Eskişehir Baro Başkanı Av. Mustafa Elagöz konuşmasında şu ifadeleri kullandı;

Devletin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişimi ile en temel insan haklarının korunması ancak ve ancak güçlü, sözde değil özde tam bağımsız ve tarafsız bir yargı isteminin inşasına bağlıdır. Bağımsız ve tarafsız yargının olmazsa olmaz unsuru da biz avukatlarız. Savunmanın yok sayıldığı, sadece hakim ve savcıdan teşekkül edilmiş bir yargı sisteminin inşa edilmesi, yargının yürütmenin bir aracı olarak görülmesi ve yargının bir sopa gibi toplum üzerinde tutulması faşizan bir anlayışın tezahürüdür. Böyle bir sistem içinde bir yargı düzeninden ve bağımsız bir yargının varlığından da  bahsedilemez.O yüzden diyoruz ki;

Biz Avukatlar yurttaşın sesi, nefesi ve koruma kalkanıyız. Her türlü hukuksuzluğa karşı yurttaşı koruyan, onların hak ve menfaatlerini kanun önünde savunan biz avukatlarız. Bizler yeri geldiğinde kimsesizlerin kimsesi, yeri geldiğinde mağdura  kalkan olmuş bir mesleğin mensuplarıyız.En temel insan hakkı olan savunma hakkının temsilcileriyiz. Yaptığımız işin ve görevin bilincindeyiz. Bu bilinçle hukuksuzluk kimden ve nerden gelirse gelsin başkaldıran, ses yükselten kişileriz. Avukatın olmadığı , yok sayıldığı, değersizleştirildiği bir ortamda kimsenin hukuk güvenliğinden bahsedilemez. Tarihin en eski ve en seçkin mesleğinin mensuplarıyız. Bununla da gurur duyuyoruz. Bu onuru ve gururu her birimiz her daim içimizde hissediyor ve bu duygu ve düşünceyle görev icra ediyoruz. Çünkü biz AVUKATIZ..  

Her yıl 5 Nisan ‘da bu kürsülerde meslek sorunlarımızı, Ülkemizdeki hukuksuz uygulamaları ve adaletsizliği bıkmadan usanmadan dile getiriyoruz. Bu 5 Nisan da da üzülerek ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti, tarihinde hiç bu kadar adaletin ve hukukun ayaklar altıda ezildiği bir dönemi yaşamamıştır.  Asıl olan hukuk devletidir. Gelinen aşamada biz hukuk devletini mumla ararken Kanun Devleti olayı dahi başaramamış bir toplum haline geldik. Çürümüşlük ve yozlaşma başta kurumlarda olmak üzere maalesef toplumun geneline de sirayet etmiş durumdadır.. Devleti yönetenlerin asli görevi halkın refahını, huzurunu ve güvenliğini sağlamaktır. Bunun yolu da güçlü kurumlar ve liyakatli kadrolardır. Liyakati değil de sadakati esas alan bir anlayış ile yönetilen bir ülkede ne huzuru, ne refahı, ne de adaleti sağlayabilirsiniz.  Ulu Önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  “Vatanını en çok seven Görevini en iyi yapandır”  sözünü hatırlatmak isterim.

Hamasetle vatan sevgisi olmaz. Hamasetle millet sevgisi olmaz. Hamsetle savunulması gereken değerler savunulmuş olmaz. “ Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” O yüzden buradan bir kez daha söylemek istiyorum. Biz Avukatlar hertürlü eziyete, hertürlü yok sayılmaya, her türlü hukuksuz uygulamaya maruz bırakılmaya çalışılsak da yılmadan, usanmadan ve korkmadan doğruları söylemeye, hukukun evrensel değerlerini yaşatmaya, hukuk ve adalet adına görevlerimizi en iyi şekilde yapmaya devam etmek zorundayız. Hiçbir baskı ve yok sayma bizi yıldırmamalı.  Bu mücadele, üzerimizde taşıdığımız ve onurumuz olan cübbelerimizin bizlere yüklediği bir sorumluluktur.  . Bizim en önemli vasfımız, en önemli özelliğimiz avukat olarak mücadele azmimizdir.   Çünkü Bizler;

Uluönder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bizlere emanet ettiği Çağdaş Cumhuriyetin savunucularıyız.

Cumhuriyet varsa biz varız,

Cumhuriyet varsa savunma hakkı vardır.

Cumhuriyet varsa medeniyet ve demokrasi vardır.

Cumhuriyet varsa insan hakkı vardır.

 Cumhuriyet varsa insan gibi yaşayabilmek vardır.

Cumhuriyet varsa huzur, barış ve adalet vardır.

İşte bu yüzden her birimizin görevi bu değerlere sahip çıkmak olmalıdır..

Cumhuriyete yönelik her türlü olumsuz girişimin  karşısındayız.

Cumhuriyetimiz için biz TARAFIZ

Her türlü gericiliğin, yobazlığın ve kendini bilmezliğin karşısındayız.

Bizim tarafımız HUKUK ve demokrasidir.

Bizim tarafımız Atatürk ilke ve devrimleridir.

Bizim yolumuz “ Adalet gücü bağımsız olmayan bir milletin Devlet Halinde varlığı kabul olunmaz “ diyen Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün gösterdiği yoldur.

Bu yol her türlü siyasetin üstündedir. 

Değerli meslektaşlarım,

Türkiye’nin 81 ilinde, 190 bin avukatın kayıtlı olduğu meslek örgütleri olarak, avukat için adaletin sağlanmadığı bir 5 Nisan Avukatlar Günü daha geçirmeyi kabul etmiyoruz. Yurttaşların hak arama özgürlüğünün teminatı olan savunmayı temsil eden avukatlar, onların örgütlü gücü Barolar ve Türkiye Barolar Birliği olarak; 27 Nisan 2024 Cumartesi günü Ankara’da “Avukat İçin de Adalet” demek, mesleğimizin çözüm bekleyen sorunlarını bir kez daha haykırmak, şiddete ve ekonomik sorunlarımıza karşı meslek onurumuzu ve emeğimizi savunmak için buluşuyoruz. Adalet için sorumluluk yüklenen her avukatla birlikte, “avukat için de adalet” mücadelesinde kararlılıkla ilerleyecek, onurlu meslek mirasımızı geleceğe taşımak adına sizleri 27 Nisan 2024 tarihindeki büyük Ankara buluşmasına davet ediyorum.

Eskişehir'de Emekliler İçin Ses Veren Lider: Ayşe Ünlüce Eskişehir'de Emekliler İçin Ses Veren Lider: Ayşe Ünlüce

Sözlerime son verirken Savunmanın güçlü kılındığı, hak arama özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırıldığı ve bağımsız ve liyakatli bir adalet sisteminin en kısa sürede inşa edilmesi dileğiyle sizleri tekrar selamlıyor ve 5 Nisan Avukatlar Gününüzü kutluyorum."