Kredi kartı borcunu ödemekte zorlanan vatandaşlar için yasal takip süreci ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bankacılık mevzuatına göre, kredi kartı borcunun asgari ödeme tutarının üst üste 90 gün boyunca ödenmemesi halinde yasal takip süreci başlatılabiliyor.
Bankalar Önce Borçluyu Uyarıyor
Kredi kartı borcunda haciz aşamasına gelmeden önce bankalar borçluya çeşitli uyarılarda bulunuyor. İlk aylarda banka yetkilileri arama ve SMS yoluyla borçluyu bilgilendirirken, 3 aylık sürecin sonunda borçluya resmi ihtarname gönderiliyor.
Borçluya gönderilen ihtarnamede ödeme için ek süre tanınıyor. Bu süre içerisinde de ödeme yapılmaması halinde dosya banka avukatlarına devrediliyor ve icra süreci başlayabiliyor.
7 Gün İçinde İtiraz Edilmezse Haciz Yolu Açılıyor
90 günlük sürenin dolmasının ardından banka, alacağını tahsil etmek için dosyayı icra dairesine taşıyabiliyor. İcra dairesi aracılığıyla borçlu adına ilamsız icra takibi başlatılıyor ve ikamet adresine resmi ödeme emri gönderiliyor.
Borçluya ödeme emri tebliğ edildikten sonra 7 günlük yasal itiraz süresi başlıyor. Bu süre içerisinde borca itiraz edilmemesi ya da ödeme yapılmaması halinde icra takibi hukuken kesinleşebiliyor.
Maaş ve Mal Varlığına Haciz Riski
Takibin kesinleşmesiyle birlikte borçlunun banka hesaplarına, mal varlıklarına ve maaşına yasal oranlarda haciz uygulanabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, evine veya iş yerine icra kağıdı gelen vatandaşların süreci kesinlikle göz ardı etmemesi gerektiğini belirtiyor.
Uzmanlardan Uyarı
Kredi kartı borcu nedeniyle yasal takip süreciyle karşı karşıya kalan vatandaşların, tebligatı dikkatle incelemesi ve 7 günlük itiraz hakkını kaçırmaması büyük önem taşıyor. Uzmanlar, ödeme emri geldiğinde vakit kaybetmeden hukuki destek alınması gerektiğini vurguluyor.