Bir gece makyajla uyumak belki dramatik görünmez. Ama bunu alışkanlık haline getirmek, cilt için yavaş yavaş yapılan bir ihmal gibidir.
Uzun ve kaliteli bir yaşamın sırrı yıllardır aynı başlıklarda toplanıyor: Düzenli spor, dengeli beslenme ve iyi uyku.
Son yıllarda ailelerden ve gençlerden en sık gelen sorulardan biri şu: “Ergenlik döneminde lazer epilasyona ne zaman başlanmalı?”
Eğer siz de böyle düşünüyorsanız, bilin ki yalnız değilsiniz. Lazer epilasyonla ilgili en çok kafa karışıklığı yaratan konulardan biri tam olarak bu.
Yeni bir yıl, hepimiz için tazelenmek, sadeleşmek ve kendimize daha iyi bakmak için güzel bir başlangıç.
En sık sorulan sorulardan biri, Cildimde bu problem var, ne kullanmalıyım? Bu sorunun tek bir cevabı yok. Çünkü cilt, ezberle değil analizle güzelleşir.
Hani bazen güzellik, bakım, cilt rutini deyince gözümüzde kocaman bir dağ canlanıyor ya… Güzellik aslında çoğu zaman en basit şeylerden besleniyor.
Göz çevresi… Yüzümüzde yaşın, uykusuzluğun, stresin ve yaşam alışkanlıklarımızın en çabuk iz bıraktığı yer.
Her mevsimin kendine göre bir ritmi var… Cildimizin ritmini doğru yakaladığımızda güzellik sadece görünüşümüzde değil, tüm enerjinizde kendini gösterir.
Lazer epilasyon, pürüzsüz bir cilt hedefiyle en çok tercih edilen işlemlerden biri. Ancak işlemin başarısı kadar, sonrası bakım da en az onun kadar önemli.
Tüylerle mücadele, ağda randevuları, jilet telaşları… İşte tam bu noktada lazer epilasyon devreye giriyor. Ancak kalıcılık konusu hâlâ en çok tartışılan konu.
Hamam kültürümüzün vazgeçilmezidir kese. Deriyi arındırır, kan dolaşımını hızlandırır. Ancak yüzümüzün narin yapısı çok farklıdır.
Bu bağlantı sizi https://www.eskisehirhaber.com dışındaki bir siteye yönlendiriyor.