Eskişehir’de yaşayan 53 yaşındaki S.E., 36 yıl süren alkol bağımlılığıyla mücadelesinde Yeşilay Danışmanlık Merkezinden aldığı destekle yeni bir dönem başlattı. Ağır bir trafik kazasının ardından alkolü bırakmaya karar veren S.E., iki yıldır YEDAM’daki tedavi ve atölye çalışmalarına devam ediyor.

Evli ve bir çocuk babası olan S.E., bağımlılık nedeniyle çalışamaz ve günlük hayatını sürdüremez hale geldiğini anlattı. Tedavi sürecinde bağımlılığın tıbbi bir hastalık olduğunu öğrendiğini belirten S.E., aynı sorunla mücadele edenlere yardım istemekten çekinmemeleri çağrısında bulundu.

Eskişehir’in Müzelerine Büyük İlgi! Ziyaretçi Sayısı 1 Milyonu Geçti!
Eskişehir’in Müzelerine Büyük İlgi! Ziyaretçi Sayısı 1 Milyonu Geçti!
İçeriği Görüntüle

Geçirdiği Kaza Hayatını Değiştirdi

Uzun yıllar alkol kullanan S.E., geçirdiği ağır trafik kazasının ardından yaşamını değiştirmeye karar verdi. Kazadan sağ kurtulduktan sonra bir hafta boyunca evde tek başına kaldığını ve işe gidemediğini anlatan S.E., bu süreçte bağımlılığın kendisine verdiği zararla yüzleşti.

S.E., bırakma kararını aldığı dönemi şu sözlerle anlattı: “36 yıl boyunca alkol kullandıktan sonra, bu durum artık hayatımda bazı şeyleri yapmama engel olmaya başlamıştı. Çalışamıyor, normal yaşamımı sürdüremiyordum. Bir gün ağır bir trafik kazası geçirdim. Arabanın sağ koltuğunda uyandım. Şans eseri yalnızdım. Alkollü olduğum için hastaneye gidemedim ve arabayı orada bıraktım. Araç hurdaya dönmüştü, görenler ‘Bu arabadan nasıl sağ çıktın?' diyordu. Bir hafta boyunca evde tek başıma yattım. İşe de gidemiyordum. O süreçte, saat 11 civarında artık bu alışkanlığı bırakmam gerektiğini, böyle devam ederse daha kötü şeyler yaşanacağını düşündüm ve o an bırakmaya karar verdim. Bu kararda geçirdiğim kazanın çok büyük etkisi oldu. Kendime sadece maddi değil, manevi olarak da zarar vermeye başlamıştım. Ailemden sürekli uyarılar ve baskılar geliyordu. 'Bu sana iyi gelmiyor, bak başına bu geldi, Allah korusun daha kötüsü olabilir' diyorlardı. Bu durum aramızda gerginlik oluşturuyordu, zaten son yıllarda eşimle de aram bir türlü düzelmiyordu.”

36 Yıl Sonra Bağımlılıktan Kurtuldu

İki Yıl Sonra Yeniden Başladı

S.E., ilk bırakma kararının ardından hastaneye başvurarak ilaçla ayaktan tedavi gördü. Yaklaşık iki yıl boyunca alkol kullanmayan S.E., daha sonra “bir kereden bir şey olmaz” düşüncesiyle yeniden içmeye başladı.

Tek şişeyle başlayan süreç, alkol kullanımının yeniden artmasına ve AMATEM’e yatmasına kadar ilerledi. S.E., bu dönemde halüsinasyonlar görmeye başladığını da söyledi.

YEDAM ile AMATEM’de Tanıştı

AMATEM’deki tedavisi sırasında kendisine YEDAM’a başvurması önerilen S.E., taburcu olduktan sonra merkezden randevu aldı. Burada bağımlılığın bir hastalık olduğunu öğrendiğini ve kendisini daha iyi tanımaya başladığını ifade etti. İki yıldır merkezdeki çalışmalara düzenli olarak katılan S.E., uzmanlara ihtiyaç duyduğu her an ulaşabildiğini söyledi.

Beş Bağımlılık Alanında Ücretsiz Destek

“Burada Kendimi Güvende ve Ait Hissediyorum”

Tedavi sürecini anlatan S.E., şu ifadeleri kullandı:

“Bu gelişmeler üzerine hastaneyi aramaya karar verdim. Randevu aldım ve doktor ilaçla ayaktan tedavi görmem gerektiğine karar verdi. Süreç bu şekilde iki yıl boyunca güzel gitti. Ancak iki yılın sonunda, her zaman sigara aldığım tekel bayisinden çıkarken kapının sağ tarafındaki dolap dikkatimi çekti. Camları buğulanmıştı ve canım aniden alkol almak istedi. Büfeci tedavi gördüğümü bildiği için bana alkol vermek istemedi ve 'Yapma' dedi. Ben de 'Araya iki yıl girdi, artık bıraktım, bir kereden bir şey olmaz' diyerek alkolü aldım. Fakat o tek şişeyle kalmadı. O gece arabanın içinde sızıp kalmışım. Ertesi gün içmeyeceğime dair kendime söz vermiştim ama şiddetli baş ağrısı yüzünden tekrar içmeye başladım. Bu süreç en sonunda AMATEM'e yatışıma kadar gitti.’’

‘’İlk Zamanlarda Çok Zorlandım’’

Alkolü bırakma sürecine ilişkin yaşadığı deneyimi anlatan S.E.: ‘’Alkolü bıraktığım ilk zamanlarda elbette çok zorlandım. Hayatınızın 36 yılında var olan bir alışkanlığı bir anda dönüştürmek kolay olmuyor. Alkol kullandığım dönemde zaten halüsinasyonlar görmeye başlamıştım. Bu son AMATEM yatışımda bana YEDAM'ı tavsiye ettiler. Taburcu olduktan sonra randevu alıp YEDAM'a gittim. Orada bu durumun aslında bir hastalık olduğunu öğrendim ve kendimi tanıdım. İki yıldır aksatmadan buraya geliyorum. Uzmanlar ilk günkü ilgi ve alakalarını hiç eksiltmediler, burada kendimi son derece güvende ve ait hissediyorum. Sıkıştığım her an arayıp derdimi paylaşabiliyorum. YEDAM bu yolda sürekli benimle birlikte yürüyor. Onların varlığı sayesinde kendimi asla yalnız hissetmiyorum; numaram sistemde kayıtlı, telefonun diğer ucundalar. Sağ olsunlar, kendileri de beni arayıp sorarlar. Benim durumumda olanlar asla pes etmesinler, adımlarını aşama aşama atsınlar. YEDAM'a hiçbir endişe duymadan, rahatlıkla gidebilirler. Artık her ilimizde YEDAM bulunuyor. 115'i arayarak yardım isteyebilirler, her konuda ellerinden gelen desteği sağlıyorlar. Şu an kendimi çok iyi hissediyorum” dedi.

Uzman Psi̇kolog Eli̇f Çi̇sem Di̇nç

Beş Bağımlılık Alanında Ücretsiz Destek

Eskişehir YEDAM’da görev yapan Uzman Psikolog Elif Çisem Dinç, merkezlerin 12 yaşından büyük bağımlı bireylere ve yakınlarına hizmet verdiğini belirtti. YEDAM’da alkol, madde, tütün, internet ve kumar bağımlılığı alanlarında psikolojik ve sosyal destek sunuluyor. Görüşmeler ücretsiz ve gizlilik esasına göre yürütülüyor.

Dinç, “Yeşilay Danışmanlık Merkezleri (YEDAM); 12 yaş üzerindeki bağımlılık sorunu yaşayan bireylere ve onların yakınlarına psikososyal hizmet sunan danışmanlık merkezleridir. YEDAM çatısı altında beş temel bağımlılık alanında çalışmalar yürütüyoruz; alkol, madde, tütün, internet, kumar bağımlılığı. Hem bağımlılık sorunu yaşayan bireyler hem de onların yakınları, merkezlerimizden ücretsiz ve tamamen gizlilik esasına dayalı olarak psikolojik ve sosyal destek alabilirler” dedi.

Sosyal Hi̇zmet Uzmani Gi̇zem Çuhaci

Tedavi “Üç Ayaklı Bir Masa” Olarak Ele Alınıyor

Yaklaşık 10 yıldır YEDAM’da görev yapan Sosyal Hizmet Uzmanı Gizem Çuhacı, bağımlılık tedavisinin biyolojik, psikolojik ve sosyal yönleriyle birlikte ele alınması gerektiğini belirtti. Merkezde haftanın beş günü ahşap boyama ve seramik atölyeleri düzenleniyor. Bu çalışmalarla danışanların boş zamanlarını verimli kullanması, yeteneklerini keşfetmesi, yeni beceriler kazanması ve ayaktan rehabilitasyon süreçlerinin desteklenmesi amaçlanıyor.

Çuhacı, “Merkezlerimizde danışanlarımıza psikososyal destek sağlıyoruz. Bağımlılık tedavisini üç ayaklı bir masaya benzetebiliriz; başarılı bir süreç için tedavinin biyopsikososyal bir sistem içerisinde yürütülmesi gerekir. Biz de bu kapsamda danışanlarımıza ruhsal ve sosyal kulvarda destek veriyoruz. İçinde bulunduğumuz alanı ayaktan bir rehabilitasyon atölyesi olarak düşünebiliriz. Danışanlarımız buraya gelerek boş zamanlarını verimli bir şekilde değerlendiriyorlar. Bazı danışanlarımızın resim çizmeye ya da ahşap yontmaya karşı çok güzel yetenekleri var ancak hayatları boyunca bunları hiç keşfetmemiş olabiliyorlar. Atölyelerimiz tam da bu amaca hizmet ediyor. Danışanlarımızın boş zamanlarını değerlendirmelerini, yeni bir meslek edinmelerini ve öz becerilerini yeniden kazanıp geliştirmelerini hedefliyoruz. Eskişehir Yeşilay Danışmanlık Merkezi bünyesinde haftanın 5 günü aktif olarak devam eden bir atölye sistemi oluşturduk. Şu anda ahşap boyama ve seramik atölyelerimiz faaliyet gösteriyor. Danışanlarımız, sosyal hizmet uzmanlarımızla birlikte yaptıkları planlama doğrultusunda haftanın 5 günü bu atölyelerden faydalanabiliyorlar” diye konuştu.