Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İnovasyon Haftası kapsamında yaptığı konuşmada sermaye piyasalarındaki gelişmeler, teknoloji yatırımları ve Türkiye'nin inovasyon hedeflerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Fon piyasasının belirli bir bölümünde yaşanan sorunların tüm sermaye piyasalarına mal edilmemesi gerektiğini belirten Erdoğan, yatırımcıların korkutulmasına ve piyasalardan uzaklaştırılmasına karşı olduklarını söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Fon Piyasasına İlişkin Açıklama
Cumhurbaşkanı Erdoğan, fon piyasasında ortaya çıkan sorunların görmezden gelinemeyeceğini ancak bu durumun tüm sermaye piyasalarını hedef almak için kullanılmaması gerektiğini belirtti.
Erdoğan, konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Şimdi burada bir hususu önemle ifade etmek istiyorum. Fon piyasasının belli bir bölümünde ortaya çıkan bu sorunu görmezden gelmek nasıl doğru bir yöntem değilse, bu sorunu siper alıp Türk sermaye piyasalarına ateş etmek; yatırımcıyı ürkütmek, korkutmak hatta uzaklaştırmak da doğru bir yaklaşım değildir. Fon meselesi üzerinden topyekûn sermaye piyasalarımızın kriminalize edilmesini hoş karşılayamayız."
"Biz de Zaten Böyle Bir Fırsatçılığa İzin Vermeyiz"
Girişim sermayesi yatırım fonlarının teknoloji yatırımlarının finansmanındaki önemine dikkat çeken Erdoğan, fonların yalnızca bir bölümünde sorun yaşandığını ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında şunları söyledi: "Sermaye piyasaları sunduğu esnek ve risk paylaşımına dayalı çözümlerle inovasyon ekosisteminin gelişimine büyük katkı sağlıyor. Sermaye piyasalarını teknoloji ve inovasyonun fikir aşamasından ticarileşmeye kadar birçok safhadaki gelişimine imkân tanıyan bir finansal vasıta olarak nitelemek yanlış olmaz. Millî Teknoloji Hamlemizin en önemli finansal destekleyicilerinden birini girişim sermayesi yatırım fonlarımız oluşturuyor.
Hâl böyleyken toplam fon sayısının yalnızca yüzde 4,6'sında ortaya çıkan bir sorundan yola çıkarak tüm sermaye piyasası araçlarını terörize etmek; bakın açık konuşuyorum, Türkiye ekonomisinin altını oymak olur, ülkemizin kalkınma yürüyüşüne sabotaj düzenlemek olur. Buna ister siyasetçi ister gazeteci hüviyeti olsun, kimsenin hakkı yoktur. Biz de zaten böyle bir fırsatçılığa izin vermeyiz."
Reel Sektörün Finansmanına Dikkat Çekti
Sermaye piyasalarına yönelik değerlendirmelerini sürdüren Erdoğan, sorunların çözülmesi sırasında üretim ve istihdam sağlayan işletmelerin finansmana erişiminin zarar görmemesi gerektiğini vurguladı. Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Tekrar söylüyorum. Tamahkârlara ve sahtekârlara karşı hep beraber kararlılıkla mücadele edelim. Ama sermaye piyasalarımızı safralarından kurtarırken bünyedeki sağlam organları tahrip etmeyelim. Daha önemlisi; işte bu salondaki kardeşlerim gibi gece gündüz ülkesi için çalışan, üreten, ihraç eden, istihdam sağlayan reel sektörümüzün finansal nefes borularını tıkamayalım.
Bu konuda herkesten, bilhassa da mesuliyet makamında olanlardan daha özverili bir üslup kullanmalarını bekliyorum. Onlar ne yaparsa yapsın, biz devlet ciddiyeti ve sorumluluk çerçevesinde hareket etmeyi sürdüreceğiz. Milletimizin hak ve hukukunu, milletimizin selametini her türlü hesabın üstünde tutmaya devam edeceğiz."
"Tekno-Oligarklar Sadece Belli Ülkeleri Değil, Tüm Dünyayı Hedef Almaktadır"
Yapay zekâ ve yeni teknolojilerin oluşturduğu risklere değinen Erdoğan, teknoloji alanındaki büyük şirketlerin etkisine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları söyledi: "İnsanlık tarihine baktığımızda değişime direnenler, değişimden korkanlar, değişimle birlikte ellerindeki imkânları kaybetmekten endişe duyanlar olmuştur. Bundan sonra da olacaktır. Fakat her seferinde insanla teknoloji arasında bir orta yol bulunmuş, karşı çıkılan teknoloji zamanla insan hayatının vazgeçilmezi hâline gelmiştir. Bunu özellikle şunun için söylüyorum: Tarihte olduğu gibi bugün de benzer endişelerin yapay zekâ başta olmak üzere birçok yenilik için dile getirildiğini görüyoruz. Kuşkusuz bunların önemli bir kısmı son derece haklı, yerinde endişeler.
Geçen hafta dikkat çektiğim tekno-oligarklar sadece belli ülkeleri değil, tüm dünyayı hedef almaktadır. Nisan ayında savunma, istihbarat ve güvenlik alanlarında faaliyet gösteren bir veri analiz şirketinin yayımladığı 22 maddelik bildiri, insanlık olarak bizi bekleyen tehlikeyi gözler önüne sermiştir. Yüz milyarlarca dolarlık devasa bütçelere hükmeden, dünyayı istedikleri şekilde oynayabilecekleri bir yapboz tahtası olarak gören bu zihniyetin insana, hayata ve topluma bakış açısını böylece anlamış olduk."
Türkiye'de Teknopark Sayısı 115'e Ulaştı
Türkiye'nin teknoloji yarışındaki konumunu değerlendiren Erdoğan, araştırma geliştirme yatırımlarında önemli artış yaşandığını belirtti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, teknoloji altyapısına ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Değerli kardeşlerim, Türkiye olarak teknoloji yarışında geri kalmak istemiyoruz. Millî Teknoloji Hamlemizle dünyada sayılı ülkenin sahip olduğu muazzam bir araştırma geliştirme ve inovasyon altyapısı inşa ettik. 24 yıl önce sayıları bir elin parmaklarını dahi geçmeyen teknoparklarımızın sayısı bugün 115'e ulaştı. 2002'de 1,2 milyar dolar olan Türkiye'nin araştırma geliştirme harcamalarını 20 milyar dolara çıkardık."
2030 İçin 100 Bin Teknoloji Girişimi Hedefi
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'de teknoloji girişimlerinin sayısının ve ekonomik değerinin artırılmasının hedeflendiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "2019 yılına kadar unicorn'u olmayan bir ülkeyken bugün 8 unicorn'umuz var. 2030'a dek ülkemizden 100 bin teknoloji girişiminin doğmasını, bunların toplam değerlemesinin ise 100 milyar dolara ulaşmasını hedefliyoruz. Atatürk Havalimanı terminallerini Terminal İstanbul markasıyla dünyanın en büyük teknoloji ve girişimcilik merkezi hâline getiriyoruz. İlk aşamasını devreye aldığımız Terminal İstanbul'u tüm fonksiyonlarıyla 2027'de kullanıma açacağız."
"İleri Teknolojiye Yatırım Yapmak Mecburiyettir"
Savunma sanayisindeki yüksek katma değerli üretime de değinen Erdoğan, Türkiye'nin ileri teknoloji yatırımlarını artırması gerektiğini ifade etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "Bir diğer gurur verici rakam şudur. Türkiye'nin genel ihracatında kilogram başı değer 1,5 milyar dolar değerindeyken, savunma sanayiinde hacimli ürünler dahil kilogram başı ihracat oranımız 65 bin dolara yaklaşıyor. Hatta SİHA'larımızda kullandığımız kameraların kilogram başı değeri 20 bin dolar civarında. O kameraların içindeki dedektörlerin kilogram başı değeri ise 50 bin dolar. Bunlar bize aslında şunu anlatıyor: Türkiye için ileri teknolojiye yatırım yapmak tercihten öte mecburiyettir. Yüksek katma değerli üretime geçişi de hızlandırmak zorundayız. Elbette bu süreçte geleneksel olarak güçlü olduğumuz sektörleri ihmal etmeyecek, onları da desteklemeye devam edeceğiz."
Konuşmasının sonunda iş dünyasına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerini şu ifadelerle tamamladı: "Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin diyorum. Bugüne kadar yatırımlarıyla, üretimleriyle, istihdamlarıyla, ihracatlarıyla, araştırma geliştirme faaliyetleriyle Türkiye Yüzyılı'nın inşasına destek veren siz dostlarıma teşekkür ediyorum."




