Nesli tükenme tehlikesi altında bulunan ve tarihte “Angora” ırkı olarak bilinen Ankara keçileri, Eskişehir’de Tarım ve Orman Bakanlığı’na bağlı Tarım İşletmeleri Genel Müdürlüğü (TİGEM) bünyesinde koruma altında tutuluyor. Mahmudiye ilçesinde faaliyet gösteren Anadolu Tarım İşletmesi’nde bulunan Ankara keçilerinin gen kaynağı, büyük bir titizlikle muhafaza edilirken bakım ve beslenmeleri kış aylarında da aralıksız devam ediyor.

Tiftik keçisi olarak da bilinen Ankara keçileri, Esenbel mevkiinde yer alan Keçicilik Şubesi’nde yetiştiriliyor. 1815 yılında Osmanlı döneminde Sultan 2. Mahmud tarafından “Çiftlikat-ı Hümayun” adıyla kurulan işletmede, bugün 550’si anaç olmak üzere toplam bin 200 baş Ankara keçisi bulunuyor.

Türklerin Anadolu’ya gelişiyle birlikte bu topraklara getirilen ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşen Ankara keçileri, eti ve sütünden ziyade tiftiklerinden elde edilen kaliteli kumaşlarla ön plana çıkıyor. Mart ve Nisan aylarında doğum yapan keçilerden bu yıl 550 ile 600 oğlak alınması hedefleniyor.

Hava sıcaklıklarının eksi derecelere düştüğü kış günlerinde, 5 kişilik ekip bin 200 Ankara keçisinin bakımını titizlikle sürdürüyor. Sabah saat 07.00’de başlayan bakım mesaisi, gün boyunca kademeli şekilde devam ediyor. Keçiler, müdürlüğün bilgisi dahilinde aylık ve yıllık periyotlarda aşılanarak hastalıklara karşı korunuyor.

Ayrıca sürüye zarar verebilecek olası hayvan saldırılarına karşı Keçicilik Şubesi’nin çevresi de sürekli gözetim altında tutuluyor.

Anadolu Tarım İşletmesi Müdürü Hüseyin Yılmaz, Ankara keçisinin Türk kültürü açısından özel bir yere sahip olduğunu belirterek, “Nesli tükenmekte olan Ankara Keçisi, Türklerin Anadolu’ya gelişiyle birlikte getirdikleri ve tarih boyunca Türklerle özdeşleşmiş çok özel bir hayvandır. Özellikle kıymetli tiftiğiyle ön plana çıkmaktadır. Süt verimi düşük, eti ise halk arasında fazla tercih edilmediği için sadece tiftik amaçlı yetiştirilmektedir. Bu durum da neslinin tehlike altına girmesine neden olmuştur” dedi.

Yılmaz, işletmede genetik yapının korunmasına büyük önem verildiğini vurgulayarak, ‘’şu an işletmemizde toplam bin 200 hayvanımız mevcuttur; bu yıl 550 ana başı keçiyi yavru almak üzere tekeye verdik. Mart-Nisan aylarındaki doğum sezonunda yaklaşık 550-600 yeni yavru almayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.

İşletmede görev yapan veteriner hekim Ayhan Biçer ise bakım sürecine ilişkin bilgi vererek, “İşletmemizdeki bin 200 Ankara keçisinin bakımı 5 kişilik bir ekip tarafından yürütülüyor. Sabah kesif ve kaba yemlerle başlayan bakım, akşam saatlerinde yemlerin yenilenmesiyle tamamlanıyor. İki ay süren teke katımının ardından, 5 aylık gebelik süresi sonunda yavrularımızı almayı bekliyoruz” dedi.

Ankara keçisinin Türkiye’deki toplam keçi varlığının yalnızca yüzde 2,5’ini oluşturduğunu belirten Biçer, genetik saflığın korunması için işletmeye dışarıdan hayvan girişine izin verilmediğini ifade etti. Biçer ayrıca, ‘’Her yıl tekeler ve keçiler, genetik özelliklerine bakılarak özenle seçilmekte; Ankara Keçisi özelliğini tam yansıtmayan hayvanlar sürüden çıkarılmaktadır. Ayrıca temel amacımız hayvanları hastalandıktan sonra tedavi etmek değil, korumaktır. Bu doğrultuda Genel Müdürlüğümüzün bilgisi dâhilinde, teknik personelimiz tarafından aylık ve yıllık aşı programları eksiksiz bir şekilde uygulanmaktadır" dedi.