Antalya’da beden eğitimi öğretmenliği yapan Özgür Fırat (45), kredi başvurusu sırasında kendilerini banka çalışanı olarak tanıtan kişilerin dolandırıcılık ağına düştü. Eskişehir’de açılan davada 3 yıl 4 ay hapis cezası alan ve 14 ay cezaevinde kalan Fırat, sekiz yıllık hukuk mücadelesinin ardından beraat etti. Bu süreçte boşanan ve geçimini taksicilik yaparak sağlayan Fırat, yeniden öğretmenliğe dönebilmek için göreve iade başvurusunda bulundu.
Kredi Başvurusu Hayatını Değiştirdi
Antalya’daki bir devlet okulunda görev yapan Fırat, 2016 yılında aracının modelini yükseltmek amacıyla internet üzerinden kredi başvurusu yaptı. Üç gün sonra kendisini banka çalışanı olarak tanıtan kişiler, kredisinin reddedildiğini ve kredi puanını yükseltmek için hesabına para giriş çıkışı yapacaklarını söyledi.
Arayan kişileri banka görevlisi sanan Fırat, cep telefonuna gelen kısa mesajları onlarla paylaştı. Dört kişinin hesabına gönderdiği toplam 2 bin 250 lira, bu mesajlar kullanılarak ATM’den çekildi.
Dolandırıcılık İddiasıyla Eskişehir’den Bir Kişi Şikayetçi Oldu
Hesabı hakkında şikâyet bulunduğunun bildirilmesi üzerine bankaya giden Fırat, Eskişehir’de yaşayan bir kişinin dolandırıldığı iddiasıyla kendisinden şikâyetçi olduğunu öğrendi. Hesabını kapattıran öğretmen, polis merkezine giderek kendisini arayan kişiler hakkında suç duyurusunda bulundu.
Şikâyetin ardından Fırat hakkında “banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık” suçlamasıyla Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı.
3 Yıl 4 Ay Hapis Cezası Verildi
Yargılama sırasında dolandırıcı değil, mağdur olduğunu savunan Fırat, olayın ardından bankayla görüştüğünü ve polis merkezinde suç duyurusunda bulunduğunu anlattı.
Fırat’ın iddialarına göre mahkemenin yazısına emniyet, kendisinin şüpheli sıfatıyla beyanının alındığı ancak müşteki sıfatıyla ifadesinin bulunmadığı yönünde cevap verdi. Banka da Fırat ile telefon görüşmesi yapıldığına ilişkin kayıt bulunmadığını bildirdi. Bu cevapların ardından Fırat’a 3 yıl 4 ay hapis cezası verildi.

“Okula Giderken Beni Aldılar”
Kararın kesinleştiğini bilmediğini söyleyen Fırat, Mayıs 2019’da okula giderken polis çevirmesinde gözaltına alındı ve cezaevine götürüldü. İlk olarak yanlış cezaevine götürüldüğünü ve üç gün hücrede kaldığını öne süren Fırat, daha sonra Antalya’daki cezaevinde devlet memurları koğuşuna alındığını anlattı.
Fırat, “Mahkemeye çıkarılmadım, avukat tayin edilmedi ve karar kesinleşti. Okula giderken beni aldılar, cezaevine götürdüler. İlk üç gün ailem ve arkadaşlarım benden haber alamadı. Ben devlet memuruydum. Beni mahkemeye çıkarmaları, bana avukat tayin etmeleri gerekirdi” Ramazan ayının ilk günü cezaevine girdiğini ve Haziran 2020’nin sonlarında tahliye edildiğini söyleyen Fırat, “Hayatında ilk kez cezaevine giriyorsun, daha önce karakol yüzü görmemişsin. Yaşadığım psikolojiyi anlatmak çok zor. Bunu sadece ben değil, ailem de yaşadı” diye konuştu.
Belgeler Başka Davada Ortaya Çıktı
Cezaevinden çıktıktan sonra Fırat hakkında Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesinde başka bir dava açıldı. Fırat’ın anlatımına göre bu mahkemenin Antalya Emniyet Müdürlüğünden istediği bilgiler arasında, ilk davada bulunmadığı bildirilen suç duyurusu belgesi de yer aldı.
Ayrıca bankanın Fırat’ı dokuz kez aradığına ilişkin kayıtların ortaya çıktığı belirtildi. Fırat, bu belgelerin değerlendirildiği Kocaeli’deki davada beraat etti. Fırat, “Bu kez emniyet suç duyurusu belgesini gönderdi. Bankanın da beni dokuz kez aradığı ortaya çıktı. Kocaeli’de beraat ettim. Ardından avukatımla kanun yararına bozmaya başvurduk. Yargıtay bu yıl kararı bozdu. Haziran ayında Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden yargılandım ve beraat ettim” ifadelerini kullandı.
Öğretmenliğe Dönmek İstiyor
Eylül ayında Antalya İl Millî Eğitim Müdürlüğüne göreve iade dilekçesi veren Fırat, dosyasının bakanlıkta bulunduğunu söyledi. Avukatının, yaşananlar nedeniyle banka ve emniyetle ilgili maddi ve manevi tazminat davası açmak için çalışma yürüttüğünü belirtti. Bu süreçte boşandığını anlatan Fırat, cezaevinden çıktıktan sonra çocuğunun nafakasını ödemek ve ailesine bakmak için taksicilik yapmaya başladığını söyledi.
Fırat, “Altı yedi yıldır taksicilik yapıyorum ama benim mesleğim öğretmenlik. Dokuz yılda üç başarı belgesi aldım. Yeniden okuluma dönmek istiyorum” dedi. On üç yaşındaki oğlunu yaz aylarında ve ara tatillerde görebildiğini belirten Fırat, yaşadığı süreci şu sözlerle anlattı: “O zaman altı yaşındaydı, şimdi on üç yaşında. Birlikte daha fazla zaman geçirmek istiyor. İnşallah bu yıl görevime döneceğim. En zor şey, insanın alnına çalınan leke. Benim böyle bir şeyle ne işim olur? Benim gibi kimsenin bir daha mağdur olmasını istemiyorum.’’




