İşi iyi olan, tuzu kuru olanları; iktidarın sağladığı siyasi etkiyi kullanarak kendi çıkarlarını önceleyenleri saymıyorum.

Onlar her zaman çok mutlu görünüyor. O sürekli gülen yüzlerinin ardında toplumun yaşadığı sıkıntıları görmezden geldiklerine dair güçlü bir algı oluşuyor.

Nasıl olsa hesap soran yok, meydan boş anlayışıyla hareket edildiği yönünde ciddi bir kanaat oluşmuş durumda. Ancak kamu vicdanını rahatsız eden ve adalet duygusunu zedeleyen her tutumun, hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde er ya da geç değerlendirilmesi gerektiğine inanıyorum.

Her Şey Kabak gibi Ortadayken Peki, Neden Bu Sessizlik?

Çarşıda, pazarda ve ticarette belirgin bir durgunluk yaşanmaktadır. Para dolaşımı her geçen gün daha da yavaşlamakta; esnaftan sanayiciye kadar üretimin yükünü taşıyan kesimler ciddi bir baskı altında kalmaktadır. Ekonomideki belirsizlik, güven ortamını zedelemekte ve ticari faaliyetleri olumsuz etkilemektedir.

Artık günü kurtarmaya yönelik geçici çözümler yerine, piyasaları yeniden canlandıracak kalıcı adımlara ihtiyaç vardır. Beklemek yerine üretimi, yatırımı ve ticareti güçlendirecek politikaların hayata geçirilmesi gerekmektedir. Türkiye'nin yeniden güçlü bir ekonomik ivme yakalaması, hepimizin ortak beklentisi değil midir?