Çocukların Aile Özlemi Kararını Değiştirdi
İstanbul’da uzun yıllar anaokulu öğretmenliği yaptıktan sonra emekli olan ve Eskişehir’e yerleşen Zehra Keskin, koruyucu ailesi olduğu oğluna hem annelik hem de öğretmenlik yaparak örnek oldu.
Öğretmenlik yaptığı yıllarda çalışan anne ve babaların çocuklarının, akşam saatlerinde ailelerine kavuşmak için duyduğu özleme şahit olan Keskin, hiç anne ve babasını göremeyen çocukların yaşadığı duygusal eksikliği düşünmeye başladı.
Pandemi döneminde koruyucu aile olmaya karar veren Keskin, düşüncesini önce kızı Ceren Keskin, ardından eşiyle paylaştı. Ailesinin de kararı desteklemesi üzerine e-Devlet üzerinden Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına başvuru yapıldı.
Keskin Ailesi Bir Çocuğa Yuvasını Açtı
Pandemi şartları nedeniyle yaklaşık 2 ay süren işlemlerin ardından Keskin ailesi, o dönem 4 yaşında olan bir erkek çocuğunun koruyucu ailesi oldu.
Zehra Keskin, İstanbul’da görev yaptığı anaokulunda oğlunu da aynı kuruma kaydettirdi. Okul yönetimi ve öğretmenlerin sürece destek verdiğini belirten Keskin, iş yeri sahibinin çocuğun eğitim masraflarına katkı sağlamak amacıyla burs verdiğini söyledi.
Oğlunun yakın bir öğretmen arkadaşının sınıfında eğitim gördüğünü anlatan Keskin, aynı okula birlikte gidip geldiklerini ve güzel bir eğitim dönemi geçirdiklerini ifade etti.
Emekliliğin Ardından Eskişehir’e Taşındılar
Emekli olduktan sonra Eskişehir’in Tepebaşı ilçesine bağlı Çamlıca Mahallesi’ne yerleşmeye karar veren Keskin ailesi, taşınma sürecinde çocuklarının nakli konusunda endişe yaşadı.
Eskişehir Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü yetkililerinin rehberliğiyle süreci sorunsuz tamamlayan aile, oğullarının ilkokul birinci sınıfa Eskişehir’de başlamasını sağladı.
“Kızımı Karnımda, Oğlumu Kalbimde Doğurdum”
Koruyucu ailesi olduğu oğluyla 4 yıldır hayatlarını paylaştıklarını belirten Zehra Keskin, aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı:
“Benim için bu çocuğun kendi öz çocuğumdan hiçbir eksiği yok. Kızımı karnımda doğurdum ve büyüttüm, oğlumu ise kalbimde doğurdum. Onun her anına şahit oldum, gelişimini gördüm ve yaşadığı ilklerin çoğunu beraber paylaştık.”
Koruyucu aile olmanın bazı zorlukları bulunduğunu ancak yaşanan güzelliklerin çok daha fazla olduğunu dile getiren Keskin, devlet korumasındaki çocukların en büyük ihtiyacının aile sıcaklığı olduğunu söyledi.
Keskin, çocukların maddi ihtiyaçlarının devlet tarafından karşılandığını belirterek, “Tek eksik, onlara sarılabileceğimiz ve onları aile sıcaklığında yetiştirebileceğimiz bir ortamdır. Bunu da koruyucu ailelerle başarabiliriz” dedi.
“Kardeş Özlemim Son Buldu”
Zehra Keskin’in kızı Ceren Keskin de annesinin koruyucu aile olma kararını ilk günden itibaren desteklediğini söyledi.
Uzun yıllar kardeş özlemi çektiğini anlatan Ceren Keskin, kardeşinin eve gelmesiyle ailelerinin daha neşeli ve hareketli bir hale geldiğini belirtti.
Kardeşiyle birlikte kitap okuduklarını, çeşitli etkinliklere katıldıklarını ve güzel vakit geçirdiklerini ifade eden Keskin, “Hayatım boyunca dostum olacak bir insan hayatımıza dahil oldu. Artık derdimi anlatabildiğim ve birlikte vakit geçirdiğim en yakın arkadaşım o oldu” diye konuştu.




