Eskişehir’de bir banka şubesinde çalışan Özge Taşlak, 2022 yılında geçirdiği trafik kazası sonrası ağır yaralandı. Birçok ameliyat ve tedavi sürecinden geçen Taşlak, maluliyet raporları arasındaki çelişkiler nedeniyle adli süreç başlattı.
Kaza Sonrası Yoğun Bakımda Tedavi Gördü
32 yaşındaki Özge Taşlak, 18 Ocak 2022’de Alpu ilçesine çalışma ziyareti sırasında şirket aracıyla kamyon çarpışması sonucu ciddi şekilde yaralandı. Taşlak’ın göğüs kafesi kırıldı, bağırsaklarında hasar oluştu ve emniyet kemeri nedeniyle alt kalçasında 12 santimetrelik yırtık meydana geldi.
Yunus Emre Devlet Hastanesi’nde 1 hafta yoğun bakımda kalan Taşlak’a kolostomi torbası takıldı, daha sonra epilepsi ve vertigo tanısı kondu. Tedavi süreciyle ilgili detayları aktaran Taşlak: ‘’Kaza sonucunda göğüs kafesim patladı, bağırsaklarım parçalandı, emniyet kemeri alt kalçama kadar 12 santimetre yırtık oluşturdu. Sonra Yunus Emre Devlet Hastanesi'nde tedavi altına alındım. Yaklaşık 7 gün yoğun bakım sürecim oldu. Sonrasında yaklaşık 4 ay kolostomi torbasıyla yaşadıktan sonra tekrar bir ameliyat oldum. Bundan sonraki süreçte epilepsi ve vertigo teşhisi konuldu, bacağımdan sinir sıkışması ameliyatı oldu. Geçmişte bu hastalıklarımın hiçbiri mevcut değil. Bunların hepsi iş kazasından sonra kaynaklı. Akabinde avukatımla beraber, dava yoluna gittik’’ şekliden konuştu.

Maluliyet Raporları Çelişkili
Taşlak’ın maluliyet başvurularının ise çeşitli kurumlarca farklı oranlarda değerlendirildiği öne sürüldü. Konuyla ilgili olarak Taşlak: ‘’Yunus Emre Devlet Hastanesi'nden yüzde 25 maluliyet raporu verildi, sonrasında itiraz edildi, Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nden yüzde 25 oran aldık. Tekrar bir itiraz süreci oldu, Ankara SGK Yüksek Sağlık Kurulu'dan yüzde 25 oranında onay geldi. Tedavilerim bitmedi, nöbetlerim devam ediyor. Adli Tıp Kurumu'ndan 'Senin hiçbir şeyin yok, oranın sıfır, sen iyileşmişsin' açıklaması geldi. Benim tedavilerim devam ederken bu şekilde bir cevap aldık’’ ifadelerine yer verdi.
‘’Tedavilerim Hala Devam Ediyor’’
Tedavisinin hala devam ettiğini ifade eden Taşlak: "Üzüldüğüm konu, yaşadıklarım yaşanmamış sayılmasını istemeleri. Yani benim hala mevcutta devam eden nöbetlerim var. Hala tedavilerim devam ediyor, vücudum bozuldu, yani 130 tane dikişin izi vücudumda mevcut. Bir insan için kolay olacak bir süreç değil. Doktorlar bana, 'Masa başı bile çalışman yasak. Ayakta çalışman yasak, bir poşet bile taşımayacaksın' diyorlar. İlla engelli olmak için bedensel veya zihinsel bir engelin olmasının gerektiğini düşünmüyorum" dedi.

Konuya İlişkin Adli Süreç Devam Ediyor
Taşlak’ın avukatı ise, "Yargılama zaten 2022 yılından beri devam etmekte. Uzun bir yargılama, iyileşme süreci, tedavi süreci, müvekkilin bu sürede yaşamış olduğu maddi ve manevi kayıplar var. Zaten manevi kayıpları anlatmaya diller, tercüman olamaz. Lakin şöyle bir durum söz konusu; biz zaten yargılamanın başından beri müvekkille birlikte hareket ettiğimizden dolayı dosya üç tane devlet kurumuna gitti geldi’’ ifadelerine yer verdi.
‘’Üst Kurulun Hakkaniyetli Rapor Düzenleyeceğini Düşünüyoruz’’
Adli sürece ilişkin bilgi aktaran Taşlak’ın avukatı Mustafa Çamlıbel: ‘’Devlet kurumlarından,'Müvekkiliniz Özge Taştan burada bedenen hasar görmüştür. Bu hasardan kaynaklı olarak hukuken bir tazminat alacağı söz konusu olabilir' şeklinde raporlar gelmişti. Lakin, diğer kurumların itirazı üzerine dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderildi. Adli Tıp Kurumu 'Yüzde 0, sizin herhangi bir maluliyetiniz yok' diye belirtti. Bunun üzerine bugün mahkemesi yeniden görüldü ve mahkemede biz hakime durumu izah ettik. Müvekkilimiz de kendisi bizzat gelerek bu durumu, yaşadıklarını yeniden dile getirdi. Bu durumdan sonra hakime sağ olsun dosyayı Adli Tıp Üst Kurumu'na gönderme kararı aldı. Adli Tıp Üst Kurumu'na güvenimiz tamdır. Adli Tıp Kurumu'nun vermiş olduğu ihtisas dairesinin vermiş olduğu rapora karşı Üst Kurulun hakkaniyetli bir şekilde rapor düzenleyeceğini düşünüyoruz’’ dedi.




