AHBAP ne demek? Haluk Levent’e geçmişte Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığını kim teklif etti? Devlet atını da itini de iyi tanır.

Devlet atını da itini de iyi tanır. Vakti geldi mi, atı nallamasını, iti bağlamasını da iyi bilir... Deprem yardımlarını üst akılları belli işbirlikçileri ile yemeği kafasına koyanlar o zor günlerde iyi hatırlayın "Devlet sahipsiz, millet çaresiz” söylemleriyle milletimizin umutlarını hedef alan, toplumu umutsuzluğa, kin ve nefrete sürükleyen söylemleri aziz milletimiz unutmadı..

Milletimizin birliğini ve devletimizin itibarını hedef alan her söz de, her eylem de hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde değerlendirilmeli; sorumluluğu bulunanlar bağımsız yargı önünde hesap vermelidir.. Çünkü Türkiye Cumhuriyeti; sahipsiz bir devlet, Türk Milleti ise çaresiz bir millet değildir..

''Türkiye Bir Haluk Levent Travması Yaşıyor''

Türkiye bir "Haluk Levent travması" yaşıyor. Tarihin en büyük deprem bağışını toplayan Ahbap Derneği, yine tarihin en büyük dolandırıcılık iddialarından biriyle karşı karşıya kaldı.

Haluk Levent’in karşılıksız çekten sabıkası vardı; 1997 yılında 9 ay hapis yatmıştı ama bu ilk vukuatı değildi. 2004 yılında borç yüzünden tutuklandı, 5 gün yatıp çıktı. 2008 ve 2009 yıllarında yine dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındı. 2010 yılında tekrar tutuklandı ve 3 ay hapis yattı. 2011 yılında bu defa KKTC’de tutuklandı, 30 gün tutuklu kaldı ve Türkiye’ye iadesi istendi.

Çok sayıda hasta çocuğa yardım sağladı; kimilerine göre bu işin kılıfıydı ama ortada şöyle bir gerçek var ki Haluk Levent bu tür işlerden sabıkalıydı. Geçmişte iki defa hapis yatmıştı, hakkında 20’den fazla dava açılmıştı ve bu durum gizli saklı değildi, herkes biliyordu.

Bunlar yetmiyormuş gibi, 2003 yılında "terör örgütüne yardım ve yataklık" şüphesiyle gözaltına alındı. 23 Eylül 2003 tarihinde Almanya’daki bir festivalde sahne alması ve buradaki propaganda faaliyetleri nedeniyle, Türkiye’ye döner dönmez Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) savcısı tarafından yine "yardım ve yataklık" gerekçesiyle gözaltına alındı. 2 gün gözaltında tutulduktan sonra savcıya, "Bu festivalin örgütle bağlantılı olduğunu bilmiyordum, bundan sonra dikkat ederim," dedi. O dönemde AK Parti henüz yeni iktidara gelmişti (2003 yılı). AB uyum yasalarının da etkisiyle meselenin üstü örtüldü, hatta mahkemeye bile çıkarılmadan serbest bırakıldı.

Hal böyleyken; bunca vukuata, bunca sabıkaya rağmen 2017 yılında Ahbap Derneğini kurdu. Açılımı neydi? Anadolu Halk ve Barış Platformu... Kısa sürede ülke genelinde örgütlendi.

''İzmir Marşı'nı Söyledi, Toplumsal Muhalefetin Kahramanı İlan Edildi''

Bunca suça ve sabıkaya rağmen çıktı, İzmir Marşı’nı söyledi; belirli kesimlere tek tek selam gönderdiği için resmen "toplumsal muhalefetin kahramanı" ilan edildi. Adam defalarca dolandırıcılık iddiasıyla hapse girmişti ama İzmir Marşı’nı söyledi diye muhalif medyanın bir kesimi tarafından parlatılarak adeta "Kuvayı Milliyeci" yapıldı.

Türkiye’nin ve Atatürkçülerin ortak paydası olan İzmir Marşı, Haluk Levent ile özdeşleştirildi; kimilerine göre mevcut düzene karşı bir kahraman, bir rol model haline getirildi. Bir marşla her şey değişti.

Yetmedi; Ahbap Derneğini kurdu ve 6 Şubat 2023 depreminde depremzedelere yardım ediyor diye yine aynı medya tarafından "Türkiye’nin en güvenilir insanı" ilan edildi. İşte her şey bu kadar kolaydı. Yani biraz aceleci mi davranıyoruz? "Geçmişte sabıkaları vardı," demeye yeltenenlere anında "Sen sarayın adamısın, Kızılaycısın!" diyerek tepki gösterdiler.

Bu da yetmedi; Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi ve Özgür Özel tarafından, kendisine Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı olması için resmen teklif götürüldü. Yahu Hatay dediğin şehir, Türkiye’nin en kritik beka meselelerinden biri olan sınır şehridir! Sadakate, liyakate, partideki emeğe hiç gerek yok; şöhret olman yeterli! Başka bir kritere ihtiyaç yok, hatta CHP’li olmana bile gerek yok...

Neredeyse paraşütle indirip Hatay gibi kritik ve stratejik bir şehre büyükşehir belediye başkanı yapacaklardı. Bir parti nasıl yönetilemez? İşte tam da böyle yönetilemezdi.

''Şimdi Neticeye Bakıyoruz''

Şimdi neticeye bakıyoruz; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturmasında hepimiz okuyoruz. Tespit edilen nitelikli dolandırıcılık iddialarına göre, yaklaşık 60 milyon dolarlık bir usulsüzlükten bahsediliyor. 2023 yılındaki 6 Şubat depreminde 158 milyon dolar bağış toplanmış, bunun 60 milyon dolarının şahsi çıkarlar doğrultusunda kullanıldığı iddia ediliyor.

Savcılığın tespitlerine göre; toplanan paraların kişisel hesaplara aktarıldığı ve bahis sitelerinde kaybedildiği öne sürülüyor. Hatta Haluk Levent’in kendisine ait bahis sitesi olduğu ve yasa dışı bahis baronlarıyla ortaklık kurduğu iddia edilmekte. Kumar sitelerine bağlanmak için özel cep telefonları kullandığı, bunlara dair kayıtların da ortalığa saçıldığı belirtiliyor.

Ahbap Derneği'nin Borç Senetlerine Kefil Olduğu İddia Ediliyor

Deprem bağışlarının yurt dışına çıkarıldığı, kendi adına sahte senetler imzalandığı, lüks gayrimenkuller satın alındığı ve Ahbap Derneğinin de bu şahsi borç senetlerini ödeyerek kefil olduğu iddialar arasında. Bu yöntemle satın alınan bazı gayrimenkullerin, önce asistanlarının veya şoförlerinin üzerine geçirildiği, daha sonra ise başka kişilere devredildiği iddia ediliyor.

Yardımcıları ile yaptığı tüm yazışmalardan bu durumun anlaşıldığı söyleniyor. "Mide kanseri oldum" gibi iddialarla insanların vicdani duygularını sömürmek amacıyla sistematik yalanlarla örgütlenildiği ifade ediliyor. Ayrıca Haluk Levent’in kardeşinin, CHP’li Şile Belediyesinden aldığı usulsüz ihale iddiasıyla ilgili olarak 15 gün önce tutuklandığı gerçeği de cabası.

Velhasıl ı kelam; Asıl sorulması gereken soru...

Milyarlarca lira kim(e)lere gitti?

Nerede, ne için kullanıldı?

Bu milyarlarca lira parayla kimler fonlandı ve finanse edildi yurt içinde?

Bu soruları cevabını aldığımız da olayın büyüklüğü ve amacı anlaşılacaktır. Kumar, borsa, kripto elbette ki var ama, asıl büyük meblağ nereye ve kimlere gitti. Hepsinin ortak vasfı ortalama DUNNING KRUGER SENDROMLUSU diyebileceğimiz türden oluşu. Üzülelim, maalesef bunlar bu toplumun bir kesiminin kanaat önderi.

''AHBAP Örgütü İktidara Karşı 'Himmet' Yerine Kuruldu!''

"AHBAP" soruşturması çok daha ileri uzanacak dediğinde, orada Ceza hukukçu söze girmeden ben bir açıklama yapayım. Dolandırıcı "AHBAP" örgütü FETÖ aparatı bir parti tarafından İktidara karşı, "HİMMET" yerine kuruldu.

Ahbap’ın 6-28 Şubat 2023 dönemindeki hesaplarında usulsüzlük olmadığı yönünde rapor veren CHP PM üyesi ve sözde Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’nde Ticaret ve Politika Kurul Başkanı Emre Kartaloğlu'nun başka bir numarası daha ortaya çıktı.

AHBAP olayı organize şekilde millete devlete karşı yapılan büyük bir DOLANDIRICILIK ve İKTİDARI devirmeye çalışma faaliyetidir. Tam adı budur. Bu faaliyete ünlü ünsüz iştirak eden milleti devlet yoktu diyerek devlete ve iktidara karşı kışkırtan arkasında hangi SİYASİ güç varsa herkes suçludur. Hesap vermelidir.