Eskişehir Aile Zirvesi, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan’ın katılımıyla Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi. Programda aile bağlarının korunması, gençlerin aile kurmasını destekleyecek uygulamalar ve sivil toplum kuruluşlarının rolü ele alındı.
Özel oturumun konuşmacısı Bilal Erdoğan olurken, açılış konuşmasını AK Parti Eskişehir İl Başkanı ve Yunus Emre İlim Kültür ve Araştırma Merkezi Derneği Başkanı Gürhan Albayrak yaptı.
Albayrak’tan Aile ve Medeniyet Vurgusu
Gürhan Albayrak, zirvenin açılışına ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Eskişehir Aile Zirvesi açılışında, küresel ölçekte yaşanan toplumsal ve ailevi çözülmelere dikkat çekilmiş; bu sorunun modern dünyanın araçlarıyla değil, medeniyet değerlerimizle çözülebileceği vurgulanmıştır. Türkiye'nin geçmişteki toplum mühendisliği girişimlerinden ve 90'lı yılların olumsuz etkilerinden, Cumhurbaşkanımızın feraseti sayesinde güçlü mayasını koruyarak çıktığı belirtilmiştir.”

Çalıştaylar Yıl Sonuna Kadar Sürecek
Albayrak, açıklamasının devamında insanı ve aileyi korumanın önemine değinerek şunları aktardı: “İnsanı ve aileyi korumanın temel bir öncelik olduğu ifade edilen programda, sürekli olumsuzu konuşmak yerine iyiyi ve güzeli görünür kılmanın önemi hatırlatılmıştır. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Eskişehir Valiliği, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle yıl sonuna kadar çalıştay ve etkinliklerle süreceği duyurulan zirve, İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan ve konukların katılımıyla açılmıştır”

Güçlü Aile Bağlarının Önemine Dikkat Çekildi
Oturumda konuşan ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy, aile bağlarının zor dönemlerdeki önemini şu sözlerle anlattı: “Bilimsel araştırmalar da göstermektedir ki kişilerin karşılaştığı sıkıntılar, buhranlar. Bu bir bağımlılık olabilir, bir depresyon olabilir, bir afet olabilir. Ancak aile bağları güçlü olan bireylerin bu tür kırılgan durumlarda mücadele etmesi, baş etmesi çok daha kolaydır. Tek başına kalmış bireyler, yalnızlaştırılmış bireyler bu tür kırılganlıklarda mücadele etmekte dahi zorlanmaktadırlar.”
“Aile, Kişisel Gelişimlere, Kariyere Engel Değildir”
Gümüşsoy, konuşmasının devamında oturumda ele alınacak konulara ve gençlere düşen sorumluluklara değindi: “Peki ne değişti? Günümüzde aileye karşı nasıl bir tehdit algılıyoruz? Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye mottomuza bizi sekteye uğratacak durumlar, hesaplar nelerdir? Bugün Aile Zirvesi özel oturumunda onları konuşacağız. Medyadan uluslararası sözleşme yorumlarına, politik belgelere kadar geniş bir alanda yapılan, yapılmaya çalışılan sistematik baskılara karşı ailemizi nasıl koruyacağız? Aile, kişisel gelişimlere, kariyere engel değildir. Sevgili gençler, sizlere ve bizlere burada çok önemli görevler düşüyor. Sevgi ve bilgiyle aileye düşen gölgeye ve Türkiye Yüzyılı'nda emin adımlarla yolumuza devam etmek zorundayız.”
Fuat Sezgin’in Tavsiyesini Hatırlattı
Gençlerin çalışmalarına da dikkat çeken Gümüşsoy, sözlerini şöyle sürdürdü: “Milli teknoloji hamlemiz, TEKNOFEST gençliğimiz var. Araştıran, üreten, yarışan bir gençliğimiz var. Ben son söz olarak rahmetli Fuat Sezgin Hocamı anarak tamamlamak ve sonra konuşmacılarımıza sözü bırakmak istiyorum. İslam bilim tarihi konusundaki çalışmalarıyla İslam bilim tarihinin yeniden yazılmasına vesile olan, ezberleri bozan Fuat Sezgin Hocamızın gençlere şu tavsiyesi çok kıymetlidir: 'Önce aşağılık kompleksimizden kurtulalım. Bizim bu manada hiçbir kendimizi kötü hissetmemize gerektirecek bir geçmişimiz yok. Biz bu kompleksten kurtulduğumuz sürece önümüz açıktır ve çalışmaya devam edeceğiz.'”

“Aile Meselesi Sadece Ekonomik Tedbirlerle Çözülemez”
İlim Yayma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Necmeddin Bilal Erdoğan, kapitalist sistem ve bireycileşmenin aile kurumuna etkileri üzerine konuştu. Erdoğan, şu değerlendirmeyi yaptı: “Aile meselesi sadece ekonomik tedbirlerle çözülebilecek bir konu değil. Endüstri Devrimi ve kapitalizmle birlikte geçen 200 yıllık süreçte, ekonomik yapılarla beraber tüm sosyal ve bireysel yapılarımız da dönüştü. Kapitalist paradigma bizi daha bireyci yapmayı öngörüyor, topluluk olarak değil, birey olarak profillenip yönetiliyoruz. Aile yapısı, bireylerin manipüle edilmesini zorlaştıran dirençli bir kaledir. Bu yüzden kapitalist düzen içerisinde ailenin korunması daha da çetin bir hale geliyor.”
Dijital Platformlar ve Değer Aktarımı
Erdoğan, aileyi kimlik ve kültürün korunduğu bir yapı olarak tanımladığı açıklamasının devamında şunları söyledi: “Kapitalizm sermaye biriktirmeyi ve bireyi kutsarken; bizim medeniyetimizde insan ve insanın parçası olduğu aile yapısı kutsanır. Aile; kimliğimizin, kültürümüzün ve milli özelliklerimizin korunduğu bir tarih kapsülüdür. Günümüzde algoritmalar ve dijital platformlar, değer aktarım mekanizmalarını elimizden alıyor.”
Sivil toplumun yüz yüze iletişim imkânlarına değinen Erdoğan, sözlerini şöyle tamamladı: “Ancak sivil toplumun en büyük avantajı, yüz yüze iletişim ve samimi paylaşımdır. Gerçek etkileşim alanlarında birbirimize olan güvenimiz ve ikna kabiliyetimiz çok daha yüksektir. Bu yüzden hem kapitalist sistemin insanı getirdiği noktayı sorgulamalı hem de aile bağlarımızı koruyacak adımları gündemde tutmalıyız”

Evli ve Çocuklu Öğrencilere Ek Burs
Aile kurumunu güçlendirmek için atılabilecek somut adımları anlatan Erdoğan, İlim Yayma Vakfının burs uygulamasını paylaştı: “Söylemin ötesinde 'Pratikte ne yapıyoruz' sorusunu sormamız gerekiyor. Örneğin İlim Yayma Vakfı olarak Aile Yılı vesilesiyle burs sistemimizi yeniden gözden geçirdik. Doktora bursumuz aylık 35 bin lira. Öğrencimiz evliyse bursuna 7 bin 500 lira, çocuğu varsa çocuk başına 5 bin lira daha ekliyoruz. Amacımız gençlerin akademik kariyer yaparken evliliği ve aile kurmayı ertelemek zorunda kalmamalarını sağlamaktır.”
İşverenlere Destek Çağrısı
Erdoğan, işverenlerin sorumluluğuna ve doğurganlık oranına ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Aynı sorumluluk işverenlere de düşmektedir. Devletin evliliği ve aileyi destekleyen politikalarına işverenlerin de özlük hakları, izinler ve ek desteklerle katkı sunması gerekir. Türkiye'de doğurganlık oranının 2,5'tan 1.4'e düşmesini üzülerek izledik. Ancak bu durumu tersine çevirebilecek potansiyele ve milli dinamiklere sahibiz.”
Erdoğan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Kendi kimliğimiz, kültürümüz ve inancımızla muasır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkabileceğimizin en somut örneklerini bugün teknoloji hamlelerimizde görüyoruz. Kendi değerlerimize sahip çıktığımızda aileyi yeniden toplumun merkezine oturtacak ve dünyaya alternatif bir yaklaşım sunabileceğiz”
Gündüz’den Evlat Sevgisi Vurgusu
İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, aileyi güçlendirmek için evlat sevgisinin önemine dikkat çekti: “Aileye nasıl güç kazandıracağız, nasıl teşvik edeceğiz? Özellikle gençler için söylüyorum. Yani bir defa önce evlat sevgisini insanların benimsetilmesi lazım. Bizim evladımızı gördüğümüz zaman, kucakladığımız zaman onda duyduğumuz haz her şeyin üstündedir. Ama bu evlat şimdi yük gibi gösterilmeye çalışılıyor. Yine bizim televizyonlarımıza bakın, evladın derdi, evladın yükü o kadar çok büyük ki o altından kalkılamaz, gençlerin gözü korkutuluyor.”
Geçmişteki Ev Düzenini Anlattı
Gündüz, konuşmasının devamında çocukluk dönemindeki ev düzeninden örnek verdi: “Öbür taraftan bir de biz hâlâ daha bir kendimize has yeni bir iç dekorasyon geliştiremedik. Bizim çocukluğumuzda bizim, biz üç erkek evlat, bir baba, dedem hep beraber yaşardık. Her birimizin ayrı odası vardı, hepimiz evliydik. Ama odaların bir yüklüğü var, oraya yatak yorgan dizilir. Yanlarında bir cağ var, banyosu var. Akşam oldu mu yataklar serilir, aynı oda olur yatak odası. Sabah oldu mu kaldırırsın, minderleri korsun olur misafir odası. Misafir geldi, efendim sofrayı serersin, siniyi getirirsin olur yemek odası.”
Aynı odanın farklı amaçlarla kullanılabildiğini anlatan Gündüz, şöyle devam etti: “Her odayı her maksat için kullanılabilen bir ev modeli, iç dekorasyon geliştirilmiş. Bunu Japonya tutmuş bizden çalmış. Ben Japonya'da gördüm Tokyo'da. Adam duvara düğmeye basıyor, geliyor, oluyor yatak. Sabah olduğunda basıyor düğmeye, o oluyor duvar. Adam 80 metrekarede 250 metrekarelik ev genişliği yaşıyor.”
“Şimdi Gençlerin Gözü Korkuyor Evlenmekten”
Ev ve eşya beklentilerine değinen Gündüz, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: “Şimdi gençlerin gözü korkuyor evlenmekten. Babanın da ananın da gözü korkuyor. 'Yani evlendirdim mi bizim eve gelin gelmez ya. Ona özel bir daire tutacaksın. Ona göre eşya alınacak. Tabii babanın, ananın da gözü korkuyor, gençlerin de gözü korkuyor.”
Gündüz, konuşmasının sonunda şunları söyledi: “Halbuki bizim kültürümüzde bu şey var ya, derviş, adam sırtına alıyordu eşyasını, sırtında götürüyordu evindeki eşyasını. Şimdi affedersiniz bir eşek yüküyle eşya taşınırdı. Şimdi her bir çocuk taşınacaksa bir tır lazım. Yazık değil mi? Bu bana göre hem evlat sevgisi. Hele torun, evlat sermaye, torun kâr. Şimdi ben torunlarla beraber oldum mu bütün yorgunluğumu atarım.”

Bakan Yardımcıları ve Rektörler Katıldı
Zirveye Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Adil Çalışkan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakan Yardımcısı Refik Tuzcuoğlu, İbn Haldun Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Prof. Dr. İrfan Gündüz, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Emine Gümüşsoy ve Eskişehir Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan katıldı.
Programda günün anısına Bilal Erdoğan ve Prof. Dr. İrfan Gündüz’e hediye takdim edildi.




