ESKİŞEHİR HABER

Eskişehir’de Acılı Anne Çocuklarının Cenazesini Almak İçin Hukuk Mücadelesi Veriyor!

İki evladını talihsiz bir kazada kaybeden acılı anne, çocuklarının cenazesini Yunanistan’dan alabilmek için mücadele veriyor.

Abone Ol

Bodrum’da meydana gelen jetski kazasında iki çocuğunu ve dinî nikahlı eşini kaybeden Irak uyruklu Nur Asim, Yunanistan’da bulunan cenazeleri Türkiye’ye getirebilmek için mücadele ediyor.

14 Temmuz’da yaşanan kazada Nur Asim’in dinî nikahlı eşi Fehet Muhammed Mahmut ile çocukları Melek ve Meral hayatını kaybetti. Kazadan sağ kurtulan Asim, çocuklarının ve eşinin cenazelerine ulaşabilmek için resmi süreçleri takip ettiğini belirterek yetkililerden yardım istedi.

Kazada 3 Kişi Hayatını Kaybetmişti

Kazanın nasıl meydana geldiğini anlatan Nur Asim, Bodrum’a tatil için gittiklerini söyledi.

Asim, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: “Biz 14 Temmuz tarihinde Bodrum’a tatile gitmeye karar verdik. Jetski devrildi, ondan sonra bayağı açığa sürüklendik. 3 metre boyunda dalgalar vardı. Melek benim kucağımdaydı, Meral de o sıra babasının kucağındaydı.”

Küçük Meral Denize Düştü

Nur Asim, kızı Meral’in denize düşmesinin ardından dalgalarla mücadele ettiklerini ifade etti. Asim’in anlatımına göre, dinî nikahlı eşi Fehet Muhammed Mahmut, Meral’i kurtarmak için harekete geçti. Ancak dalgaların etkisiyle küçük kız açığa sürüklendi. Fehet Muhammed Mahmut’un da kızının peşinden gittiği ve bir süre sonra denizde kaybolduğu belirtildi.

“Kollarım Yara Olana Kadar Melek’i Taşıdım”

Kazanın ardından diğer kızı Melek’i uzun süre kucağında tuttuğunu anlatan acılı anne, bir yandan da jetskiye tutunarak hayatta kalmaya çalıştığını söyledi.

Nur Asim, o anları şu sözlerle anlattı: “Biz saat 17.00’de devrildik. Gece 02.00’ye kadar Melek dayanabildi. Benim kollarım yara olana kadar zaten ben Melek’i taşıdım ama Melek çok fazla dalga olduğu ve suyu yuttuğu için Melek de kucağımda vefat etti. Melek de ölünce ben de kendimi saldım. Sabah saat 06.00 civarında beni buldular.”

Kazadan Sağ Kurtulan Tek Kişi Oldu

Nur Asim, sabah saatlerinde bulunarak kurtarıldığını ve ilk müdahalesinin ardından sahil güvenliğe teslim edildiğini söyledi. Kazadan sağ kurtulan tek kişi olduğu için olayın şüpheli ölüm kapsamında değerlendirildiğini belirten Asim, yaşadığı süreci şu ifadelerle aktardı: “İlk müdahaleden sonra yaşıyorum, beni kurtarıyorlar. Sahil güvenliğe teslim ediyorlar. Sahil güvenlik beni alıyor. Nezarete koyuyorlar beni. Çünkü tek ben yaşadığım için şüpheli ölüm olarak değerlendirildi.”

Cenazeler Yunanistan’da Bulundu

Nur Asim’in anlatımına göre, kızı Melek aynı gün Yunanistan’da bulundu. Küçük Meral ile Fehet Muhammed Mahmut’un ise kazadan 4 gün sonra bulunduğu belirtildi. Asim, cenazelerin Yunanistan’da olduğunu ve Türkiye’ye getirilebilmesi için hukuk mücadelesi başlattığını söyledi.

“Kızım Melek Bu Ay Okula Gidecekti”

Çocuklarının cenazelerine ulaşamadığını belirten acılı anne, özellikle kızı Melek’in okul hazırlıklarını yaptıklarını söyledi.

Nur Asim, yaşadığı acıyı şu sözlerle dile getirdi: “Mahkeme diyor ki bana, ‘6 ay sonra ancak cesetleri alabilirsin’. 6 ay sonra hiçbir cesedin kalacağını düşünmüyorum. Benim diğer küçük kızım ve babası bulunduğunda 4 gün süre suda kaldıkları için organları belli olmuş şekilde bulunmuşlar. Normalde Melek bu ay okula gidecekti. Onun okul hazırlıklarını vesaire yapmıştık ama maalesef gidemedi.”

Eskişehir’deki Evine Giremedi

Kazadan sonra Eskişehir’de kirada oturduğu eve dönemediğini söyleyen Nur Asim, psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşadığını ifade etti. Asim, “Eskişehir’de evim vardı, kirada oturuyorduk. Ben o eve tekrar giremedim. Arkadaşımın evinde kalıyorum. Yaklaşık 1 aydır hiçbir haber, hiçbir fotoğraf, hiçbir teşhis yapılmadı” dedi.

“Kişi Başı 3 Bin ile 5 Bin Avro İstiyorlar”

Nur Asim, Yunanistan tarafından cenazelerin teslimi veya gönderilmesi için kişi başı 3 bin ile 5 bin avro arasında ücret talep edildiğini iddia etti.

Türk makamlarına başvurduğunu söyleyen Asim, DNA testi sürecinin de geciktiğini belirtti. Acılı anne, “Kişi başı 3 bin ile 5 bin avro diyorlar. Türk makamlarına başvurdum. Bu konuda DNA testi yarın alınacak. 1 ay oldu, daha yarın test alınacak. Ben onları son kez görmek isterim. Biz daha yas tutamadık zaten. Sürekli mahkemelerde uğraşıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Çalışacak ve Dışarı Çıkacak Durumda Değilim”

Nur Asim, yaşadığı sürecin kendisini hem fiziksel hem de psikolojik olarak zorladığını söyledi. Günlerdir resmi işlemler ve mahkeme süreçleriyle uğraştığını belirten Asim, çalışacak ve dışarı çıkacak durumda olmadığını ifade etti. Çocukları gördüğünde psikolojik olarak zorlandığını da dile getiren acılı anne, sürecin bir an önce sonuçlanmasını istedi.

“Çocuklarımı Yan Yana Defnetmek İstiyorum”

Çocuklarının cenazelerini Türkiye’ye getirerek yan yana defnetmek istediğini söyleyen Nur Asim, yetkililere yardım çağrısında bulundu.

Asim, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle anlattı: “Gerçekten ben çaresizim. En azından çocuklarıma bir mezarlık yapayım. Tamam, eşimden ben artık umudumu kaybettim, vermeyecekler. En azından çocuklarımı alayım, yan yana bir mezarlıkları olsun istiyorum. Çünkü gerçekten ben onları bu zamana kadar hiç ayırmadım. 16 yaşında anne oldum. Çocuğumu bu yaşa kadar nasıl getirdiğimi hiç kimse bilmiyordu.”

Yetkililerden Yardım Bekliyor

İki çocuğunu ve dinî nikahlı eşini aynı kazada kaybeden Nur Asim, cenazeleri Türkiye’ye getirebilmek için yetkililerden destek bekliyor. Acılı anne, çocuklarına Türkiye’de mezar yaptırmak ve onları son yolculuklarına yan yana uğurlamak istediğini ifade ediyor.

< type="adsense" data-ad-client="ca-pub-4337995668955821">