CHP Grup Başkanvekilleri Engin Özkoç ve Engin Altay; Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi ve Tepebaşı Belediyesi’nin düzenlediği Çağdaş Gazeteciler Derneği Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi ve Ödül Töreni’nde ödül aldı. Özkoç, “Yağışlı bir havada, Ankara’da; onun arkasından giderken kendimden bir parça kopmuş gibi hissettim. O yüzden siyasetin içine girdim. Onun mücadelesini ben de ölene kadar sürdüreceğime söz veriyorum” dedi. Altay ise “Uğur Mumcu katledildi ama susturulmak istenen devlet-mafya ilişkisine itirazdı… Uğur Mumcu’nun idealleri, arzu ettiği Türkiye er geç gerçekleşecek. Devlet haramilerden temizlenecek” dedi.

Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi ve Eskişehir Tepebaşı Belediyesi; araştırmacı gazeteci, yazar Uğur Mumcu adına 30. Çağdaş Gazeteciler Derneği Uğur Mumcu’yu Anma Gecesi ve Ödül Töreni düzenledi.

CAN HACIOĞLU: “30 YILDIR ADALET ARAYIŞIMIZ, ÇGD OLARAK SÜRÜYOR”

Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde düzenlenen etkinlikte, Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şubesi Başkanı Can Hacıoğlu, açılış konuşmasını yaptı. Hacıoğlu, şunları söyledi:

“Eskişehir bir Uğur Mumcu şehri oldu. Onun unutulması mümkün değil. Gerçeğe her zaman ihtiyaç var. Gerçek gazetecilik deyince 30 yıldır Uğur Mumcu akla geliyor. 30 yıldır adalet arayışımız, ÇGD olarak sürüyor. Uğur Mumcu da ÇGD Ankara Şubesi üyesiydi. Kendisini özlemle, saygıyla anıyoruz” dedi.

ENGİN ÖZKOÇ: “ONUN MÜCADELESİNİ BEN DE ÖLENE KADAR SÜRDÜRECEĞİME SÖZ VERİYORUM”

Etkinlikte, tüm ödül alanlar; Uğur Mumcu anısına hazırlanan ve fotoğrafının olduğu köşeye karanfil bıraktı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen’den aldı. Özkoç, ödülünü aldıktan sonra; “Yağışlı bir havada, Ankara’da; onun arkasından giderken kendimden bir parça kopmuş gibi hissettim. O yüzden siyasetin içine girdim. O yüzden elimi taşın altına koymak istedim. Çünkü onun bugünlere bıraktığı miras; özgürlük davasında, hürriyet davasında, insanlık davasında bıraktığı mirasa acaba ben de katkıda bulunabilir miyim, diye. Bilmiyorum ona layık olabildim mi ama bugün burada bu ödülü alırken onu saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Onun mücadelesini ben de ölene kadar sürdüreceğime söz veriyorum” dedi.

“BEN GECELERİ ÇALIŞIRKEN HALA BENİM EN YAKIN DOSTUM VE ÇALIŞMA YALNIZLIĞININ İÇİNDEKİ EN İYİ ARKADAŞIM UĞUR MUMCU”

Çağdaş Gazeteciler Derneği Eskişehir Şube Başkanı Can Hacıoğlu, CHP Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz’a ödülünü takdim etti. Yavuzyılmaz, şunları söyledi:

“Benim için çok anlamlı ve özel bir ödül. Milletvekilliğim süresince araştırmacı, gazeteci Uğur Mumcu’nun metodunu takip ettim. Ve Uğur Mumcu aslında hala aramızda yaşıyor. Ben geceleri çalışırken hala benim en yakın dostum ve çalışma yalnızlığının içindeki en iyi arkadaşım Uğur Mumcu. O nedenle hala aramızda. Onu biz aklımızda ve kalbimizde yaşatıyoruz. Uğur Mumcu, hayatını kaybettiğinde ben bir ortaokul öğrencisiydim. Ve abim ile televizyon izlerken bir altyazı olarak geçmişti. Hemen annem ve babamı yanına koşup, ‘Anne, baba, Uğur Mumcu, hayatını kaybetmiş’ dedik. Annem ve babam, adeta çığlık atarak o duyguyla birlikte reddederek ama bir yandan da ağlayarak Uğur Mumcu’nun Türkiye için ne kadar önemli olduğunu bizi o yaşımızda hissettirmişti. Ardından kitaplarını okuduk. ‘Sakıncalı Piyade’den başlayarak okudum ve devam ettim. Uğur Mumcu’yu var etmenin en iyi yolunun cesurca yolsuzlukların, usulsüzlüklerin, kamu zararının üzerine gitmek olduğuna karar verdim. Ve bu yolda da dünyayı değiştirmek için CHP’de siyaset yapmak için büyük bir heves ve istekle yola koyuldum. Ben başta bu yolda bu ödülü almamda emeği olan aileme, masal yerine geceleri Sayıştay raporlarını okuyarak uyutmaya çalıştığım 7 aylık kızım Derin’e, sabrı için ve tüm yol arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Umut dolu bir gelecek için çalışmaya devam diyorum.”

“UĞUR MUMCU KATLEDİLDİ, AMA SUSTURULMAK İSTENEN ÖZGÜRLÜK, TAM BAĞIMSIZLIK ÇIĞLIĞIYDI”

CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’a ödülünü Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen verdi. Altay, Uğur Mumcu’nun fotoğrafının önüne karanfili bırakarak kürsüde şunları söyledi:

“Biraz önce sanatçılarımızın da söylediği gibi ‘Ne bir haram yedi ne cana kıydı, ekmek kadar temiz, su gibi aydın.’ Haram yenmesin, cana kıyılmasın istedi. Fakirin ekmeğine göz dikilmesin istedi. Ülkenin suyu kirletilmesin istedi. Uğur Mumcu katledildi ama susturulmak istenen devletin bağnazlaşmasına itirazdı. Evet Uğur Mumcu katledildi ama susturulmak istenen devlet-mafya ilişkisine itirazdı. Uğur Mumcu katledildi, ama susturulmak istenen özgürlük, tam bağımsızlık çığlığıydı. Keşke, herkesi tenzih ederek söylüyorum bugün Uğur Mumcu gibi gazeteciler çokça olabilse. Keşke bugün gazeteciler bir ya da iki bilemedik üç elin parmağından daha fazla olabilse. İnanıyorum ki Türkiye’de her şey çok daha güzel olacak. Ama bilinmelidir ki Uğur Mumcu’nun idealleri, arzu ettiği Türkiye er geç gerçekleşecek. Devlet haramilerden temizlenecek. Türkiye üzerinde oyun hesapları olan emperyal güçler Uğur Mumcu’yu katlederek Türkiye’nin özgürleşmesini engellemeyecekler. Bu emperyal güçlerle iş birliği yapan yerli işbirlikçilik bizim haramiler dediğimiz siyasiler ve tüccarlar da er geç hak ettiklerini bulacaklar.”

SERDAR DENKTAŞ: RAHAT UYU UĞUR MUMCU. AYDINLIK GÜNLER ARTIK KAPIDA.

KKTC Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın oğlu Serdar Denktaş’ın ödülünü ise CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer verdi. Serdar Denktaş ise “32 yıllık siyasi hayatımın en anlamlı ödülü. 30 yıl önce örümcek kafalı, karanlık zihniyetler, belki rahatlamışlardır. Ama, o gün bugündür; Uğur’u takip eden Mumcuların yaktığı o küçük kıvılcımlar, artık karanlığı aydınlatacak güce kavuşmuşlardır. Rahat uyu Uğur Mumcu. Aydınlık günler artık kapıda. Genç, geleceği parlak Türkiye, mutlaka gerçekleşecektir” dedi.

UTKU ÇAKIRÖZER: “UĞURLAR ÖLMEDİ. MESLEKTAŞLARIMIZ EN ZOR KOŞULLARDA YAZMAYA DEVAM ETTİ”

Utku Çakırözer ise “Uğur Ağabey için burada olduğunuz için size teşekkür ediyorum. Gerçekten uğurlar ölmez, ölmeyecek. Doğru. Uğur Mumcu, büyük bir değerdi. Birçok gazeteciye ilham veren, cesaret veren bir isimdi. Türkiye’de o günden bu yana Uğurlar ölmedi. Her türlü baskıya, zorbalığa, zulme rağmen, özellikle gazeteciliğe… Meslektaşlarımız en zor koşullarda yazmaya devam ettiler. Bu akşam onlardan sadece bir bölümü, ödül alacaklar. O gazetecilere cesaretleri için, bizler adına gerçekleri aradıkları ve yazdıkları için teşekkür ediyorum” diye konuştu.

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen şöyle konuştu:

Eskişehir'de 580 öğrencinin hayatına dokundular! Eskişehir'de 580 öğrencinin hayatına dokundular!

“Rahmetli Uğur Mumcu, benim Rektörlük yaptığım dönemde büyük ideallerle kurmuş olduğum İletişim Bilimleri Fakültesi ve onun Gazetecilik bölümünün hocalarından birisiydi. 50’li ve 60’lı yıllarda gazetecilik yapan heyecanlı bir genç olarak gazeteciliğin nasıl yapılması gerektiği konusunda birtakım algıları edinerek, örnekler alarak uğraşanlardan biriydi. İşte o dönemde edindiğim bir kanaat vardı. Gazetecilik yalnız güzel Türkçe kullanmak, güzel, heyecanlı olayların peşinde koşmak ve gazeteye vaktinde haber yetiştirmek olmadığını aslında bu eğitimi görenlerin de ki o tarihlerde hiç şüphe yok ki, gazetecilik sektörüne öğrenci yetiştiren basın yayın, gazetecilik okulları vardı. Onun çok daha ötesinde olmasına inanıyordum ve de önemli bir inancım da gazeteciliğin yalnızca kültür, yalnızca heyecan değil aynı zamanda usta çırak ilişkisi olduğunu inanan bir insan olarak bütün üstad bildiğim gazetecileri Anadolu Üniversitesi Basın Yayın Bölümü’nde haftada bir gün veya 15 günde bir hocalık yapmak üzere ısrarlarım sonucunda zengin bir öğretim elemanı, zengin bir ustalar kadrosu kurma imkanım olmuştu. Bunlardan bir tanesi de hiç şüphe yok ki rahmetli Uğur Mumcu’ydu. Ankara’dan motorlu trenle gelir derse girer öğleden sonra. Akşamları da üniversitenin misafirhanesinde yemek yer ve ‘Ne olacak bu memleketin hali?’ derdik.  Aradan 30 yıl geçti hala ‘Ne olacak bu memleketin hali” diyoruz.

“UĞUR MUMCU’NUN ARAŞTIRMACI GAZETECİLİĞİN SEMBOLÜ OLDUĞUNU ANLATMAYA ÇALIŞMIŞTIM”

Bu konuda açılan okulların enflasyonla paralel bir büyüme ve çoğalma içerisinde olduğunu görerek de gerçek gazetecilik konusunda usta-çırak ilişkisinin tanıdığım bütün gençlere ve hocayken de öğrencilerime mutlaka örnek alınması gereken gazeteciler olduğunu bunların başında da Uğur Mumcu’nun araştırmacı gazeteciliğin sembolü olduğunu anlatmaya çalışmıştım.

“BOMBAYLA PATLATILMIŞ BİR ARABA HURDASININ, NE FECİ BİR ÖLÜMÜN SEBEBİ OLABİLECEĞİNİ GÖSTERECEK CAMDAN BİR TABUT YAPALIM VE TABUTUN İÇERİSİNDE DE BU ENKAZI SERGİLEYELİM”

Rahmetli menfur cinayete kurban gittikten sonra bir gün sevgili dostum Turgut Kazan telefon etti. Dedi ki ‘Rahmetli Uğur Mumcu’nun eşini Ankara Adliyesi Emanetler Bürosu’ndan telefon etmişler. Bombayla patlatılan otomobilinin alınmasını kendisinden istemişler. Ne yapacağını soruyor. Ben de seni tavsiye ettim. Bir ararsan kendisini iyi olur.’ Muhterem eşine telefon ettiğimde “Ne yapayım” diye sordu. Dedim ki Eskişehir’de o sırada Odunpazarı Belediye Başkanımız bir park yapıyordu. O parkın içerisinde ona bir mezar yapalım. ‘Neye mezar, arabaya mı mezar’ dedi. Bombayla patlatılmış bir araba hurdasının, ne feci bir ölümün sebebi olabileceğini gösterecek camdan bir tabut yapalım ve tabutun içerisinde de bu enkazı sergileyelim, dedim. Odunpazarı Belediye Başkanıyla da konuşunca hemen parkın ön tarafına ‘Bunu koyalım’ dedi ve koydu.

“UĞUR MUMCU GİBİ BÜYÜK BİR GAZETECİNİN NE ŞEKİLDE HAYATTAN KOPARILDIĞININ ÖRNEĞİNİ GELECEK KUŞAKLARA BUNDAN İYİ ANLATILABİLECEK BİR ESER OLMAZDI DİYE DÜŞÜNÜYORUM”

Dünyada belki de başka bir eşi yok. Camdan bir tabutun içerisinde Uğur Mumcu’yu bize hatırlatacak olan, onun çektiği acıyı bir an için de olsun ziyaret edenlerin hissedebileceği bir kabir, camdan bir otomobil enkazı, suikast enkazının örneğini Eskişehir’de barındırmaktan da mutlu olduğumuzu belirtmek isterim. Mutluluk duyulur mu? Duyulur. Uğur Mumcu gibi bir büyük insanın, büyük bir gazetecinin ne şekilde hayattan koparıldığının örneğini gelecek kuşaklara bundan iyi anlatılabilecek bir eser olmazdı diye düşünüyorum. Eser mi dersiniz? Eser. Cinayeti işleyenlerin eseri. Kendisini rahmetle anıyorum. Onu hiçbir zaman unutmayacağız. Unutmamaya çalışacağız. Bütün gayretimiz bu olmalı diye düşünüyorum.”

Siyaset kategorisinde ödül alanlar ve onlara ödülleri veren isimler; konuşmaların ardından hatıra fotoğrafı çektirdi.

Onur Ödülü’ne 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in değer görüldüğü gecede verilen ödüle değer görülen diğer isimler şöyle:

Sözcü Gazetesi Başyazarı Rahmi Turan, Fox TV’den İlker Karagöz, Halk TV’den Serhan Asker, Birgün Gazetesi’nden Timur Soykan, Sözcü Gazetesi’nden Sultan Uçar, Halk TV’den İsmail Saymaz, Cumhuriyet Gazetesi’nden Murat Ağırel; İstanbul Barosu Başkanı Filiz Saraç, Eczacıbaşı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, TV yapımcısı ve yazar Metin Uca, Ressam Atilla Atar; hekim, oyunca, yönetmen, yazar Ercan Kesal, şarkıcı-oyunca Tüdanya, senarist oyun ve köşe yazarı, yazar Işıl Özgentürk; Afyonkarahisar Klasik Müzik ve Caz Festivalleri Sanat Yönetmeni Hüseyin Başkadem; oyuncular Devrim Özder Akın, Mert Kırlak, Altan Gördüm, Vahide Perçim, Ali Düşenkalkar; Dünya Pentatlon üçüncüsü İlker Özyüksel, kickboks Avrupa şampiyonu Emre Karaca, boksör Dilara Yücel; Prof. Dr. Tamer Akan, Cumhuriyet Vakfı Başkanı Alev Coşkun, Bekir Ağırdır, Prof. Dr. Veysel Ulusoy.