülkede en çok satılan, en çok satın alınan fakat ne yazık ki en az kullanılan şeyler; vatan, millet, ezan ve bayrak gibi milli-manevi değerler oldu. Açık konuşalım: Bu tüccarlığa aldanan, bu sahte vitrini sorgulamadan satın alan halk da problemlidir, zihin yapısı da sakattır. Ve bugün bu basiretsizliğin faturasını millet olarak hep birlikte ödüyoruz. Korkarım ki daha uzun yıllar da ödemeye devam edeceğiz.

​Tehlike Adım Adım Geliyor, Farkında mısınız?

​Ben, ömrünü bu yola adamış, 23 yıllık koyu bir Reisçi ve AK Partiliyim. Fakat ne acıdır ki bu süreçte en büyük zararı yine AK Partililerden gördüm. Sokağı, vatandaşı, seçmeni ve o mukaddes davayı unutanların tek derdi makam, mevki ve kibir olmuş durumda. Yıllardır bas bas bağırıyorum: Reise küfredenler el üstünde tutuluyor.

Saadetçilere, sol cenaha şirin görünmeye çalışan teşkilatlar, milletvekilleri ve belediye başkanları türedi. Ezilen, hor görülenler ise her zaman olduğu gibi yine bu davanın gerçek neferleri oldu. Şu an koltukları işgal edenlerin çoğu gerçek AK Partili bile değil; makam için yalan dolanla alanı parselleyenler...

​Şimdi Sorma ve Açıkça Eleştirme Zamanı

​Parti Genel Merkezinden il ve ilçe başkanlıklarına kadar; bu davanın asıl sahibi olan seçmenler sizden randevu talep ettiğinde olumlu dönüş sağlıyor musunuz? (Cevabı hepimiz biliyoruz!)

​Milletvekilleri vatandaşla gerçekten ilgileniyor mu? İnsanların onlara doğrudan ulaşabileceği, dertlerini anlatabileceği bir irtibat numarası var mı, yoksa vatandaşa tepeden mi bakıyorlar?

​İl ve ilçe teşkilatları, bu davanın çilesini çekmiş gerçek dava adamlarına sahip çıkıyor mu? ​Bu sorulara "Evet" demeyi her şeyden çok isterdim ama maalesef diyemiyorum.

​Bunları açıkça yazdık diye sakın ola ki başka limanlara yanaştığımızı, CHP’ye göz kırptığımızı falan düşünmeyin. Bizim yolumuz dün de bugün de aynı: Yüzyılın lideri, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın yolu.

​Zaten bizim isyanımız, liderimizin çizgisine çekilen ihanet setinedir. Cumhurbaşkanımızın 7 Aralık 2019 tarihindeki o tarihi konuşmasını buraya, o kibir abidelerinin hafızasına kazınsın diye bir kez daha not bırakıyorum:

​"Bulunduğu makamın gücüne, imkanlarına güvenerek gönül kıran, insanları rencide eden, vatandaşa tepeden bakan kibir abidelerinin bu davada yeri olmaz. Yolsuzluğu, haksızlığı, çalıp çırpmayı hiç saymıyorum bile. Bu tür vasıflardaki insanların kapımızdan içeri girmesi dahi bizim için züldür."

​Reis Noktayı Yıllar Önce Koymuş

Şimdi sormak lazım: Liderinin "kapımızdan giremez" dediği o kibir abidelerini Eskişehir'de ve teşkilatlarda baş köşeye oturtanlar, bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız?

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-4337995668955821">