Eskişehir’de kendisini “Kadir Komiser” olarak tanıtan telefon dolandırıcılarının tuzağına düşen 64 yaşındaki Suna S., ev almak için biriktirdiği yaklaşık 2,5 milyon TL değerindeki altın ve ziynet eşyalarını kaybetti.

Dolandırıcılar, altınlarını aldıkları Suna S.’nin 3 milyon TL değerindeki evini de 2,5 milyon TL’ye sattırmaya çalıştı. Durumdan şüphelenen kadın karakola başvururken, polis ekipleri şüphelilerin yakalanması için çalışma başlattı.

Sahte Kimlikle Korkuttular

Eskişehir’de yaşayan Suna S.’yi telefonla arayan şüpheliler, kendilerini polis olarak tanıttı. Suna S., üzerinde başka bir kişinin fotoğrafı bulunan ancak kendi bilgilerinin yer aldığı kimlik kartını gönderen dolandırıcılar, adının kuyumcu dolandırıcılığına karıştığını iddia etti.

Şüpheliler, “operasyon yapıyoruz” diyerek kadını saatlerce telefon başında tuttu. Oğlu ile kendisinin tutuklanacağı tehdidinde bulunan dolandırıcılar, Suna S.’nin üzerinde yoğun psikolojik baskı kurdu.

Polisiz Yalanıyla Milyon Liralık Altını Alıp Evi Sattırmak Istediler

35 Cumhuriyet Altınını Teslim Etti

Suna S., sabaha karşı saat 04.30 sıralarında evine gelen 20’li yaşlardaki şüpheliye 35 cumhuriyet altını, 72 gram altın, 2 yarım altın, 4 gram altın ve çeşitli ziynet eşyalarını teslim etti. Altınları alan dolandırıcılar, bu kez Suna S.’nin yaklaşık 3 milyon TL değerindeki evini belirledikleri emlakçılar aracılığıyla 2,5 milyon TL’ye sattırmaya çalıştı.

“Hasta Yakınımdan Haber Beklerken Tuzağa Düştüm”

Normal şartlarda tanımadığı numaraları açmadığını belirten Suna S., hasta yeğeninden haber beklediği için telefona cevap verdiğini söyledi:

“O gün teyzemin oğlu çok ağır hastaydı, ölüm döşeyindeydi. Oğlumun yanında telefon olmadığı için arayanın akrabalardan biri olabileceğini düşünerek telefonu açtım. Arayan kişi kendisini Tepebaşı'ndan polis olarak tanıttı ve WhatsApp mesajlarıma bakmamı istedi. WhatsApp'a girdiğimde, üzerinde başka birinin fotoğrafı bulunan kendi nüfus cüzdanımı gördüm. Telefondaki şahıs, bu sahte kimlikle internet üzerinden ve kuyumcudan yüksek meblağlı işlemler yapıldığını, tüm suçun benim üzerime kalacağını söyledi”

Eskişehir’de Bu Otoparkları Kullananlardan Ücret Alınmıyor
Eskişehir’de Bu Otoparkları Kullananlardan Ücret Alınmıyor
İçeriği Görüntüle

“Cenazeme Bile Gitmemi Engellediler”

Dolandırıcıların kendisini sabaha kadar uyutmadığını anlatan Suna S., konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Kapılarımı kilitlememi, kimseyle konuşmamamı ve telefonu kesinlikle kapatmamamı söylediler. Evdeki altınların suça konu olacağını ve incelemeye alınacağını belirttiler. Altınları bir tepsiye koyup fotoğrafını çektirip attırdılar. Beni sabaha kadar hiç uyutmadılar. Lavaboya gitmem bile onların iznine bağlıydı. O esnada teyzemin oğlunun vefat ettiği haberi geldi. Kızı aradığında beni sıkıştırıp konuşmayı hemen sonlandırmamı, cenazeye gidemeyeceğimi söylememi istediler. Ben de çaresiz kalıp rahatsız olduğumu bahane ederek gelemeyeceğimi söyledim. Sabah saat 04.30 civarında kapıya 20-22 yaşlarında bir genç geldi. Telefondaki talimat üzerine 35 adet cumhuriyet altını, 72 gram altın, iki yarım, dördü gram altın ve ziynet eşyalarımı o gence teslim ettim”

''Gerçeği İş İşten Geçtikten Fark Edebildim''

Dolandırıcıların evini de almak istemesi üzerine şüphelenmeye başladığını belirten Suna S., yaşadığı anları şu sözlerle aktardı:

“Altınları aldıktan sonra bu kez 3 milyon lira değerindeki evimi 2,5 milyon liraya sattırmaya çalıştılar. Belirledikleri emlakçıları arattırıp baskı kurdular. Satışın formalite olacağını öne sürdüler ama kabul etmedim. Satışa yanaşmayınca bana bağırmaya, savcıya ve polise karşı gelmekle tehdit etmeye başladılar. Rahatlamam için yürüyüşe çıkabileceğimi ancak telefonun açık kalması gerektiğini söylediler. Yürüyüşe çıktığım sırada oğlumu ve beni hapse attırmakla tehdit ettiklerinde artık dolandırıldığımı anladım ve doğrudan karakola gittim. Bir ev alabilmek için biriktirdiğim 2,5 milyon lira değerindeki tüm birikimim yok oldu. Profil resimlerinde polis amblemi vardı, o amblemi ve kimlik bilgilerini görünce gerçekten emniyetle muhatap olduğumu düşündüm. Gerçeği ancak iş işten geçtikten sonra fark edebildim.”