Kırgızistanlı aile çocukları Aman'da doğumdan hemen sonra emme güçlüğü, karında şişlik gibi sorunlar görmeye başladı. Sonrasında hastaneye gidilirken, Kırgızistan'da yapılan tetkiklerde edinilen bilgiye göre karaciğer içerisindeki safra yollarında doğumsal gelişim bozukluğu ve kalp rahatsızlığı tespit edilirken, aileye karaciğer nakli önerildi. Yaptığı araştırmaların ardından naklin Türkiye'de yapılmasına karar veren aile, yaklaşık 2 aylık bebekleri ve 19 yaşındaki kızlarıyla Antalya'ya geldi. Ablasından alınan karaciğer 2 aylık Aman'a nakledilirken aynı operasyonda geçici olarak akciğer damarına bant konulduğu öğrenilen Aman taburcu edildi. Bir süre sonra kızlarının kalbindeki rahatsızlığın kalıcı olarak giderilmesi için tekrar harekete geçen aile, Medicana International İstanbul Hastanesi Kalp Cerrahisi Merkezi ile iletişime geçti. Aman, tüm hazırlıkların titizlikle tamamlanmasının ardından ameliyat edildi. Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünden Prof. Dr. Murat Başaran, Prof. Dr. Arda Özyüksel ve Uzm. Dr. Baran Şimşek'ten oluşan ekip tarafından gerçekleştirilen ameliyatla minik hastanın kalbindeki delik başarıyla kapatıldı. Sağlığına kavuşan minik Aman'ın annesi süreci anlatırken Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Arda Özyüksel operasyona yönelik bilgi verdi.

“Önce karaciğer nakli sonra kalp ameliyatı”

Aman bebeğin durumuna ilişkin bilgi veren Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Arda Özyüksel, “Hastamız Aman 11 aylık, geçtiğimiz sene aralık ayında Kırgızistan'da dünyaya geliyor. Doğduktan sonra sarılık şikayetiyle ailesi tarafından orada doktora götürüldüğünde karaciğer içindeki safra yollarının gelişiminde problem olduğu tespit ediliyor. Babası da bir dahiliye uzmanı meslektaşımız, durumun erken dönemde farkına vararak gerekli incelemeleri yaptıktan sonra Aman'a karaciğer nakli yapılması gündeme geliyor. Geçtiğimiz şubat ayında hasta Antalya'ya gelirken karaciğer nakli için hazırlıklar tamamlanıyor. 19 yaşındaki ablasından karaciğerin bir kısmı alınarak Aman'a nakil gerçekleştiriliyor. Aman'ın yapılan tetkiklerde aynı zamanda kalbinde bir deliği olduğu görülüyor. O dönemde o delik kapatılamadığı için geçici olarak bant ameliyatı dediğimiz bir ameliyatla karaciğer nakli dönemi atlatıldıktan sonra aile kalpteki deliğin kapatılması için aile merkezimize başvurdu. Babasıyla görüştük, bize EKO ve diğer tetkik raporlarını yolladı. Görüşmelerimiz sonrasında da ameliyat için davet ettik. Ameliyata aldık, kalbindeki deliği kapattık, şu anda her şey yolunda” şeklinde konuştu.

“Türk hekimlerine emanet edilen bir bebek”

Kalp hastalıklarında erken tanının önemini anlatan Prof. Dr. Arda Özyüksel sözlerini şöyle sürdürdü: “Aman'ın sahip olduğu hastalık biraz özel bir hastalık sadece kalpte delik olarak bakmamızın mümkün olmadığı bir hastalık. Bu deliğin kapatılmaması durumunda kalpteki genişleme, zamanla yorulma, fonksiyonlarında bozulma, ilerleyen dönemde genel durumunda sıkıntılara yol açabilirdi. Bu çocuklar özel çocuklardır çünkü hem karaciğerde safra yollarında gelişim azlığı hem de buna bağlı bir takım ek bulgular ve kalpte bir problemle karşılaşma durumu literatüre göre hemen hemen milyonda bir sıklığa denk gelir. Bu hastaların ameliyat öncesi, ameliyat sırası ve sonrasındaki tedavilerinin gerçekten tecrübeli ekipler tarafından yapılması çok önemlidir. Bu tür hastalar ülkemizi seçiyor, merkezimizde bu tür vakaları sıklıkla yapıyoruz. Türk hekimlerine emanet edilen bir bebeğimizle beraberiz, karaciğer nakli ve kalp ameliyatı 10 ay arayla ülkemizde yapılmış olup hastamızı ülkesine sağlıkla göndermenin mutluluğu içindeyiz. Doğumsal kalp hastalıkları ile yaklaşık yüz canlı doğumda bir bebekte olacak şekilde zaten karşılaşmaktayız. Önemli olan erken dönemde bu çocuklarda hangi belirtiler olabileceğine yönelik ailelerin farkında olması. Erken dönemde morarma, daha ilerleyen dönemde emmede zayıflık, emme sonrası terleme, çabuk yorulma gibi şikayetlerin önemsenmesi gerekiyor”

“Çocuğumu son defa görüyorum zannetmiştim, kurtardılar"

Eskişehirli uzman açıkladı; Çekingenliğe gerek yok! Eskişehirli uzman açıkladı; Çekingenliğe gerek yok!

Kızının hastalığı nedeniyle büyük üzüntü yaşadıklarını anlatan Raimova Baktybekovich, "Karaciğer hastalığını öğrendikten sonra çocuğum ölüm ve yaşam arasında savaş verdi, '1 ay içinde ameliyat olmazsa çocuğu kaybedebilirsiniz' dendi. O yüzden bütün aile çok kötü durumdaydık, sonra ameliyat ettirmeye karar verdik. Ben ve eşime test yaptılar uymadı, sonrasında kızımız ameliyat olmayı kabul etti, onun sonrasında bu bebek yaşıyor. Bizim çocuğumuzu kurtardılar, kalp ameliyatından da çok memnunuz, Dr. Arda bey ve tüm ekibine çok teşekkür ediyoruz, çok mutluyuz. 3 sene önce biz tatile gelmiştik buraya o zaman aşık oldum Türkiye'ye gerçekten çok güzel bir ülke. Bütün Türk insanlara teşekkür ediyorum çünkü kurtardılar bizim çocuğumuzu biz zannettik ki hiçbir şey yapılmayacak, iyileşmeyecek. Bundan dolayı 3 gün ağladım, çocuğumu son defa görüyorum zannettim. Türk doktorları bize tam tersini gösterdiler” ifadelerini kullandı.