Eskişehir’de tartıştığı üvey babası Y.B.’nin ölümüne neden olduğu suçlamasıyla hakkında “kasten öldürme” davası açılan tutuklu sanık H.Ö.’in yargılanmasına başlandı. H.Ö., olay sırasında annesini korumaya çalıştığını ve üvey babasını kasıtlı olarak öldürmediğini savundu.
Hastanede Hayatını Kaybetti
Olay, 13 Ocak Salı günü Tepebaşı ilçesi Şirintepe Mahallesi Yaylapınar Sokak’taki bir apartmanda yaşandı. H.Ö. (26) ile annesiyle birlikte yaşayan üvey babası Y.B. (50) arasında tartışma çıktı.
Kavgaya dönüşen olayda bıçakla ağır yaralanan Y.B., kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Polis tarafından gözaltına alınan H.Ö. ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.

“Beni Öldüreceğini, Anneme Zarar Vereceğini Düşündüm”
Eskişehir Adliyesi’nde görülen duruşmaya tutuklu sanık H.Ö., sanığın annesi ve maktulün birlikte yaşadığı eşi S.B., tanıklar ile taraf avukatları katıldı.
İlk savunmasını yapan H.Ö., olay anını şu sözlerle anlattı:
“Ben uyuyordum, üvey babam ve annem mutfaktaydı. Seslere uyandım. Üvey babam benim hakkımda, 'Gereksiz, işe yaramaz, ölse de kurtulsak' diyordu. Yüksek sesle tartışıyorlardı. Mutfağa gittiğimde üvey babam annemi tutmuştu. Bana saldırmaya, kollarımı sıkmaya çalıştı ancak annem engel oldu. Bana, 'Senden bir şey olmaz, işe yaramazın tekisin, annen gidince ne yapacağımı biliyorum' dedi. Sonra tekrar anneme saldırmaya başladı, saçlarından tutup ittirdi. Ben engel olmaya çalıştım. Üvey babam annemi bıraktı, elinde uzun bir bıçak vardı. Bıçağı sımsıkı tutuyordu. Beni öldüreceğini, anneme zarar vereceğini düşündüm. Bıçağı bana doğru savurunca elimle ucunu tuttum ve elim kesildi. Uyku sersemiydim, sonrasını hatırlamıyorum. Bu zamana kadar hep hakaret etti, sessiz kaldım ama bu sefer işin içinde annem vardı, sessiz kalamadım. Kasıtlı olarak öldürmeye çalışmadım, çok pişmanım”
Geçmişte Şiddet Gördüğünü Öne Sürdü
Sanık H.Ö., geçmişte de üvey babasının şiddetine maruz kaldığını iddia ederek şöyle konuştu: “Annem evde yokken bana sürekli hakaret edip döverdi. Ben 13 yaşındayken beni merdivenlerden itip kolumun kırılmasına sebep olmuştu. Huzurumuz bozulmasın diye anneme söyleyemiyordum. Yemek yerken alkollü gelip ağzıma vurduğu, ağzımın kanadığı oldu. Eline sopa alıp beni kovaladığı günler oldu”
“Oğlum Beni Korumak İçin Araya Girdi”
Duruşmada dinlenen anne S.B., ilk saldırıyı eşinin gerçekleştirdiğini öne sürdü. S.B., olay anını şu ifadelerle anlattı:
“O gün işe gidecektim, çay koymuştum. Su kalmadığı için eşime su almasını söyledim. Her zaman oğlumu gönderirdim ama bu sefer unuttum. Eşim 'Aşağılık köpek neden suyu doldurmuyor, hâlâ yatıyor eşek gibi. Sen işe git, ben ona yapacağımı bilirim' dedi. Ben de 'Evde çalışan yok, ben ekmek getiriyorum, olay çıkarma' dedim. O sırada H.Ö. kapıya dikildi. H.Ö.’yi oturttuktan sonra eşim elindeki ekmek bıçağıyla oğluma doğru saldırıya geçti. Ben engel olmak için Y.B.’yi tuttum. Beni kolumdan tutup musluğa ve lavaboya doğru vurmaya başladı. H.Ö. bizi ayırmak için araya girince üçümüz yere düştük. Y.B. 'Bana bıçak girdi' dedi. Ben ne olduğunu anlamadım, sonra yaralandığını fark ettim ve komşular ambulansı aradı. İlk saldıran eşimdi, oğlum beni korumak için araya girdi. Normalde Y.B. yeşil reçeteli ilaçlar kullanan, çok sinirli biriydi. Oğlum ise içine kapanıktır, kendi kişisel bakımını bile yerine getiremez, hâlâ onu ben yıkarım. Y.B. ona hep kötü davranıyordu”
“Eniştem Yeğenime Sürekli Vuruyordu”
Sanığın dayısı Ş.A. ise olayı görmediğini ancak geçmişte yaşandığını söylediği şiddete tanıklık ettiğini belirtti: “Ablam çay koymaya gittiğinde eniştemin H.Ö. tekme attığına bizzat şahit oldum. 'Bunları benim yanımda yapma' diye uyardım ve aramızda tartışma çıktı. Yemek yerken bile yeğenime kötü bakar, hakaretler ederdi. Ensesine tokat atıp tekme vuruyordu, yeğenim ise sesini çıkaramıyordu”
Tutukluluk Halinin Devamına Karar Verildi
Sanık avukatları İdil Ekin Perçin, Elif Yüce ve Abdullah Çokbiçer, müvekkillerinin yıllarca aşağılanma ve baskıya maruz kaldığını belirterek beraat ve tahliye talep etti.
Cumhuriyet savcısı, sanığın Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek akıl sağlığı raporu alınmasını ve tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme heyeti, H.Ö.’in tutukluluk halinin devamına ve eksik hususların giderilmesine karar vererek duruşmayı 8 Aralık’a erteledi.




