Dün sokaklarda bayraklar dalgalandı, meydanlarda marşlar yankılandı. Cumhuriyetimizin 103. yılıydı. Gururumuzun, coşkumuzun ve minnetimizin günüydü.
Bugün 30 Ekim Bayram coşkusu yerini günlük hayatın telaşına bırakmış olabilir. Ancak Cumhuriyet, yalnızca kutladığımız bir günün değil, yaşadığımız her günün içinde.Cumhuriyet'i kutlamak için bir gün yeterli olabilir. Ama Cumhuriyet'in kıymetini anlamak, yalnızca bir gün hatırlamakla mümkün değil.
Kutlamalar gösterişe dönüştüğünde, asıl anlamı gözden kaçabiliyor. Oysa mesele yalnızca bayrağı taşımak değil, onun temsil ettiği değerleri de bilmektir. 103 yıl önce Atatürk'ün önderliğinde kurulan Cumhuriyet, millet olarak kendi kaderimizde söz sahibi olmamızın yolunu açtı. Pek çok alanda köklü değişimlerin temeli atıldı.
Cumhuriyet, yalnızca bir yönetim biçimi değil, ortak bir geleceğe duyduğumuz inancın adıdır.
Ne Güzel Bir Miras Bırakılmış Bizlere…
Bayrağımızın gölgesinde hür olmak ne güzel.
Cumhuriyet kadını olmak ne güzel.
Bugün bu satırları yazabiliyor olmak ne güzel.
Bir kadın olarak eğitim alabilmek, mesleğimi seçebilmek, düşüncelerimi dile getirebilmek ve onları kaleme alıp insanlara ulaştırabilmek benim için Cumhuriyet'in anlamını daha da büyütüyor.
Çünkü Cumhuriyet, bugün yaşadığım hayatın, kurduğum hayallerin ve kendi sesimle var olabilmemin önemli bir parçası.
Karakterimiz, Tavrımız Cumhuriyet
Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet'i Türk milletinin karakterine en uygun yönetim biçimi olarak görüyordu.
Cumhuriyet halkın işidir ve onu yaşatmak sadece yönetenlerin değil, hepimizin sorumluluğundadır.
İşte bugün üzerinde düşünmemiz gereken mesele burada başlıyor.
Cumhuriyet'in bize kazandırdığı haklarla gurur duyuyoruz. Ancak bu hakların toplumun her kesiminde karşılık bulması çok önemli.
Cumhuriyet'in aydınlık yarınları eğitimle, bilimle ve özgür düşünceyle mümkün.
Fakat bugün hâlâ her çocuğun aynı eğitim imkânlarına ulaşabildiğini söylemek kolay değil.
Fırsat eşitliğini yalnızca dile getirmek yetmiyor. Onu hayatın içinde de güçlendirmemiz gerekiyor.
Bilimi rehber edinmekten söz ederken bilgiyi ve araştırmayı önemsemeliyiz.
Özgürlüğün değerini anlatırken farklı düşüncelere saygı gösterebilmeliyiz.
Adalet ve eşitlikten söz ederken bunların herkes için geçerli olmasını savunmalıyız.
Eksiklerimizi görebilmek, yanlışları sorgulayabilmek ve daha iyisini isteyebilmek de bu ülkeye duyduğumuz sevginin bir parçasıdır.
Bir çocuğun hayallerinin doğduğu yere göre şekillenmediği, bir gencin düşüncelerini söylemekten çekinmediği, bir kadının kendi hayatına özgürce yön verebildiği bir Türkiye…
İşte Cumhuriyet'in değerlerini konuşurken görmek istediğim tablo bu.
Dün Cumhuriyetimizin 103. yılını kutladık. Bugün ise aynı topraklarda yaşamaya, aynı bayrağın altında geleceğimizi kurmaya devam ediyoruz.
Bütün bunların temelinde, bir milletin kaderini değiştiren Mustafa Kemal Atatürk var.
Bazı isimler yalnızca tarihe yazılır. Mustafa Kemal Atatürk'ün adı ise büyük Türk milletinin kaderine kazınmıştır.