Güçlü ve Örnek Kadınlar

"Azmin Zaferi” onun başarısı… Maddi imkânsızlıklar içinde okudu Hayal etti ve büyük başarılara imza attı… Her geçen yıl daha büyük başarılara… Sevda Erdan Kılıç’ ı anlatır mısınız? 1980 yılında Eskişehir'de dünyaya...

13 Mart 2021, 15:23 Gülseren Şenyüzlü
Güçlü ve Örnek Kadınlar

"Azmin Zaferi” onun başarısı…

Maddi imkânsızlıklar içinde okudu

Hayal etti ve büyük başarılara imza attı…

Her geçen yıl daha büyük başarılara…

Sevda Erdan Kılıç’ ı anlatır mısınız?

1980 yılında Eskişehir'de dünyaya geldim. İlk ve ortaöğretimini Eskişehir'de tamamladıktan sonra 1998 yılında Dokuz Eylül Hukuk Fakültesini kazanıp İzmir'e yerleştim. 2002 yılında mezun olup stajını tamamladıktan sonra 2003 yılında serbest avukat olarak meslek hayatına başladım. Üniversite öğrencisiyken 1999 seçimleriyle birlikte aktif olarak Cumhuriyet Halk Partisinde siyaset yapmaya başladım. Sırasıyla İlçe gençlik kolu yöneticiliği, İl Gençlik Kolu Başkanlığı (İzmir ilk kadın gençlik kolu başkanı), İl Disiplin kurulu Üyeliği (İzmir'de en genç üye), Seçim ve Hukuktan Sorumlu ve Gençlik Kollarından Sorumlu İl Başkan Yardımcılığı, 2 Dönem İzmir İl Sekreterliği (İzmir'in ilk kadın sekreteri) görevlerinde bulundum.

2004 yılından bu yana CHP İl ve İlçe Hukuk komisyonlarında yer alıp ve İl Hukuk Komisyonu Başkanlığı görevinde bulundum.35 ve 36. Olağan Kurultaylarında Parti Meclisi Üyesi seçildim. Birçok kez seçim koordinasyon kurulları ve seçim komitelerinde yer alıp, İzmir Valiliği İnsan Hakları Kurulunda partimi temsil ettim. Adayların önseçimle belirlendiği 2015 seçimlerinde İzmir’de o bölgede önseçimle listeye giren tek kadın olarak İzmir 1. Bölge Milletvekili adayı oldum.24 Haziran 2018 seçimlerinde ise İzmir 2. Bölgeden Milletvekili seçildim.

Evliyim , 2008 doğumlu Deniz adında bir oğlum var.

Özetle ailemin kızı, kız kardeşlerimin ablası, Deniz’in annesi, Ahmet’in eşi, yeğenlerimin teyzesi ve eşit -adil bir ülkede yaşayabilmek sevdasıyla yorulmadan çalışan bir Cumhuriyet kızıyım…

Öyküsü var mı meslek seçiminizin?

Kendimi bildim bileli haksızlık ve adaletsizliklere doğal bir refleksim, karşı bir duruşum vardı. Hukuk bölümünü de adalete olan inancımla, daha adil bir dünya için bir tuğla da belki ben koyabilirim duygusuyla seçtiğimi söyleyebilirim. Hatta öğretmenlerimden biri beni tanımlarken karneme “kime yapılırsa yapılsın haksızlıklara karşı tahammülsüz ve mücadeleci” yazmıştı.

“Evdeki Sevda” nasıl biridir, boş zamanlarını nasıl değerlendirir?

Evde, sokakta, mecliste aslında hep aynı Sevda…

Yoğun geçen Meclis çalışmaları, komisyon çalışmaları ve İzmir milletvekili olarak seçim bölgemdeki çalışmalar dışında evde vakit geçirmekte zorlansam da arta kalan o küçük zamanları da oğlumla, eşimle, kedimiz Pamukla vakit geçirerek ve kitap okuyarak geçiriyorum. Birlikte film izliyoruz, bazen playstation (PS4) oyunları oynuyoruz.Onların yanında olamadığım zamanları telafi etmek kolay olmuyor tabi.

Ama önceliğimiz bu ülkede tek bir mutsuz çocuk, tek bir mutsuz insan kalmayıncaya dek çalışmak olduğundan, onlarda bu bilinçle anlayışlı davranıyor ve hayatımı kolaylaştırmaya çalışıyorlar.

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır derler ya; bunu size uyarlayıp:” Her başarılı kadının arkasında bir erkek vardır.” desem, nasıl yanıtlardınız?

CHP Gençlik Kolları üyesi iken başlayan yoldaşlığımız siyasi hayatımda hep yanımda olmasıyla da devam etmiştir. Yaşadığım olumlu olumsuz her durumda yanımda olarak beni desteklemesi benim bugünlere gelmemde ki en büyük güç olmuştur.Kesinlikle insanların hayat arkadaşlarının başarıları üzerinde etkileri olduğunu düşünürüm. Bu konuda kendimi şanslı görüyorum çünkü eşim siyaset hayatımda beni yürekten destekledi, olumlu olumsuz her yaşadığımda yanımdaydı, yeri geldi objektif bakış açısıyla bana en yapıcı eleştirileri yine eşim yaptı. Aynı ideallerin peşinde olmamız gücüme her zaman güç kattı diyebilirim.

Bir söz var ya : Yol Yormuyorsa Yoldaşındandır diye bu sanki bizim için söylenmiş..

“Eş, anne, avukat, siyasetçi… “pek çok SEVDA var. Kısaca tanıtır mısınız, siz hangisini daha çok seviyorsunuz?

Aslında hepsini… Hayatımızda aldığımız her rol, yaşadığımız her şeyin insana bir şey kattığına inananlardanım. Bizi biz yapan geçtiğimiz yollar, aldığımız roller, yaptığımız işler, hüzünler-mutluluklar… Biri eksik olsa bu Sevda olamazdım.

“Çocuk da yaparım kariyer de…” sözü tam size uygun, bu konuda neler söylemek istersiniz… Çalışma yaşamında kadın olmanın avantaj ve dezavantajları neler sizce? Başarınızın sırrını açıklar mısınız?

Aslında ben kadın erkek ayrımından öte bu ülkede insan olmanın çok zor olduğunu düşünüyorum.

İnsan olarak da bu zorluklarla mücadele etmek gerekiyor.

Toplumsal dönüşüme ihtiyacımız olduğunu düşünüp bu sorunun erkek mevkidaşlarımıza sorulacağı günleri de hayal etmiyor değilim.

Türkiye’de kadın olmanın zorluklarını biliyoruz.

Özellikle siyaset ile uğraşan kadınların önündeki engeller barikata dönmüş durumda.

Cinsiyet ayrımcılığı kadınların iş yaşamında karşılaştığı en büyük sorunlardandır. Bu adaletsizlik kadınların yönetim pozisyonlarında istihdam edilmesinin önünü tıkamakta ve kadınları ucuz iş gücü haline getirmektedir.

Toplumda daha çok anne ve eş olarak ön planda olan kadınlar bir taraftan kendilerine biçilen bu rolü yerine getirirken bir taraftan da erkek rakipleriyle yarışmaktadır. Böylece sorumlulukları ve üzerlerindeki baskı iki kat artmıştır.

İyi bir eş olmayı, iyi bir anne olmayı, çalışırken aynı zamanda iyi bir ev kadını da olmayı bize dikta eden erkek egemen toplumdur. Çalışan anneler asıl egemenin eşitlik olduğunun kanıtıdır.

Göreceli bir kavram olsa da başarımın sırrı ailemden aldığım destekle toplumsal cinsiyet eşitliğine olan inancımı harmanlayarak sonuna kadar inandığım doğrularla mücadele etmektir.

İş tanımınızın sürekli koşuşturma, kriz ve stres yönetimi ve zorluklarla mücadeleyi gerektiren dinamikleri olduğunu düşünüyorum. Sorum şu olacak: Nasıl başa çıkıyorsunuz?

Samimiyetle, Umutla ve Azimle

Siyasetçinin doğası gereği koşuşturma, kriz ve stresi bol durumlar her zaman yaşanabiliyor.

Siyasete girdiğim ilk günden itibaren bir şey olmak için değil bir şeyler yapmak için çalıştım.

Bu yola girdiğimde bu durumları çokça yaşayacağımı bilerek girdim. Zaman zaman zor anlar yaşadığım da oldu.

Çocuklarımıza yaşanabilecek bir ülke bırakmak ve tüm yurttaşlar için barışı, adaleti ve huzuru tesis edene kadar yılmadan çalışmak bizim görevimiz .Bu inançla siyaset yaptığımdan hiç mızmızlanmadım..

İşçi bir ailenin 3 kızından biriyim ben. Babam elektrik tesisatçısı, inşaatlarda elektrik tesisatı döşeyen bir işçi .

Emekliliğine doğru park bahçelerde çalışıp taşeron bir firmadan emekli oldu. Zor koşullarda büyüdüm.

Annem, üniversite sınavını kazandıktan sonra beni de rahat okutabilmek için devlete bağlı bir anaokulunda aşçı olarak başladı. O da taşeron olarak çalışıyordu ve emekli oldu.

İşçi çocuğuyum, zor şartlarda büyüyen 3 kız kardeşiz. Üçümüzde üniversite okuduk. En büyükleri benim, kendimi bildim bileli ablayım.

Avukat oluncaya kadar kendime ait ne bir roman, ne bir kitabım olmadı. İzmir’e gidesiye kadar okuduğum her kitabı Eskişehir İl Halk Kütüphanesinin varlığına borçluyum. İlkokuldan itibaren üye oldum ve her hafta 2-3 kitabı okuyup, geri teslim ediyordum.

Ortaokul ve lisede de devam ettim. Üniversiteyi kazanınca da İzmir’de Milli Kütüphaneye üye oldum, oradan kitaplar okumaya devam ettim. Avukat olup, paramı kazanınca kendi kitaplarımı aldım.Zor bir çocukluk, öğrencilik geçirdim maddi anlamda.

Üniversiteyi burslarla okudum.

Başbakanlık, Türk Eğitim Vakfı ve o dönem Yılmaz Büyükerşen’in kurucusu ve yönetim kurulu başkanı olduğu Anadolu Üniversitesi Vakfının, Eskişehirli olup başka şehirde okuyan kız öğrencilere verdiği burs sayesinde üniversite eğitimimi tamamlayabildim.

Yılmaz Hocanın bundan haberi bile olmadı hiç, sizin aracılığınızla buradan teşekkürlerimi de sunayım.

Ses tonunuzdaki neşe insanı mutluluğa davet ediyor, nasıl başarıyorsunuz pozitif olmayı bunca işin gücün arasında?

Zorlukların insana güç kattığına ve emekle, mücadeleyle elde edilen her şeyin çok kıymetli olup insanı mutlu ettiğini düşünmüşümdür hep. Bunun yanı sıra ruhumu da besliyorum hep türkülerle, şiirlerle, filmlerle, manzarayla, kokuyla.

Biraz da usta şair Can Yücel’in dediği gibi;

“Şu göğüs kafesimi genişleten umudum var oldukça,

Güzel günlere olan inancım hiç bitmeyecek…”

Sanırım ben de umudumu ve güzel günlere olan inancımı yitirmediğim için pozitif kalmayı başarabiliyorum.

Siz yaşamı dopdolu bir kadınsınız, son olarak okurlarınıza, özellikle genç kızlarımıza, anne babalara ne söylemek isterdiniz?

Genç kızlarımıza, kendi güçlerinin farkında olarak ayakları üstünde durmalarını, hedefleri doğrultusunda hiç yılmadan mücadele etmelerini, zor zamanlarda umutlarını daima diri tutmalarını söylemek isterim.

Ben de bir anne olarak her koşulda çocuklarımıza destek olmalı, onları birer birey olarak farklılıkları ile kabul etmeli, saygı duymalı ve sevgimizin koşullara bağlı olmadığını göstermeliyiz diye düşünüyorum.

Cumhuriyet’imizin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.” sözü devletin ve anne babaların yapması gerekeni gösteren bir söz.

“Eskişehir” desem, neler söylerdiniz?

Eskişehir doğduğum, büyüdüğüm, halen ailemi barındıran ve nefes almak için elimden geldiğince gelmeye çalıştığım şehir.

Eskişehir kısa bir süre yaşansa bile insanın ruhunda iz bırakan, insana özgürlükten yana, hoşgörüden yana, bir olabilmek farklılıklarla bir arada olabilmekten yana bakış açısı kazandıran bir şehir.

Bunun üstüne birde insana değer veren, sosyal belediyeciliği her adımda hissettiren, projeleriyle tüm ülkeye örnek olan, fark yaratan, çalışkan Kazım Kurt, Ahmet Ataç ve Yılmaz Büyükerşen gibi değerler tarafından yönetildikleri için Eskişehirlilerin çok şanslı olduğunu düşünüyorum.

Azim ve sabırla başardı…

Örnek ve güçlü bir kadın AV. SEVDA ERDAN KILIÇ

Genç kızlarımıza, rol model,

Ve onun yaşamından pek çok anne baba ve kızlarımız etkilenecek. Ona benzemeye çalışacak.

Biz de bu yaşam öyküleriyle pek çok anne babanın, kızlarımızın hayatlarına dokunuyor ve bundan da büyük mutluluk duyuyoruz.

Ve siz değerli okurlarımıza da yaşam öykülerine olan ilgilerinden dolayı teşekkür ediyorum.

O, imkânsızı başardı, siz de başarabilirsiniz…

İnanıyorum ki bu yaşam öykülerini okuduktan sonra dünyanız, daha aydınlık olacak…

Eskişehir haber olarak, biz sizlere göz ve kulak olabildiğimiz için çok mutluyuz.

Editörümüz Burcu Birsen Günver'e

Fotoğraflarımızı çeken Ufuk Azbay’ a

VE sabırla yaşam öykülerini okumaya devam eden, siz okurlarımıza, binlerce kez teşekkürler…

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@