Ege Ekonomik Forumu

- Başbakan Yıldırım: (4) - "3. çeyrekte Türkiye büyük bir ihtimalle G-20 içinde en fazla büyüyen ülke olacak. Belki dünyada da 3. çeyrek itibarıyla bir rekor yakalama ihtimalimiz var" -"Uluslararası kuruluşlar bir kez daha Türkiye'nin büyüme tahminlerinde sınıfta kaldılar, tutturamadılar"

GENEL 25.10.2017, 12:45
Ege Ekonomik Forumu

İZMİR (AA) - Başbakan Binali Yıldırım, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye'nin büyüme tahminleri konusunda sınıfta kaldığını belirterek, "3. çeyrekte Türkiye büyük bir ihtimalle G-20 içinde en fazla büyüyen ülke olacak. Belki dünyada da 3. çeyrek itibarıyla bir rekor yakalama ihtimalimiz var." dedi.

Başbakan Yıldırım, "Küresel Gelişmeler Işığında Bölgesel Vizyon" ana temasıyla düzenlenen Ege Ekonomik Forum'unda yaptığı konuşmada, gelecek yıllarda Türkiye'nin büyümede hız kesmeden devam edeceğini, reformları da gerçekleştirmeyi aynı şekilde sürdüreceğini belirterek, ekonomiye dair kararları alırken bunun bir kenara not edilmesini istedi.

Bu coğrafyanın ortak mirasçısının Türkiye ve Yunanistan olduğuna işaret eden Yıldırım, Yunan filozofu Heraklitos'un binlerce yıl önce Efes şehrinde "aynı ırmakta iki kez yıkanılmaz", "değişmeyen tek şey değişimin kendisidir." sözlerini aktardı.

Başbakan Yıldırım, son 15 yılda dünyada, bölgede, Türkiye'de çok şeyin değiştiğine şahit olduklarını vurgulayarak, "Bir örnek vermem belki yeterlidir, 15 yıl önce nüfusumuz 66 milyondu, şimdi iki ay sonra yıl tamamlanıyor, 81 milyonun üzerine çıkıyoruz. 15 yılda 15 milyon daha fazla vatandaşımız var. Yurt dışında yaşayanları, mülteci misafirleri saymıyorum. Bunları üst üste koyduğumuz zaman 90 milyondan bahsediyoruz. 15 milyon ne demek, Bosna Hersek, Hırvatistan, Sırbistan'ın toplam nüfusu demek. 3 ülke kadar Türkiye 15 yılda nüfusunu artırmış. Bu nüfusa iş bulacaksınız, bunlara gelecek hayali, ümidi vereceksiniz." diye konuştu.

- "Kadın istihdamı artıyor"

Küresel krize rağmen Türkiye'nin son 10 yılda ortalama her yıl 950 bin vatandaşına iş bulduğunu anlatan Yıldırım, konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu sene bulduğumuz, ürettiğimiz istihdam 1 milyon 150 bini geçmiş. Ama genç ve dinamik bir nüfusumuz var, dolayısıyla istihdama katılan, özellikle de kadın istihdamı artıyor. Bundan da büyük bir memnuniyet duyuyoruz. 2002'de yüzde 21'ken şimdi yüzde 35'e çıkmış. Üniversitelerdemizdeki akademik personelin yüzde 54'ü kadınlardan oluşuyor. İşte gelişen Türkiye'nin en büyük göstergelerinden biri budur. Bir de hareketli nüfus var, mülteciler. Suriye başta olmak üzere, belli ülkelerde yaşanan iç savaş ve karışıklıklar insan akınıyla bizi yüzleşmek zorunda bıraktı. Biz şunu yapabilirdik, bazı ülkeler gibi 'bana ne kardeşim, ben kabul etmem.' Onları kaderine terk edebilirdik ama bu bizim geleneğimize de inancımıza da sığmaz, genlerimize de uymaz. Biz darda, zorda kalana her zaman yardım eden bir kültürün, medeniyetin evlatlarıyız. Bize yakışanı yaptık. Irak'ta, Suriye'de, misafir ettiğimiz bu kardeşlerimizin doğdukları, büyüdükleri, hatıralarının olduğu o ülkelere geri dönemlerini tabii ki arzu ediyoruz, onlar da bunu arzu ediyor. Nerede yaşarsanız yaşayın kendi vatanınızdan daha güzeli yoktur. Bülbülü altına kafese koymuşlar 'ille de vatanım ille de vatanım' demiş."

- "Yeni bir büyüme ve gelişme dönemi olacak"

Başbakan Yıldırım, içinden geçilen değişim sürecinin değişime ayak uydurulmasını zorunlu hale getirdiğine işaret ederek, "16 Nisan'da aldığımız kararla, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemiyle beraber yeni bir değişim, yeni bir reform, yeni bir büyüme ve gelişme dönemi olacaktır." diye konuştu.

"Zaman ekonomisinin" en iyi şekilde geliştiği bir döneme girildiğini bildiren Başbakan Yıldırım, bazen zamanın bir değer, bir para olduğunun unutulduğunu, kaybedilen paranın tekrar kazanabileceğini ama kaybedilen zamanın bir daha geri getirilemeceğini, onun için mutlaka zaman ekonomisine yoğunlaşılması gerektiğini vurguladı.

Bu yılının sonlarına gelindiğine değinen Yıldırım, sözlerine şöyle devam etti:

"Olumlu ekonomik gelişmeler sonucunda Türkiye küresel ekonominin gündeminde var olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz 9 ayı hatırlayın. 2017'ye girerken uluslararası değerlendirme kuruluşları, IMF'si, Dünya Bankası, diğerleri, raiting kuruluşları art ardına Türkiye'ye darbe vurdular. 'İşte Türkiye'nin notu düştü, Türkiye yatırım yapılamaz hale geldi filan falan..' 2017'nin ikinci çeyreğinden itibaren de art ardına inandırıcılıklarını sorgulatmamak için Türkiye'nin tahminlerinin düzeltmeye başladılar. Bugüne kadar 3 düzeltme yapan oldu. Önce yüzde 2 büyüme dediler. Sonra yüzde 4 dediler. Sonra yüzde 5 ve üzeri olabilir dediler, gidiyor. Ancak şunu söylemem gerekir ki 3. çeyrekte Türkiye büyük bir ihtimalle G-20 içinde en fazla büyüyen ülke olacak. Belki dünyada da 3. çeyrek itibarıyla bir rekor yakalama ihtimalimiz var. Diğer taraftan gerek yüzde 28'e gerilemiş kamu borcunun güçlü finans sistemizle Türk ekonomisi önümüzdeki dönemde büyüme performansını sürüdürecek. Dış ticaret ve yatırımlarla büyüyen bir ekonomi Türkiye'nin orta ve uzun vadede maratonunun en büyük gücü haline gelecek. Burada da ihracat ve yatırım ön plana çıkacak. Yılın ilk yarısında yüzde 5,1 büyümenin 3,9 puanı yatırımlar ve ihracattan geliyor. Büyümenin kalitesinden bahsediyorum. Büyümenin kalitesi görüldüğü gibi 3'te 2'sinden fazlası yatırımlardan, ihracattan geliyor, tüketimden gelmiyor."

- "Uluslararası kuruluşlar sınıfta kaldı"

Başbakan Yıldırım, 2017 başından itibaren bir ihracat seferberliği başlattıklarını, Eximbank'ın sermayesini 3 milyardan 10 milyara çıkardıklarını, bunun ihracatçı sayısı ve ihracat miktarının artması anlamına geldiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sonuçlarını gördük.153,3 milyar dolar belirlemiştik, bu gidişle bunun üzerinde gerçekleşecek. Belki 156'yı da geçecek. Ortalama büyüme yüzde 8-10, dilimler halinde baktığımızda yüzde 14-15'e varan ihracatta büyüme gözlüyoruz. Uluslararası kuruluşlar bir kez daha Türkiye'nin büyüme tahminlerinde sınıfta kaldılar, tutturamadılar. Ama hükumet olarak biz de tutturamadık, ihracat hedefimiz yüzde 53'tü, yüzde 57 ile kapatacağız. Varsın bu yöndeki yanılmalar olsun. Aşağıya doğru yanılma olunca iyi değil de yukarıya doğru yanılmadan bir zarar gelmez."

- "Dünyadaki 10 mega projeden 6'sı Türkiye'nin"

Yılın ilk 9 ayında yüzde 10,6 ihracatta ortalama artış olduğunu bildiren Yıldırım, şu bilgileri verdi:

"Ekim ayı rakamları da daha iyi gözükecek. Resmen açıklanınca ifade edelim. İhracat seferberliğimizin bu başarısı içimizden işçiden iş adamımıza kadar bütün ekonomi dünyamızın başarısıdır. Sadece mal ihracatında değil, hizmet ihracatında da önemli bir gelişme kaydettik, hızlandık. Dünyanın en büyük 250 müteahhitlik kurulu içinde 45 Türk firması var. Bu sayı ile Çin'in ardından ikinci sırada geliyoruz. Türkiye etrafındaki ateş çemberine, istikrarsızlıklara, küresel krize rağmen 2008'den bu tarafa dünyada 10 tane mega proje yapılmış. Adından söz ettirilen 10 projeden 6 tanesi Türkiye'de. Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Osmangazi Köprüsü, İstanbul-İzmir Otoyolu, Marmaray, Avrasya Tüneli, dünyanın en büyük havalimanı, şimdi de Çanakkale Köprüsü. Diğerleri de var da bunları saymak istemiyorum. Hızlı trenler, bölünmüş yollar vesaire. Türkiye'nin kabiliyetini gösteren bir başka rakam da 2016 yılında müteahhitlik sektöründe proje hacminde dünya devleri Almanya ve Japonya'yı da geride bırakmış durumdayız. Turizm sektöründe ilk 8 ayda turist sayısında yüzde 26 artış var. Ancak 2015'in seviyesine henüz dönebilmiş değiliz. Ama süratle bu yönde gidiyoruz. Benzer şekilde THY kendi hizmet ihracatında küresel bir marka olma younda emin adımlarla ilerliyor."

"Yatırımlar tarafında da özelikle proje bazlı yatırım teşvik sitemi. Buraya dikkatinizi çekmek istiyorum." diyen Başbakan Yıldırım, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Artık konfeksiyon usülü teşvikten ısmarlama usulü teşvike geçtik. Bir yatırımınız var, bu yatırım stratejik yatırım olarak değerlendirilebilir. Neye göre değerlendiriliyor? Oluşturacağı katma değer, ülkenin ekonomisine yapacağı katma değer, oluşturacağı mukayeseli üstünlük. Herkesin yaptığı iş değil. Yeni bir şey yapıyorsunuz. Hem ithalatınızı azaltacak bir farkı var, hem de ihracatınızın birim fiyatını artıracak bir katkısı var. İşte bu ve buna benzer yenilikçi, teknoloji yoğunluklu yatırımları özel stratejik yatırım sınıfına aldık. Bunlara ucu açık teşvikler veriyoruz. Bunu birkaç örneğini bugünlerde yaptık."

(Bitti)

Yorumlar (0)
20
açık
Günün Anketi Tümü
Sizce Esnaf Odaları Birliği'nin Yeni Başkanı Kim Olmalı?
Sizce Esnaf Odaları Birliği'nin Yeni Başkanı Kim Olmalı?
Namaz Vakti 20 Mayıs 2022
İmsak 03:47
Güneş 05:32
Öğle 12:59
İkindi 16:54
Akşam 20:17
Yatsı 21:54

Gelişmelerden Haberdar Olun

@