TGRT Haber’e konuşan Kazım Ergün, yıllardır emeklilerin sorunlarla boğuştuğunu söyledi ve şunları kaydetti:

“1999 yılında çıkan 4447 sayılı yasayla SSK ve Bağ-Kur emeklileri, Türkiye İstatistik Kurumu’na bağlandı. Bu bugünün yani 2024’ün meselesi değil.

Yıllardır TÜİK, bu enflasyon rakamlarını aylık, son olarak kanun değişikliği ile 6 aylık olarak bize veriliyor. Ama burada sıkıntı şu, maalesef Türkiye İstatistik Kurumu yıllardır Türkiye’de olan enflasyon rakamlarını hiçbir zaman ciddi bir şekilde yayınlamadı. Bir de bu yüzdelik zamlar şu yanlışlığı yapar, maaşı yüksek olanı yukarı taşır, aşağıdakini daha da sıkıntıya sokar ve makas açılır. Halbuki emekliler aynı fırına gidiyor, aynı pazara gidiyor, aynı dünyanın içinde yaşıyor.  

2024 yılı ocak ayında 6 aylık enflasyon oranı yüzde 37, 57 olarak belirlendi. Kim için işçi ve Bağkur emeklisi için. Ama memur emeklisi için yüzde 49,25 olarak ilan edildi. Çünkü onların toplu sözleşmeden gelen bir farkları olduğundan dolayı. Ülkesine yıllarda hizmet etmiş emekliyi birleştirecekseniz aynı oranda yapmak gerekir.

Biz yıllardır yüzdelik zamların fakiri daha fakir, yukarıdakini de daha yukarı taşır dedik. Biz de dedik ki emekliye insan onuruna yakışır seyyanen zam verilmesini talep ettik. Yüzde 5’lik artış emeklinin hayatını düzeltemez. 24 yıldır süren bir sıkıntı var.

Bugün ülkemizde EYT’lilerin de katılımıyla 16 milyon emekli var. Birçok Avrupa ülkesindeki nüfustan daha fazla bir sayı bu. Emeklinin hayatını düzeltebilmek için kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alırsınız. Neredeyse 100 kişiden 30’u kayıt dışı çalışıyor. İstihdamı büyütürsünüz. Çalışan sayısını artırışınız. 16 milyon emeklinin olduğu bir ülkede bir emeklinin hayatının düzelmesi için 4 çalışan olacak. Bugün 1 emekliye 1,5 çalışan düşüyor. Bunlar değişmelidir. Bu yüzdelik zamlar bizi rahatlatmıyor.

Açlık sınırı 14 bini geçiyor. Temsil ettiğimiz kitlenin tamamı aç ve yoksul durumda. Emeklinin yüzü gülüyorsa kalkınmanın göstergesidir. Kimse bizi mezar taşı gibi görmesin. Emeklilik yük değildir devletin sırtında, bu yıllar önce ödenmiş ve hak elde edilmiş bir durumdur.

Söz veren insanlar sözünü tutacaklar. Yapılacağına inanıyorum. Cumhurbaşkanımız bu sözü veriyorsa sözünü tutacaktır. Biz sadece insana yakışır şekilde yaşamak istiyoruz. Beklentilerimiz cevabını bulursa memnun oluruz.

Önceden 1 ikramiye ile kurban keserdik. Şimdi mümkün değil. 2 bin lira ile otobüs parasına bile yetmiyor.”