26.04.2020, 12:43 1137

Kriz Yönetimine Geliştirilebilir Reflekslerle 7 Derin Dokunuş

Tanımlayamadığı bir tehlikenin kokusunu alıp mağarasına kapanan taş devri insanı gibiyiz bugünlerde. Teknoloji canavarı bir milenyum insanı olmak da biçarelikten kurtarmıyor hiç birimizi. Tek fazlamız; ilk insanlar gibi dumanla değil ama yine “uzaktan” da olsa muazzam(!) ve anlık olarak haberleşiyor olabilmemiz.

Dünya dolusu da Nostradamusumuz var artık, kehanetin bini bir para; en havalı komplo teorisinden, en masum, en naifine, “korona sonrası dünya düzeni” tarifinin arayışı var. “Bilene büyük ödül” bile verilebilir gibi geliyor yakında. Sahi ne olacak, “Sonra”? Ya da tersten mi sormalı soruyu; “Ne olmayacak sonra?” diye...

Bizim coğrafyada zaten turizmci olmak hiç bir zaman kolay olmamıştır. Fırtınası bol, yakınmaya malzemesi çok, manevrası kendi içinde derya deniz sektördür turizm...

Yine bir kıyamet koptu gidiyor, hep birlikte “Covid-19” girdabında sürükleniyoruz. Adreste bu kez sadece bizim sokağın ismi yazmıyor, yerküre sırılsıklam, iliklerine kadar “hasta” şimdi.

Bilinen tüm ezberler bozuldu. Sıfırdan başladık neredeyse hayata. “Sosyal mesafe” başlığında ne sarılmak kaldı, ne öpüşmek. Hayat tehirli, dünya da oldu koskocaman bir film platosu. Söylense “haydi canım” diyeceklerimiz de, “hayaldi!” gerçek oldu.

Moda şimdi, bir tarif de birlikte biz geliştirelim, çorbada tuzumuz olsun. Azıcık iddialı olmakta da zarar yok; “Artık dünyada hiçbir şey eskisi gibi olmayacak!” repliğinin tam karşısına “Her şey gayet de güzel eskisi gibi olacak!” sloganını koyalım ve devam edelim. Korona sonrası düzende elbette bir şeyler daha farklı olacak, ancak şu an çalınan tamtamların bağırdığı ölçüde değil, nasıl mı, anlatalım...

Önce bir gerçeğin altını kalın çizgilerle çizelim. Pek tabii ki süreç 2021 sonuna ve hatta ötesine yayılacak. Yalnız bundan “seyahat endüstrisi ve dolayısıyla ağırlama sektörü tamamen bitecek ya da kriz hali kronik halde devam edecek” çıkarımı yapmak da çok gerçekçi değil. Şu anki “hastalık” hali hepimiz için, dünya için çok sıcak; hem fizik, hem de moral faktörler açısından herkeste “olağan” bir kötümserlik hali mevcut. Sorunun içindeki “daha büyük sorun” da işte tam bu noktada karşımızda duruyor. Aşağı yukarı tüm yorumlar bu ruh hali içerisinde yapılıyor, içinden geçtiğimiz fırtına hali hiç dinmeyecek gibi geliyor. Bir hatırlasak mı acaba, “kara bulutların üstünde” ve “her fırtına sonrasında” hep “güneş” oldu ve hep olacak üzerimizde...

Gelin “tarih sayfalarının yol göstericiliğine” sarılalım. Zira bu dönem de, pek yakında, tıpkı geçmiş dönem afetleri gibi, tarihin tozlu sayfalarındaki yerini alacak. Bugünü yaşayan bizler içinse cevaplanması gereken soru, bu günlerin “ne kadar hızlı ya da yavaş geçeceği veya sona ereceği” ile ilgili değil; bu sürece bizim (hem bireyselde, hem de kurumsalda) nasıl tepkiler verebileceğimiz ile ilgili olacak.

Korona öncesinde de dünya düzeni ve ekonomilerde hiç bir şey yine güllük gülistanlık değildi. Ürün arzı çok, rekabetler sert, kazançlar, karlılıklar yine aslanın ağzında idi. Bizim turizm saflarında güneş sanki açıyordu açmasına ama kime ne kadar, ne ölçüde, ne kadar süreyle belirsizliklerle yine dolu idi. Yıllardır konuşulup da, hep söylemlerde kalan 12 ay turizm başlığında yerinde sayıyor, turizm gelirlerinde “güneşe endeksli” ilerliyorduk. Tabii şu an işler “1, 0’dan büyüktür” noktasına geldiğinden “öncesini” çok çabuk unuttuk, devran dönsün bir an önce diye, güneşi bıraktık artık, “yıldızları sayıyoruz”.

İnsanoğlunun en önemli yapısal özelliklerinden birini ise unutmuş gözüküyoruz, evet aynen, tek kelimeyle “unutmak” fiilinden söz ediyorum. Tam burada işte, basalım feryadı şöyle diyelim; “Ey ahali, duyduk duymadık demeyin, bu melun korona da “unutulacak”. Yakında her şey yine eskisi gibi yaşanmaya başlayacak”.

Neleri “unutmadı” ki insanoğlu...

Dünya savaşlarının kötülüğünü, vahşiliğini, kayıplarını “unutmadı mı”, en pahalısından, hem birincisini ve hem de ikincisini. Siyasilerin parmak uçlarında ateş topu değil miydi, daha “az önce” dünya. O silah senin, bu silah benim kavgalar, terör tehditleri, patlayan bombalar, can kayıpları... Şimdi ise verilen, mecburi bir “korona arasıdır”, senaryoları yazmaya 3 gün, kartları karmaya tekrar bilemedik 5 günü vardır yorgun dünyanın “hiç yorulmayan büyük oyuncularının”...

Peki ya doğa... Kirletildi, kirletildi, kirletildi. Varillerce dökülen petrollerle okyanuslara, çok öncelerde delinmiş ozonuyla, denizi, ormanı, toprağıyla tabiat, kirlendi kirletildi, bozuldu, bir dolu hırpalandı. Sorumlusu olan da, yapan da insanoğlu, yaptıklarını da yine o, hep unutandı.

Afetler oldu, depremler, seller, tsunamiler, yangınlar, salgınlar, hepsi geçiverdi, zaman geçti unutuldu. Her bir yılın bitişinde, yeni gelen yıl kutlandı. Hep yeniden doğdu güneş ve her gün de yeni güne uyandı insanlık, “hep iyi olacak bundan sonra” saflığıyla...

Evet, unutulacak, korona da unutulacak. Çok değişir hayalleri kurmayın alışkanlıklar üzerinden, daha fazlası yine ekonomiler üzerinden olacak. El değiştirmeler son hız ve epey fazla, sona erenlere yetişircesine yine yeniden başlayanlar olacak. Devinim ve dönüşüm hiç durmaksızın devam edecek.

Hayatın “doğal” akışında ise, herkes yine birbirine sarılacak, öpüşecek, sevişecek; herkes yine mobil olacak, seyahat edecek, “ölmeden önce görülmesi gereken 100 yer” listeleri yine popüler olacak; “paylaşmak” yine asillik olacak; “dokunmak” hayatların içinde yine olmazsa olmazlardan olacak; kafeler, restoranlar, eğlence vb diğer mekanlar yine merak etmeyin dolup taşacak, konserler “online” olmayacak, stadyumlar “boş” kalmayacak. Nihayette sevgi ve aşk, yaşamlar yine sarmaş dolaş yaşanacak.

Böylesi zor dönemlerde, hep o söyleyiş geliveriyor aklıma; “Hayat daima ileriye doğru yaşanır, geriye doğru ise anlaşılır...”

Son 120 yıllık dünya ekonomi tarihimize yakın bir bakış attığımızda ilk ve hızlı tespitimiz muhtemelen “bitmeyen bir kriz yoktur” olacaktır, diğer bir deyişle “her başlangıcın bir sonu vardır ve her son yeni bir başlangıçtır”. Bu durumda soru (ya da sorun) ise; bizim “başladığı yer ile biteceği nokta arasında nerede duracağımız, kendi içinde buna ne tepkiler vereceğimiz ve nihayetinde krizin bitişini, sürecin öncesinden daha kuvvetli olduğumuz bir başlangıç” haline nasıl getireceğimiz ile ilgilidir. Tarihteki pek çok örneğinde olduğu gibi yine, bu dönemleri; çıkışı ufukta arayanlar ve daima ileri bakanlar hep daha güçlü bitirecekler.

Yok efendim, finalinde bu kadar sözün üstüne, “krizden fırsat çıkartmak” klişesine ve matematiğine girmeyeceğim. Sadece “bilişsel ve düşünsel reflekslerimizi” geliştirmekten, daha da ötesi onları kontrol altına alabilmekten, onları yönetebiliyor olma tarafında ilerlemekten bahsedeceğim.

Bugün de, tıpkı dün olduğu gibi; derslerini iyi çalışan, orta/uzun vade geleceklerini planlayan, “fayda ve değer yaratma” ikilisini hedefleri içinde en üste koyabilenler bu dönemden de başarıyla en hızlı çıkabilenler olacaklardır.

Bu minvalde, “etkiye-tepki” fizik refleksler bir yanda kalsın, özellikle içinde bulunduğumuz “survivor-like” kriz dönemlerinde bizi geleceğe taşıyacak, eğitilebilir, geliştirilebilir “bilişsel ve düşünsel reflekslere” dair “7 derin dokunuşla” bitirelim laf-ı güzafımızı.

Virüslerden uzak, hiç bir şeye takılmadan günün sonunda, bizim havamız güzel olsun, gelişelim, üstüne koyalım, iyi öğrenci olalım, hakkını verelim, hayata sıkı sıkı tutunalım.

Geliştirilebilir Refleks 1

Daha fazla, daha sıkı, daha derin “ders” çalış.

Geliştirilebilir Refleks 2

Her gün “yeni bir gün” diye uyan. Onun da sonu var, hep hatırla, iyi değerlendir, kazan, kazandır.

Geliştirilebilir Refleks 3

“Oku”. İlk emirdeki gibi oku, her zaman oku, her fırsatta oku, daha fazla oku.

Geliştirilebilir Refleks 4

Ne yaparsan yap, “iyilik (fayda ve değer yaratmak)” için yap.

Geliştirilebilir Refleks 5

En iyi öğretmen olan “zaman”ı tanı, öğren, ona dost ol, iyi geçin, onu sev.

Geliştirilebilir Refleks 6

Farkında ol, farkına var, fark yarat.

Geliştirilebilir Refleks 7

“Asla vazgeçme”, kendi hikayeni yaz.

Son Söz: “Başarılarda gururu yenmek, felaketlerde ümitsizliğe direnmek lazımdır.” M. Kemal Atatürk

Kalın afiyet, sıhhat ve sağlıcakla...

Yorumlar (0)
21°
parçalı az bulutlu
Namaz Vakti 04 Haziran 2020
İmsak 03:32
Güneş 05:24
Öğle 13:01
İkindi 16:58
Akşam 20:29
Yatsı 22:13
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Trabzonspor 26 53
2. Başakşehir 26 53
3. Galatasaray 26 50
4. Sivasspor 26 49
5. Beşiktaş 26 44
6. Alanyaspor 26 43
7. Fenerbahçe 26 40
8. Göztepe 26 37
9. Gaziantep FK 26 32
10. Denizlispor 26 31
11. Antalyaspor 26 30
12. Gençlerbirliği 26 28
13. Kasımpaşa 26 26
14. Konyaspor 26 26
15. Malatyaspor 26 25
16. Çaykur Rizespor 26 25
17. Ankaragücü 26 23
18. Kayserispor 26 22
Takımlar O P
1. Hatayspor 28 53
2. Erzurum BB 28 47
3. Bursaspor 28 46
4. Adana Demirspor 28 45
5. Akhisar Bld.Spor 28 45
6. Fatih Karagümrük 28 43
7. Altay 28 43
8. Ümraniye 28 40
9. Giresunspor 27 38
10. Keçiörengücü 28 35
11. Balıkesirspor 28 35
12. Menemen Belediyespor 28 35
13. İstanbulspor 27 33
14. Altınordu 28 31
15. Boluspor 28 25
16. Osmanlıspor 28 24
17. Adanaspor 28 20
18. Eskişehirspor 28 17
Takımlar O P
1. Liverpool 29 82
2. Man City 28 57
3. Leicester City 29 53
4. Chelsea 29 48
5. M. United 29 45
6. Wolverhampton 29 43
7. Sheffield United 28 43
8. Tottenham 29 41
9. Arsenal 28 40
10. Burnley 29 39
11. Crystal Palace 29 39
12. Everton 29 37
13. Newcastle 29 35
14. Southampton 29 34
15. Brighton 29 29
16. West Ham 29 27
17. Watford 29 27
18. Bournemouth 29 27
19. Aston Villa 28 25
20. Norwich City 29 21
Takımlar O P
1. Barcelona 27 58
2. Real Madrid 27 56
3. Sevilla 27 47
4. Real Sociedad 27 46
5. Getafe 27 46
6. Atletico Madrid 27 45
7. Valencia 27 42
8. Villarreal 27 38
9. Granada 27 38
10. Athletic Bilbao 27 37
11. Osasuna 27 34
12. Real Betis 27 33
13. Levante 27 33
14. Deportivo Alaves 27 32
15. Real Valladolid 27 29
16. Eibar 27 27
17. Celta de Vigo 27 26
18. Mallorca 27 25
19. Leganés 27 23
20. Espanyol 27 20

Gelişmelerden Haberdar Olun

@