Eskişehir’de 65 yıldır arzuhalcilik mesleğini sürdüren 93 yaşındaki Ali Öncüler, 70-80 yıllık daktilolarla dilekçe yazarken, boşanma davalarında çiftleri barıştırmayı da görev ediniyor.
Eskişehirli Ali Öncüler, 65 senedir aynı tutkuyla arzuhalcilik yapıyor. Dükkanını her gün erkenden açan Öncüler, gün boyu dilekçeler yazıyor ve vatandaşların sorunlarını dinliyor. 10 adet nostaljik daktilosu hâlâ ilk günkü gibi çalışıyor.
Öncüler, mesleğinde en çok üzülmesine sebep olan işlerin boşanma dilekçeleri olduğunu belirtiyor. Son yıllarda boşanma davalarının arttığını vurgulayan Öncüler, çiftleri önce barıştırmaya çalışıyor.
Boşanma davalarına ilişkin konuşan Öncüler: "Şimdilerde boşanmalar çoğaldı. Eskiye nazaran boşanma ve anlaşmazlık çok fazla. İpe sapa gelmez şikayetler var. 65 senedir aklıma hayalime gelmeyen şeyler duyuyorum. Burada dert ve şikayet dinliyorum. İnsanlar artık en ufak bir şeye tahammül edemiyor. Çok kısa süreli evlilik yapanlar geliyor, onları barıştırmaya çalışıyoruz. Anlaşamazlarsa boşanma davası açılıyor. Fakat bizim amacımız sadece para kazanmak değil, ben hiç tanımadığım birinin bile yuvasının yıkılmasını kesinlikle istemem. Hele çocukları varsa en az onlar kadar üzülürüm. Böyle acıklı olaylara çok üzülüyorum’’ dedi.
65 yıl boyunca birçok değişiklik görmesine rağmen Öncüler, daktilolarını koruyor ve onları tamir ettirerek kullanıyor. Çalışma hayatına ilişkin detayları aktaran Öncüler: "Hiç istisnasız erkenden kalkar dükkanımı, yazıhanemi açarım. Öğlen temizliğimi yapar, beklerim. Ben çoktan emekli oldum, ama yerimde duramam. Hareketliyim, bir hastalığım yok; sağlığım da aklım da yerinde. Allah'a ne kadar şükretsem azdır. Benim 8-10 tane daktilom var. Onları anı olarak saklıyorum ve hepsi de faal durumda. Onları tamir ettirir, öyle bakarım. Geçmişimi hatırlar, geleceğimi düşünürüm. Vallahi şu an elimde 70, belki de 80 senelik daktilo var. Bazılarını sıfır almadım, benden önceki sahibi kim bilir kaç sene kullandı, kaç el değiştirdi? Allah'a çok şükür neşem dört dörtlük" ifadelerine yer verdi.
Çiftleri barıştırmayı kendine görev sayan Öncüler: "Yaklaşık 5-6 ay önce buraya anlaşamayıp boşanma davası için geldiler. Daha evleneli bir gün bile olmamış. Neyse, 'Burada barıştıralım' diye uğraştım, onları kenara çekip konuştum. Sonunda onları anlaştırdık. Buraya kavgayla geldiler, gülüşerek gittiler; boşanmaktan vazgeçtiler. Ben de barıştıkları için onlara bir Kur'an-ı Kerim hediye ettim, 'Helal olsun size' dedim. Kimsenin yuvasının yıkılmasını istemem. Yuvayı yıkmak kolaydır, yapmak ise çok zordur" şeklinde konuştu.