Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda dünya liderlerine hitap etti. Erdoğan’ın BM kürsüsünden 16’ncı kez yaptığı konuşmada Gazze’deki insani dram, bağımsız Filistin Devleti, Birleşmiş Milletlerin yapısı, Ege ve Doğu Akdeniz ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti öne çıktı.
Küresel adaletsizliklere dikkat çeken Erdoğan, uluslararası sistemin daha adil ve temsil gücü yüksek bir yapıya kavuşturulması gerektiğini söyledi. Konuşma, dijital medyada ve uluslararası basında geniş yankı buldu.
“Filistin Devleti’ni Boğma Girişimleri Hüsrana Uğrayacaktır”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Filistin Devleti’nin kurulmasına yönelik mesajında şu ifadeleri kullandı: “Filistin Devleti'ni boğma girişimleri hüsrana uğrayacaktır. 1967 sınırlarında, başkenti Doğu Kudüs olan, bağımsız ve toprak bütünlüğüne sahip Filistin Devleti'nin vücut bulacağı o güzel günleri inşallah göreceğiz.”
Gazze’deki insani duruma ve Batı Şeria’daki yerleşimci terörüne değinen Erdoğan, bölgenin dünyanın en büyük çocuk kabristanı ve en yüksek çocuk ampute oranına sahip yeri haline geldiğini belirtti. Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ın salonda bulunamamasının vicdanları yaraladığını ifade eden Erdoğan, “Gazze çağımızın en insanlık dışı, en utanç verici temerküz kampıdır” dedi.
“Haksızlık Karşısında Susmayız”
Uluslararası hukuktaki çifte standartlara tepki gösteren Erdoğan, mazlumların hakkını savunmayı sürdüreceğini vurguladı. Erdoğan, “Biz gerekirse sıkıntı çekeriz, gerekirse bedel öderiz ama haksızlık karşısında susmayız, zulme asla rıza göstermeyiz. Tayyip Erdoğan olarak, büyük bir milletin Cumhurbaşkanı olarak, Rabbim ömür verdikçe bu kürsüden mazlumların hakkını savunmaya, sesi olmaya devam edeceğim” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının devamında yaşanan tabloyu insani ve vicdani bir mesele olarak tanımlayan Erdoğan, şunları söyledi: “Şimdi değerli dostlarım, bugün kalbimle kelamım arasına yine perde koymadan bazı gerçekleri burada açık açık ifade edeceğim. Kimse kusura bakmasın. Kimse gücenmesin, alınmasın. Bu, Tayyip Erdoğan'ın şahsi meselesi değildir. Bu insani bir meseledir. Hepimiz için vicdani bir meseledir. Karşımızda öldürmeye doyamayan soykırımcı bir zihniyet var. Karşımızda son derece vahim bir tablo var. Yüreğinde insanlık olan, yüreğinde merhamet, şefkat olan, insaf ve vicdan sahibi hiç kimse bu tabloya gözlerini kapatamaz.”
BM Güvenlik Konseyine Reform Çağrısı
Birleşmiş Milletlerin barış ve güvenliği koruma görevini yerine getiremez hale getirildiğini belirten Erdoğan, Güvenlik Konseyinin mevcut yapısını eleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “190'dan fazla ülkenin iradesinin 5 ülkenin keyfine bağlı olduğu bir yapı kabul edelim ki ne adildir ne de güveni tam manasıyla tesis edebilir. Güvenlik Konseyi ‘Dünya 5'ten büyüktür’ ilkesine göre mutlaka reforme edilmelidir” çağrısında bulundu.
Birleşmiş Milletlere duyulan güvenin yeniden sağlanması için Gazze, Lübnan, Asya ve Afrika’daki adaletsizliklerin giderilmesi gerektiğini söyleyen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: “Gazze'de çocuklar güven içinde olacak. Filistinli yavrular gökyüzüne bakınca savaş uçaklarını, İHA'ları, SİHA'ları değil, özgürce süzülen uçurtmaları görecek. Lübnan'da çocuklar gecenin bir vaktinde bomba sesleriyle uyanmayacak. Asyalı emekçilerin alın teri vahşi kapitalistler tarafından sömürülmeyecek. Afrikalı kardeşlerimiz geleceklerine en az müreffeh ülkelerin vatandaşları kadar güvenle bakacak, umutla bakacak. Birleşmiş Milletler'e güven ancak bu şekilde yeniden sağlanabilir.”
KKTC’nin Tanınması İçin Çağrı Yaptı
Ege ve Doğu Akdeniz’deki meselelerin iyi komşuluk ilişkileri ve uluslararası hukuk temelinde çözülmesini istediklerini belirten Erdoğan, Doğu Akdeniz Konferansı önerisini yineledi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsü tescil edilmeli, maruz bırakıldığı gayriinsani izolasyon artık son bulmalıdır. Uluslararası toplumu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'ni tanımaya ve bu devletle siyasi, diplomatik ve ekonomik ilişkiler tesis etmeye davet ediyorum” dedi.
“Türkiye İstikrar Adası Olmayı Sürdürüyor”
Türkiye’nin gelişen savunma sanayisi ve ekonomisiyle çatışmaların ortasında bir istikrar adası olmayı sürdürdüğünü ifade eden Erdoğan, ülkenin Avrupa’nın refahı ve güvenliği için önemli roller üstlendiğini söyledi.
Konuşmasının sonunda dünyaya adalet, dayanışma ve ortak irade çağrısı yapan Erdoğan, “Şüphesiz karanlığa yumruk sallamak kolaydır. Zor olan o karanlığı aydınlatacak bir mum yakabilmektir. Türkiye ikinci yolu seçmiştir. Bu yolda inşallah sabırla yürüyecektir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM salonundaki katılımcıları ve kendisini dünyanın farklı noktalarından takip edenleri ortak gelecek vizyonuna destek vermeye davet ederek konuşmasını tamamladı.




